logo

29 Eylül 2021

Mıhtar Emmi – Muhtarlık


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

     Değerli  Okuyucular,

     Kıymetli Can Dostlar;

     Demokrasilerde ilk adım sayabileceğimiz muhtarlık kurumu çok değerlidir. Muhtarlarımız gerçekten seçmenlerin kendi hür iradeleriyle demokrasinin tecelli ettiği bir seçim sistemi sonucu sorumluluk alırlar. Ne demek mi istiyorum ? Çok basit bir şekilde şöyle anlatabilirim.   Hiç bir öndeğerlendirilmeye tabii olmadan kendi talepleri ile seçime girebilirler. Sadece yasanın amir hükümlerine göre

 a- Türk vatandaşı olmak

 b-  son altı aydır seçim bölgesinde yerleşik olmak

 c- Yasanın belirlediği bazı tanımlan suçlara göre hükümlü konumda olmamak

 d- Türkçe okur yazar olmak  yeterlidir.

       Bu onurlu, kutsal görev için herhangi bir partinin ilgili, ilgisiz kişileri tarafından beğenilme veya niteliklendirilmelerine ihtiyaç, gerek yoktur.  Bir ilçe başkanına, bir il başkanına yaranmaları gerekmez. Onların emir komutlarına uymak gibi bir durumla karşılaşmazlar. Sadece kendilerine oy vermiş olan mahallelilerine, köylülerine ve de yasalara karşı sorumludurlar. Mahallelerinin dertleriyle dertlenirler. Dert varsa derman olmaları, çözüm bulmaları gerekir. Seçmenlerinin mutluluğu esastır. Böyle yapmazlarsa bir daha seçilme şansları da olmaz. Birlikte seçildikleri yönetim ekibi ihtiyar heyeti azaları ile ortak hareket ederek görev paylaşımında bulunmaları işlerini kolaylaştırır. Hata yapma, yanlış yapma ihtimalleri azalır.

     Seçim kazanma, kaybetme duyguları olmaz. Seçim hilelerine gerek kalmaz. Seçim barajı derdi yoktur. Daraltılmış bölge, dar bölge gibi bana uygun olsun. Diğerleri kaybetsin. Ben kazanayım diyemezler, demezler.  En demokratik seçim olan DARBÖLGE seçim sistemi ile en fazla oy alan aday kazanmış olur.

      Kendi mahallelerinin haklı taleplerini, isteklerini ilgil üst makamlar Kaymakamlıklara, Belediyeye, ilgili dairelere ileterek çözüme katkı koyarlar. Kurumlar ile vatandaş arasında köprü olurlar. Garip gurebanın hamisi, kimsesizlerin kimsesi olmalıdırlar. Olurlarda zaten….

       Burada bir iki olaydan bahsedeceğim. Geçtiğimiz sıcak günlerde bölgemizdeki mahallelerden birinin mıntıkasında, kesif bir duman çıkışı farkettim.  İsim vermeyeceğim, mıntıkada belirtmeyeceğim. Hemen İnternet sorgulaması ile muhtarın telefonun numarasını buldum. Aradım ulaşamadım. Çalıyor açan yok. Olabilir diyerek yarım saat sonra müteahhit defalar denedim. Maalesef yine cevap veren olmadı. Kendi kendime ben bu muhtara bir daha seçmem, oy vermem dedim. Çünkü arandığında bulunmayan, ulaşılamayan muhtar olmaz. Olmamalı.

     Allahtan keşif duman ürkütücü bir yangın değilmiş. Budanmış Meyve bahçesinin artıkları kontrollü şekilde bertaraf edilmeye çalışılıyormuş. Fakat bir yangın veya tehlikeli bir şey olsaydı ne olurdu bilemiyorum.

      Bir başka olayda ise şöyle oldu. Burada hem isim, hem de mahalleyi vereceğim. Çünkü “ Marifet iltifata tabiidir” derler. Gerçekten iyi ve güzel yapılanları takdir etmek lazım gelir.

     Bölgemizin en güzel köylerinden biri, Alaçam köyünden, kaybolan köy Şadan üzerinden Şevketiye ye geçiyordum. Şevketiye-Sayfiye arası güzelim sıcak asfalt yol bir çalışan tarafından kesiliyordu. Hiç hoşuma gitmedi rahatsız oldum. Hemen hem haberi olması, hem de mukayyet olup, müdahale etmesi için Sayfiye köyümüzün muhtarı Yaşar Kılıç’ı aradım.

     Gördüklerimi kendisine aktardım. Önce bir iki noktada çökmeler olduğunu belirtti. Oralardaki çalışmalardır dedi.

     Bu minval üzerine kanaatimi paylaştım. Keyfi bir uygulamaya benziyor dedim. Sağolsun üşenmemiş, hemen tarif ettiğim lokasyona intikal etmiş. Gerekli tetkik ve takipten sonra tekrar beni aradı. Geniş bir bilgilendirme yaparak,  bana  mahallesinin bir yanlışlık ihtimalini paylaştığım haber verdiğim için teşekkür etti.

     Bence tam sorumlu muhtarlık yapıyor sanırım. Anında müşahade yapıp, ilgilenmesinden, geri dönüş yapmasından mutlu oldum. Adam sende demeden, üşenmeden de yerine giderek mahallesinin derdiyle dertlenmişti. Ümit ederim bir daha seçilecektir. Böylesine ilgili, takipte olan muhtarlarımızın sayısı artsın dilerim. Vatandaşlar olarak bizlerde talep ve bilgilendirmede bulunursak demakrasimize güç katmış oluruz diyorum.

     Gününüz keyifli bereketli olsun.

     Sağlıcakla kalın. Mutlu olun.

Share
520 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...