logo

30 Ekim 2021

Muhtar Derviş


Mustafa Ülker
musstafaulker@kestelyore.com

     Kıymetli Okuyucular,

     Değerli Can Dostlar;

     Bugün önemli bir gün. Sayfalar dolusu yazı yazılması gereken, yazı yazılabilecek bir alan. 99 yıllık Cumhuriyetimizin ilan edildiği çok önemli, değerli bir gün, bugün.

     Ancak, bu kadarla iktifa edeceğim. Çünkü, ben genel konulardan ziyade Yerel de gördüklerimi, yaşadıklarımı, düşünce ve yorumlarımı yazmak arzu ediyorum. Öyle de yapıyorum. Yani bence yerelleşme, mesela,  her birey komşusuyla iyi ilişkiler kurmalı, hakkına değer vermeli.  Onun kalkınması, zenginleşmesi, sosyal kültürel gelişimi için imkanlarını kullanmalıdır. Komşusunu korumalı, saygı duymalıdır. Kul hakkı da bu değil midir? Ben yerel gelişme ve kalkınmanın önemine inanıyorum. diyor başlığıma, Muhtar Derviş’e dönüyorum.

     Geçen yazılarımdan birinde, “Mıhtar emmi, Muhtarlık” başlıklı yazımda bahsettim. Muhtarlık çok değerlidir, önemli bir kurumdur. Demokrasinin ilk adımıdır. Kimseye bağlı değildir. Bağımsızdırlar. Mutlaka kişisel tercihleri vardır ancak yansıtmazlar. İstişare kültürüne uygun olarak mahallelerine, mukimlerine hizmet verirler. Problem çözer, dert bitirirler.

     Kestel ilçemizde isimleri hafızalarımıza kazınmış efsane muhtarlarımız da varolmuşlar. İsimleri çok önemli değil hatırlamamız yeterli. Ebediyete intikal edenleri rahmetle analım. Hayatta olanlara da hayırlı, sağlıklı ömürler dileyelim. Benim yakınen tanıdıklarımdan Vani Mehmet mahallesi eski muhtarı Naim Demircan’ı, hakeza Ahmet Vefik paşa mahallesi eski muhtarı Fehim Dallı’yı hatırlatmazsam olmaz derim. Yerlerini bıraktıkları genç arkadaşlarım Şu anki muhtarlarımız Cengiz Ala’ya ve Tuncay Özel’e de hizmetlerinde başarılar diliyorum. Geride kalan diğer otuz iki muhtarımızın da seçilmiş şahsiyetler oldukları malumdur. Her biri özeldir, nitelikli kişilerdir.

      Geçenlerde 7 Ekim Perşembe sabahı erkenden 07:4 5- 08:00 sularında tarımsal alış veriş için Kurtuluş caddesine ulaştım. Gördüğüm manzara benim için oldukça etkileyici idi. Hava güzel ve güneş bütün ılıklığı ile yansıyordu. Bizim DERVİŞ muhtar hayran olduğum sorumluluk duygusu ve temizlik aşkıyla Muhtarlık Ofisi’nin çekiciliğini artırıyordu. Adeta “herkes kapısın önünü temizlese, ilçe tertemiz olur” vecizesini ispat ediyordu. Bende o anı fotoğraflayarak sizlere iletmem gereğini hissettim.

      Marifet iltifata tabiidir. Kalenin seçenleri adına kendisini, DERVİŞ Muhtarımızı tebrik ediyorum. Takdir ve hem de teşekkür ediyorum.

     Kendisi  dördüncü dönem boşuna seçilmemiştir. Tanıdığım kadarıyla kayıt kuyuta riayet eder. Şeffaf çalışır. Ona yönelteceğiniz her soruna dikkatle eğilir, çözüm arar. Mahallelilerinin bütün dert ve ihtiyaçlarına çözüm üretmek onun mutluluk kaynağıdır.

      Kendisine uğrayan her kişiye izzet ve ikramda bulunur. Derdini dinler, işini takip eder. Heyeti ile çok iyi istişarede, meşverette bulunur.

      Bende kendisini ziyaretten onur duyarım. Sohbetinden, mahallelinin çözüme kavuşturulan isteklerini veya çalışmalarından anlattıklarını kulak misafiri olarak keyifle dinledim.

      Ancak, şunun bilinmesini arzu ederim. Geleceğimiz olan çocuklarımızın daha iyi eğitim alabilmeleri, daha iyi yetişmeleri DERVİŞ muhtarın en önemli derdidir. Bu yüzden mahallesindeki okullarımızın fiziki ihtiyaçları için çalmadık kapı bırakmaz. Öğretmen arkadaşlarla iyi bir diyalog köprüsü ile velileri buluşturur. Eğitimin, insan yetiştirmenin ne kadar kıymetli, önemli olduğunun farkındadır, bilincindedir.

     Ben kendisinin önümüzdeki seçimlerde tekrar başarılı olacağına inanıyorum. Şimdiden bunu ifade etmek şık değil belki. Ama, ben buna inanıyorum. DERVİŞ muhtarın rekora doğru yürüyüşünü inşaallah birlikte göreceğiz.

      Cumhuriyet bayramınızı tekraren kalbi duygularımla kutluyorum.

      Gününüz neşeli bereketli geçsin

      Sağlıcakla kalın.  Mutlu  olun.

Share
1020 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...