Son Dakika


Sevgili okurlarım. Kestel YÖRE’nin bundan önceki sayısında, köşe yazarımız Mustafa Ülker, kardeşim yazdığı makalede güzel bir değerlendirme yazısı yazmış.
Tespitlerinin hepsine katılıyorum.
Zira, hepsi çok doğru sözlerdir.
Fakat eksik bırakmış, “niye eksik bırakmış” sorusuna gelince; sayın Mustafa Ülker, var olan gerçeklerin doğru bir analizini yapmış, iyi niyetli bir şekilde bu durumla ilgili fikirlerini dile getirmiş, Türkiye’de dik duran bağımsız yazarların nerdeyse hepsinin yaptığını yapmış, sorunların sadece sonuçlarını dile getirmiş, tespitlerdeki bütün eksikler bu durumla ilgilidir.
Zira, yalnız Türkiye de değil bütün dünyada insan kaynaklı sorunların bir nedeni var, tıpkı doğa kaynaklı olayların nedeni olduğu gibi. Şu noktanın çok iyi bilinmesi icap eder, nedenini bilmediğimiz hadiselerin sonuçlarını ortadan kaldırıp çözüm bulmanın imkanı yoktur.
O “neden” orda durduğu sürece sorun üretmeye devam edecektir. Bildiğiniz gibi, yaşadığımız çağda, yaşadığımız en sıradan sorun dünyanın genel sorunun bir parçasıdır.
Çünkü, insan türünün kurduğu toplum düzeni global bir noktaya ulaşmıştır. Dolayısıyla, bütün ülkelerin krizleri iç içe geçmiştir. Anlayacağınız, biz insanların kurduğu düzen hem insanların hem de doğadaki canlı yaşamın yok olmasına vesile olacak kadar tehlikeli bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bozuk düzene ister kapitalist düzen deyin, isterse başka bir şey deyin fark etmez her halükarda insanlığın ve doğanın geleceği için bu batıl, sapık, bozuk düzeni yok etmek gerekiyor. Eğer bütün sorunların sebebi olan bu sömürücü zulüm düzene razı isek sonuçlarına katlanacağız.
Bakınız zengini, fakiri, yöneteni, yöneliteni top yekün bütün insanlık bu bozuk batıl düzenin mağdurudur. Belki farkındayız veya değiliz, bu düzen her gün hepimize günah işletiyor, bizi nefsimize yenik düşürmüş, vicdanımız kararmış, gözlerimiz kör olmuş, kulaklarımız duymuyor ve katleden, yağmalayan, kirleten dünyanın en acımasız, zalim, barbar yaratığı olmuşuz. Yaratanın insan türüne baş ettiği düşünme yeteneğini doğada salih amel yapma yönünde kullanması gerekirken, tam aksini yapıyoruz.
Kısacası zaman boş şeylerle vakit geçirme zamanı değil, bizi nefsimize yenik düşüren, zalim ve günahkar yapan bu zulüm düzenden kurtulmanın çaresine bakalım. Zira, bütün kötülüklerin anası bu düzendir. Kurtuluş adalet, eşitlik ,barış düzeni olan hak düzendedir. Aksi taktirde büyük hesap gününde hepimiz kendi ellerimizle yaptığımızdan dolayı çok mağdur olacağız. Kendimizin, insanlığın,doğanının batıldan kurtulması için hedefimiz hak düzen olmalı, ancak, hak düzen gelirse kurtuluşa ereriz. Gerisi boş çaba çırpındıkça daha çok batarız.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
16 Temmuz 2026 Yazarlar
30 Haziran 2026 Yazarlar
29 Haziran 2026 Yazarlar
28 Haziran 2026 Yazarlar