logo

31 Ocak 2022

Konular Başlıklar


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

      Kadirşinas Okuyucular.  

      Değerli  Can  Dostlar. 

      Gündem o kadar hızlı değişiyor dönüşüyor ki, takip edebilmek bile kolay değil. Bir yanda hayaller, düşünceler, planlananlar var. Öbür yanda hayatın gerçek yüzü olarak yaşananlar var. Hayat her birimiz için yaşadığımız bir süreç. Kolaylık veya zorluklarla karşılaştığımız bir gerçeklik. 

        Bence önemli bir konuyu, İlçemizi yakından ilgilendiren ÇATALTEPE- BESOB büyük sanayi sitesi projesini çok yüzeysel olarak yazdım. Buna bağlı olarak ilgili işyerleri yapı kooperatifi BESKOOP genel kurulunu takip ettim. Çok üzüldüm, etkilendim. 

     Esnaf umutlarının bozuk para gibi kolayca tüketildiğini gördüm. Akamete uğratılan bu projede sorumlu birilerinin oturdukları koltukları hak etmediğini fark ettim. Dirayetli bir apolitik yönetim ile, kararlı vizyoner şeffaf bir duruş o projeyi hayata geçirebilir. Veya proje mağdurları ikna edilerek proje dönüştürebilir. Sanayii iptal edilse bile orada doğaya zarar vermeyecek, bölgeye uyumlu güzel dönüşümler başarılabilinir. İlçemizi değiştirecek, dönüştürecek değerli bir konu. Bilgilendikçe yazmaya çalışacağım. 

     Bir başka konu ise. Geçtiğimiz 10. Ocak 2022 Pazartesi günü ilçemiz Kestel’de  KOSAB-Kestel Organize Sanayii bölgesi, BOSAB-Barakfakih Organize Sanayi bölgesi ve ULUDAĞ-OSB de olmak üzere üç  ayrı OSB müdürlüğümüzde 

Mesleki Eğitim Merkezleri ofisleri açılışları yapıldı. Milli Eğitim Bakanı Sayın Mahmut ÖZER’in önemli bulduğu bir eğitim modeline start verildi. Konu ile ilgili Bakan beyin “ Türkiye’nin mesleki Eğitimle imtihanı” adında değerli bir çalışması, kitabı mevcut. Kalkınmanın önemli basamaklarında birisi olan teknik ve pratik eğitimde çok önemsediğim bir metodoloji uygulanmaya başlanacak. Bir nevi çıraklık sistemide diyebiliriz. Haftada dört/beş gün fabrikada ameli olarak işbaşında bilfiil çalışacak olan öğrenci bir günde bağlı bulunduğu Meslek Lisesinde Teorik olarak Matematik, fen bilimleri, muhasebe, pazarlama vs. gibi dersleri öğrenecektir. 

      Öğrencinin firmaya herhangi bir mali külfeti olmayacaktır. Sigortasının ve çalışmasının karşılığı ücret ödenmesi devlet tarafından ödenecektir, karşılanacaktır.

       Hükümetimiz kanaatimce yap-boz’a döndürülen Eğitim sarmalında bir yaraya deymiş ve maliyeti üstlenmiştir. İlgilileri kutluyorum. Şimdi iş bir yönü ile patronlara, esas yönüyle de Ebeveynlere kalmıştır. Burada başarılı olmalıyız, üretimin ihtiyacı olan teknik personelin yetişmesini sağlamalıyız. Bu konuyu bilgilenip yazacağım. 

      Diğer bir konu tabii ki Üniversitedir. Sosyal veya teknik, devlet veya özel vakıf Üniversitesi kuruluşu mutlaka başarılmalıdır. BTÜ-Bursa Teknik Üniversitesi adına 1588 dönümlük geniş bir alan tahsis edilmiş, planlara işlenmiştir. Selef belediye başkanı kamulaştırma için bu ilçenin 3 Trilyon parasını Üniversiteye bağış yapmıştır. İlçenin siyasi yönetimi konuya sahip çıkamamıştır. Siyaseten gereken ağırlığını koyamamış, süreci yönetememiştir. Halen konu sürüncemededir, belirsizlik devam etmektedir. 

     Kestel’in sosyo-kültürel yapısını olgunlaştıracak önemli bir adımdır. Muhakkak gerekli olan başarılmalı, Üniversite ilçeye kazandırılmalıdır. 

