Son Dakika


ŞAHİN “Üyenin sözünün değerli olduğu bir parti kültürü yaratacağız”
Bursa da 1126 personel, 439 araç görev başında
Eğitim İş Bursa Şubesi “Eğitimde şiddete boyun eğmeyeceğiz”
TKP: Halk TV’ye atanan kayyum iç ve dış politikada süren çaresizliğin son göstergesi, kontrolü kaybettiler
Bursa Büyükşehir Belediyesinden kış öncesi alt yapı mesaisi
Derelerde kapsamlı temizlik çalışması
Sevgili okurlarım; Günümüz Türkiye’sinde, çok acayip durumlarla karşılaşmak doğal olmuş. İnsanlarla, olguları konuşmak imkansız denecek kadar zor bir konu olmuş. (Görünen köy kılavuz istemez) misalinde olduğu gibi, üzerinde hiç zorlanmadan mutabık olup anlaşacağımız çok açık net konularda dahi anlaşamıyoruz ve her kafadan bir ses çıkıyor.
Zira, yaşanan olaylara bakış açımız olgulara göre değil, algılara göredir.
Olgu nedir ?
Olgu, gerçekliğin kendisidir.
Algı ise, gerçek olmayanı gerçekleri manipule ederek, gerçekmiş gibi toplumun beynine empoze edilmesidir. Yani, algı korkunç bir virüs gibi, insanları aklını kullanarak olaylara bilimsel bakış açısına göre bakmasını engelleyen en büyük beladır. Bu beladan kurtulmanın olmazsa olmaz biricik yolu bilimsel yöntemlerle hareket etmektir. Anlayacağınız algılardan kurtulup, olgulara göre davranmanın bilimden başka ilacı yoktur.
Özellikle, Atatürkçü olduğunu iddia eden kişiler bu anlamda Mustafa Kemal’in “Eğer benim fikirlerimle bilim arasında bir çelişki görürseniz, siz bilimi tercih ediniz” bu çok anlamlı sözüne kayıtsız şartsız uyumaları gerekir.
Günümüz Türkiye’sinde, insanları olgular neyse ona göre aydınlatmaya gayret edenler, halkı ezen zalimlerin suçlarını ört bas etmek için yarattığı manipilatif algılardan dolayı, halkı aydınlatma görevini yapamıyorlar. Hal böyle olunca, ülkede doğrularla yanlışlar, gerçeklerle yalanlar yer değiştirmiş durumda.
Yani, yalanlar gerçeklerin yerine geçmiş, Yanlışlarda doğruların yerine geçmiştir.
Kısacası, dünyayı insanlara kötülük yapan yalancılar yönetiyor. Bildiğiniz gibi; Kestel Yöre gazetesi, uzun yıllardır basın alanında ilçemizde kamu görevi yapıyor, bende karınca kararınca bazı konularda Kestel halkına doğru bildiklerimi sunmaya gayret ediyorum. Eğer, bir kurumda kamu için sorumluluk alınmışsa, kamu yararına hizmet verilmeli, hem gazetemizin yayın politikası gereği, hem de kendi dünya görüşüme göre yasaların ve toplumun genel kafa yapısının el verdiği oranda, elimden geldiği oranda olayları ve olguları algılara bakmaksızın olduğu gibi yazmak için çabalıyorum.
Bu konuda görevimi yeteri kadar yapabiliyor muyum.
Doğrusunu söylemek gerekirse, yapamadığımı üzülerek ifade edeyim. Bu olgu benden kaynaklanan bir şey değil.
Sorumluk aldığım görevi tam manasıyla yapmama engel olan iki olgu var.
Birincisi yasalar.
İkincisi algı nedeniyle toplumda oluşan mahalle baskısı.
Türkiye de yaşayan insanlar, top yekün başarılı olmayı arzu ediyorlarsa, yalancılara ve yanlış iş yapanlara karşı dürüstlerin ve doğru iş yapanların tarafında yer almalı. Ülkeyi yönetenlerden talebim bilimsel verilere göre, fikir yürütenlerin önündeki bütün yasal engellerin kaldırılması.
Halkımızdan talebim, düşüncemizin doğru olup olmadığını anlayıp, dinlemeden mahalle baskısıyla bizi engellemeyin.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
10 Ekim 2026 Yazarlar
09 Ekim 2026 Yazarlar
08 Ekim 2026 Yazarlar
02 Ekim 2026 Yazarlar