Son Dakika


Bu konu ile ilgili sanırım 4-5 hafta yazı yazabiliriz, o kadar çok malzeme var ki, hangisinden başlasak diye düşünüyorum.
Dostlar, CHP hakkında verilen bu Butlan kararı ile ilgili çok tecrübeli hukukçuların söylemlerini dikkate almak zorundayız, biz hukukçu değiliz. Ama, bu kişiler en üst düzey yerlerde görev yapmış insanlar ve konuya çok hakimler.
* AKP’nin 3 kurucusundan biri olan eski meclis başkanı aynı zamanda avukat olan sn. Bülent Arınç’ın açıklamalarıyla başlayalım, bu kararı yanlış buluyorum, hukuki değil, Yargıtay tedbir kararını kaldırmalıdır, bir hukukçu olarak alınan karar yetki ve usul açısından yanlıştır. Bu güne kadar siyasi partilerle ilgili YSK dışında bir hukuk mahkemesi asla karar vermedi, asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir.
* Yargıtay Onursal Başkanı E. Şanslı ise 50 yıllık bir hukukçu olarak hukuk adına utanç ve büyük bir kızgınlık içindeyim, YSK’nın yetkisi bir asliye hukuk mahkemesi tarafından gasp edilmiştir. Bu karar hukuki anlamda yok hükmündedir, ey bu ülkenin hakimleri karar kesinleşmeden tedbir yolu ile elde edemezsin, karar kesinleşinceye kadar taşınmazı tedbiren davacıya teslim edemezsin, bir tarafın kullanacağı yasal hakları tedbiren karşı tarafa veremezsin ve yasal yolları tıkayamazsın. ANLAYANA
* Prf. Dr. Yalçın Küçük ise, Kılıçdaroğlu nun CHP’ye aldıkları arasında bir tane CHP’li yoktur. Kemal Kılıçdaroğlu’nunda Atatürk ile uzak yakın ilgisi yoktur, Kılıçdaroğlu, CHP hainidir, sadece hain değildir, CHP’nin iktidar yürüyüşünü engelleyip, Erdoğan’ı koltuğunda tutmak için mücadele eden işbirlikçi, işgalci ve operasyoncudur.
* Ali Babacan; Kemal Kılıçdaroğlu, aradı telefonu açmadım siyasi partileri kimlerin yöneteceğine mahkeme değil, üyeleri karar verir yargı siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez.
İyi parti, Zafer partisi, Dem partisi, Saadet partisi, MHP ve AKP dışındaki tüm partiler ciddi tepkiler koydu ve Kılıçdaroğlu, yönetimini tanımadıkları açıkladılar, tüm kıtalardan 130 siyasi partinin üyesi olduğu Sosyalist Enternasyonal’da sadece Özgür Özel ve seçilmiş ekibini tanıyacaklarını açıkladı, Rahmetli Bülent Ecevit, 1999 yılında DSP’ye Milletvekili olmak için müracatı olan Kılıçdaroğlu için, böyle kafası karışık meçhul birini meclise sokmak ülkeye kötülük olur diyerek, DSP’den üyelik talebini veto etmiş ve reddetmiştir, Kemal Kılıçdaroğlu’nu CHP’ye getirip üye yapanda Erdoğan’a aşık oldum diyen tank paleti satın alan Ethem Sancak’tır, çok ilginç değil mi dostlar, bu zaten her şeyi ortaya koymuyor mu.
Daha böyle yüzlerce açıklama var sayfalar almaz her hafta bir kısmını yazarız, bakın dostlar bu mutlak Butlan olayı hukuka vurulmuş bir darbedir, çok partili hayatın Demokrasinin, Cumhuriyetin sonudur, bu söylendiği gibi CHP’nin iç meselesi falanda asla değildir, tüm partiler aklını başına almalı hepsinin yarın başına gelebilecek bir şeydir.