      Turizm potansiyeli ve Uludağın doğal güzellikleri Kestel’in zenginlik kaynağı olabilir. Fakat altın yumurtlayabilecek bu konu ihmal edilmiştir/edilmektedir. Doğru projelerle yönlendirilir ve yönetilebilirse bölge ulusal ve uluslararası çekim merkezi olur. 

     Doğal su kaynaklarımız, Ahududu ve Böğürtlen üretim imkanımız, Uludağ yamaçlarında yaz-kış sporları imkanımız, Süs bitkileri ve Meyve Fidancılığı gibi bir çok konu var. Biz farkındamıyız bilmiyorum. 

      Anadolu’dan, Balkanlar’dan, Kafkaslardan gelen her renk ve kültürel zenginliğimiz mevcut. Bunun farkına varalım. Asgari müştereklerde buluşup kaynaşalım. Yeterki birbirimizi üzmeyelim, sevgi, saygı, hürmet ve muhabbetle beraber yürüyelim, birlikte ıslanalım. 

      Gününüz keyifli bereketli olsun. 

      Sağlıcakla  kalın.  Mutlu olun. 

Share
485 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Erken teşis hayat kurtarır

    06 Şubat 2026 Yazarlar

    Beni Türk hekimlerine emanet edin Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Modern tıbbın en temel ve vazgeçilmez ilkelerinden biri, hastalıkların erken dönemde tanınması ve tedavi sürecinin gecikmeden başlatılmasıdır. “Erken tanı hayat kurtarır” ifadesi, yalnızca bir slogan değil; bilimsel verilerle defalarca kanıtlanmış, halk sağlığı politikalarının merkezinde yer alması gereken bir gerçektir. Günümüzde birçok hastalığın seyri, tanının hangi evrede konulduğuna doğrudan bağlıdır. Erken tanı, hastalığın henüz belirti vermediği ya da klinik...
  • Ne yapalım

    02 Şubat 2026 Yazarlar

    Değerli okuyucular Kadirşinas Dostlar.. Tabii ki herkes ne yapacağını bildiğini zannediyor. Fakat, televizyon ekranlarında izlediğimiz olaylar, sosyal medyada aktarılan görüntüler. Gerçek hayatta yaşanan bir çok olay toplumsal cinnet yaşıyoruz dedirtiyor. Sizce haksız mıyım. ? Sosyal, psikolojik travma yaşadığımız bir zamandayız sanıyorum. Farkındaysanız hırsızlık, soygun vakaları artıyor. Uyuşturucu ile ilgili büyük bir şekilde güvenlik güçlerimiz mücadele ediyor. Çocuklar suça itiliyor. Trafikte her türlü olay yaş...
  • BİRLİKTEN GÜÇ DOĞAR

    02 Şubat 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Can-ı gönülden başarıya ulaşmasını arzu ettiğim, barış ve kardeşlik süreci bitti. ABD ve İsrail bitmesini istediği için bitti. 6. filo için namaz kılan kafayla, süreci bitiren kafa aynı kafadır. ABD, Türk’lerle Kürt’lerin arasına dinamit koymayı emretti, onlarda dinamiti koydu. Kürtler, belki Suriye’deki bütün kazanımlarını kaybedebilirler, hiç önemli değil. Gelecekte ne yapacakları konusunda müthiş bir deneyim sahibi oldular. Devletimize teşekkür etsinler. Bizim sayemizde ç...
  • “Gülümseten Hatıralar”

    01 Şubat 2026 Yazarlar

    Ocak ayının son akşamı, Kestel Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde Faruk Sofuoğlu ile “Gülümseten Hatıralar” adlı tiyatro gösterisi vardı. Kestel halkının tiyatroya ne kadar uzak olduğuna, o akşam bir kez daha şahit oldum. 80 ve 90’larda yaşamış her insanın mutlaka kendinden bir şeyler bulabildiği bu müzikalli tiyatro gösteriminde, maalesef salon bom boşdu. Ben, Faruk Sofuoğlu’nun oynayacağını öğrendiğimde o tiyatroya gitmeye karar vermiştim. Kendisini, TV’de yayınlanan 80’ler dizinde oynadığı kasap rolünden tanır, severi...