logo

14 Haziran 2021

Kurtuluş hak düzende


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım. Kestel YÖRE’nin bundan önceki sayısında, köşe yazarımız Mustafa Ülker, kardeşim yazdığı makalede güzel bir değerlendirme yazısı yazmış.

     Tespitlerinin hepsine katılıyorum.

     Zira, hepsi çok doğru sözlerdir.

     Fakat eksik bırakmış, “niye eksik bırakmış” sorusuna gelince; sayın Mustafa Ülker, var olan gerçeklerin doğru bir analizini yapmış, iyi niyetli bir şekilde bu durumla ilgili fikirlerini dile getirmiş, Türkiye’de dik duran bağımsız yazarların nerdeyse hepsinin yaptığını yapmış, sorunların sadece sonuçlarını dile getirmiş, tespitlerdeki bütün eksikler bu durumla ilgilidir.

      Zira, yalnız Türkiye de değil bütün dünyada insan kaynaklı sorunların bir nedeni var, tıpkı doğa kaynaklı olayların nedeni olduğu gibi. Şu noktanın çok iyi bilinmesi icap eder, nedenini bilmediğimiz hadiselerin sonuçlarını ortadan kaldırıp çözüm bulmanın imkanı yoktur.

     O “neden” orda durduğu sürece sorun üretmeye devam edecektir. Bildiğiniz gibi, yaşadığımız çağda, yaşadığımız en sıradan sorun dünyanın genel sorunun bir parçasıdır.  

     Çünkü, insan türünün kurduğu toplum düzeni global bir noktaya ulaşmıştır. Dolayısıyla, bütün ülkelerin krizleri iç içe geçmiştir. Anlayacağınız, biz insanların kurduğu düzen hem insanların hem de doğadaki canlı yaşamın yok olmasına vesile olacak kadar tehlikeli bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bozuk düzene ister kapitalist düzen deyin, isterse başka bir şey deyin fark etmez her halükarda insanlığın ve doğanın geleceği için bu batıl, sapık, bozuk düzeni yok etmek gerekiyor. Eğer bütün sorunların sebebi olan bu sömürücü zulüm düzene razı isek sonuçlarına katlanacağız.

     Bakınız zengini, fakiri, yöneteni, yöneliteni top yekün bütün insanlık bu bozuk batıl düzenin mağdurudur. Belki farkındayız veya değiliz, bu düzen her gün hepimize günah işletiyor, bizi nefsimize yenik düşürmüş, vicdanımız kararmış, gözlerimiz kör olmuş, kulaklarımız duymuyor ve katleden, yağmalayan, kirleten dünyanın en acımasız, zalim, barbar yaratığı olmuşuz. Yaratanın insan türüne baş ettiği düşünme yeteneğini doğada salih amel yapma yönünde kullanması gerekirken, tam aksini yapıyoruz.

     Kısacası zaman boş şeylerle vakit geçirme zamanı değil, bizi nefsimize yenik düşüren, zalim ve günahkar yapan bu zulüm düzenden kurtulmanın çaresine bakalım. Zira, bütün kötülüklerin anası bu düzendir. Kurtuluş adalet, eşitlik ,barış düzeni olan hak düzendedir. Aksi taktirde büyük hesap gününde hepimiz kendi ellerimizle yaptığımızdan dolayı çok mağdur olacağız. Kendimizin, insanlığın,doğanının batıldan kurtulması için hedefimiz hak düzen olmalı, ancak, hak düzen gelirse kurtuluşa ereriz. Gerisi boş çaba çırpındıkça daha çok batarız.

Share
596 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         Değerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben şaşkınım. Ülkemin, Milletimin yaşadıklarını Vatandaşların idrakine bırakıyorum.       Kişisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya değinelim mi?       Örneğin iş gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaş alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...