logo

02 Mart 2023

Kurtuluşa ihtiyacımız var


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Sen ne söylersen söyle, bildiğini okuyan kişilere bizim toplumda “man kafa” diyorlar.

     Ülkemizi yöneten egemen sınıflar, tam da bu deyime uygun bir zihniyete sahip.

     Türkiye de fay hatları olduğunu, depremin doğal bir olgu olduğunu bilmeyen var mı?

     Tabi ki yok.

     O zaman niye depreme elverişli yerleşim yerleri seçmiyoruz ve dayanıklı bina  yapmıyoruz  sorusunu sormak gerekir. Binlerce insanın canına ve milyarlarca zarara sebep olan  beladan kurtulmak mümkün değil mi ,elbette mümkün.

     Bu belanın üstesinden gelmek için önce “dediğim dedik, öttürdüğüm düdük” man kafalığını terk etmeliyiz.

     Bizim kötü bir geleneğimiz var, her hangi bir olay vukuu bulduğunda, olayın sonuçlarını konuşuruz .

     Ondan sonra birilerini günah keçisi yaparız, daha sonra göstermelik bir ceza verilir, işin hal olduğunu zannederiz.

      Halbu ki, “neden” yerinde duruyor. O neden, yerinde durduğu sürece, aynı senaryo tekrar eder ve aynı felaketin beterini yaşarız.

     1997 de çarpık şehirleşmeyi ve  inşaat sektöründeki sorunları Türkiye’nin gündemine taşımaya gayret ettim, bir faydası olmadı.

     1999 depreminde bazı müteahhitlerin yargılanması, vahşi sömürü ve zulüm düzenlerini aklamak için yapılan bir eylem olduğunu gazetede yazdım. “Değişen bir şey olmayacağını bir dahaki büyük depremde daha beteriyle karşılaşacağımızı”  vurguladım, kimse sözümü dikkate almadı.

     Sevgili okurlarım; ülkemizde insanlarımızı sömürmek için her türlü zulmü meşru sayan vahşi bir düzen var.  Medyasıyla, siyasi partileriyle bu vahşi düzenin rantından nemalanan herkes sorumludur. Şayet öyle olmasaydı inşaat sektörü de dahil, canımızı yakan bütün sorunlarla ilgili sürekli fikir beyan ediyorum. Ne medyada, ne siyasi partilerde ne de Türkiye’deki başka kurumlarda bir Allah’ın kulu destek olmadı. Medyası ve siyasi partileri toplumu bir sürü boş şeylerle meşgul ederken, sonu ölüm ve yıkımla biten olayları gündeme taşımamak için elinden geleni yapıyorlar.

     Sözün kısası bu man kafalıların düzeninde ülkemizin hiç bir derdine derman bulamayız bunu kafanıza iyice koyun, daha doğrusu bizim top yekün bir kurtuluşa ihtiyacımız var.

     Zira man kafalardan kurtulmadan, hiç bir derdimize derman bulamayız.  

Share
439 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Son kale İran !

    10 Mart 2026 Yazarlar

    Bölgenin en büyük gücü İran ,bunu biliyorlar ve bilinç le saldırıyorlar .İran parçalanırsa Ortadoğu yıkılır. Dikkat ederseniz bu hamleler genellikle mübarek ramazan ayında cerayan ediyor , ABD'nin amacı haçlı seferlerini mi hortlatmak, Bir dinsel , savaş mı istiyorlar? Kim bilir. Bölgemiz bir kez daha tarihin en kritik sınavlarının birinden geçiyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, sadece askeri bir müdahale değil; Ankara’dan Bağdat’a, Körfez’den Kafkasya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada kartların...
  • YİĞİT ve ONURLU İRAN’A SELAM OLSUN!

    09 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Bütün İslam ülkelerinin insan haklarının gaspı konusunda, son derece kötü yönetim biçimleri vardır. Dolayısıyla, bu yönetim biçimlerinin değişmesi zorunlu bir durum arz ediyor. İslam ülkelerinin halkları olarak, kendi ülkelerimizde insan haklarını esas alan adaletli bir düzen kurmadan, şu anda yaşanan kaos ve kargaşayı engellemek mümkün değil. Yapacağımız şey kendi dinamiklerimizi kullanarak, öz gücümüzü esas alıp, insan haklarına dayalı adaletli düzene geçiş yapmaktır, bunun dışındaki seçeneklerin bize...
  • Yakın bölgemiz

    08 Mart 2026 Yazarlar

    Kıymetli okuyucular, Değerli dostlarım. Ocak 2025’te yazmış olduğum, gazetemiz Kestel YÖRE’de yayınlanan “Ortadoğu öngörüsü” başlıklı yazımda Mercidabık savaşını müteakiben Osmanlı hakimiyeti altına alınan Suriye’de bugün yaşananları kendi penceremden gördüklerimle anlatmaya çalıştım. Sykes-Pıcot (Sykes, İngiliz diplomat -Picot Fransız diplomat) antlaşması emperyalist devletler İngiltere ve Fransa tarafından imzalanmıştır. Akabinde güneydoğu Anadolu bölgemiz mutabakat gereği Fransızlar tarafından işgal edilmiştir. B...
  • BÖYLE BİR DÜNYA YOK

    07 Mart 2026 Yazarlar

    Yeni iç işleri bakanımız adı Mustafa Çiftçi; 1970 Konya Çumra ilçesinde doğmuş, 1995 Ankara üniversitesi Siyasal Bilgiler mezunu, Kaymakam adaylığı ve birçok ilçede kaymakamlık görevi yaptıktan sonra 27. TBMM. Başkanı İsmail Kahraman’ın özel kalem müdürü olmuş, 2007 yılında kamu yönetimi, 2011 de de ilahiyat fakültesini bitirmiş. 2018- 2023 Çorum, 2023- 2026 Erzurum valisi olarak görev yaptıktan sonra 10 Şubat 2026 da İç İşleri Bakanı oldu, sanırım sn. bakanımızı iyi bir şekilde tanıtmış olduk siz okuyucularımıza. Gazeteci Rahmi Turan, köş...