Can Dündar’da şöyle yazmış, halkın arasında artık bu iş bitti karamsarlığı yayıldığı anda halkın önüne çıkıp direniş ruhunu ateşlemesi, bundan sonra olacaklardan ben sorumlu değilim demesi, nereye yürünecekse oraya yürüyeceklerini söylemesi, sarayı ima etmesi, kriz anında ihtiyaç duyulan liderlik vasfının eşsiz bir örneğiydi, Türkiye gerçek bir lider kazandı bu böyle biline.
Şimdi bu kararlı tutumun darbecileri püskürtebilmesi için diğer partilerin birlikteliği tarihi bir önem taşıyor. Özel’i dinleyenlerin bu kez direne, direne değil, birleşe, birleşe kazanacağız sloganı atması boşuna değil. Türkiye o tehlikeli kavşakta artık.
Ya ayrışarak uçuruma, ya birleşerek Kurtuluşa.
Son olarak şunu söyleyeceğim, bu saatten sonra Kemal Kılıçdaroğlu, birçok CHP’li gibi benim içinde yok hükmündedir, tabi ki Bursa Milletvekilimiz Orhan Sarıbal da, çok büyük yanlış yaptılar, bundan sonra ölünceye kadar bölücü, hain, sinsi, haysiyetsiz insanlar olarak anılacakları gibi, insan içine çıkamayacaklar, hatta çocukları ve torunları bile böyle anılacaklar.
Baba ocağımıza çeteleşmiş düzenin aparatlarıyla, yargı sopasıyla ve kolluk kuvvetleriyle çökenler bizim yoldaşımızda, yol arkadaşımızda olamazlar.
O kapıyı kırdınız ya, o kapının arkasında M. K. Atatürk’ün emaneti var, o kapının arkasında Kuvayı Milliye’nin ruhu var, halkın alın teri var, Cumhuriyet’in namusu var, siz o emanete, o namusa, o ruhun kendisine ihanet ettiniz.
NEDEN ARAPÇA
İslamiyet dışındaki tüm dinlere bakıyoruz hepsi dini kitaplarını kendi anladığı dilinden okuyor, siz hiç bu ülkelerde İncil, Tevrat, Zebur kursları diye bir şey duydunuz mu, duyamazsınız fakat bizde hemen her caminin yanında Kuran kursları var, peki neden Arapça da bizim anladığımız dilden Türkçe değil, akıl almıyor değil mi peki diğer ülkeler gibi bizde de Türkçe okumaya başlasak bu işten geçinen cahil insanlarımız sayesinde saraylar gibi evlerde yaşayıp en lüks arabalara binen, yediği önünde yemediği arkasında olan din simsarları böyle bir hayat sürdüremezler, şeyh, tarikat gibi şeylerde yok olur, Arapçada ısrar etmenin nedeni de budur. Atatürk ezanımızı da Türkçe’leştirmiş, arkasından diğerleri de gelecekti, Elmalı Hamdi’ye kuranı Kerimi Türkçe yazdırdığı gibi, fakat o dönem cehalet oldukça fazla eğitim seviyesi çok düşük, bu yobazlar asla eğitimli insanları sevmez, bu kişiler ve din üzerinden iktidarını sürdüren seçimler kazanmış A. Menderes döneminde Türkçe ezan kaldırmış, 1954 de ülkemizi aydınlığa çıkaracak Köy enstitülerini kapattığı gibi.
Bunun dışında yine kuran kursları ve cami duvarlarında bir duyuru yapılıyor gerçekten akıl tutulması gibi 4-6 yaş Kuran kurslarımız başlıyor, bu tam bir felaket, bilime, tekniğe, fiziğe, kimyaya nereden bakarsanız bakın hiç birine uymuyor, çocuklarımız ilköğretime neden 7 yaşında başlıyor veya 18 yaşından önce bir kız çocuğu neden evlenemez bu bilimsel bir şey biri çıkıp böyle olsun dediği için değil, çünkü ancak bu yaşlarda beyinlerine bilgi yüklenmeye başlayabilirsin. Sen 4-6 yaşında o sıfır beyinlere birde arap ça harfleri yüklemeye çalışıyorsun, Bakın dostlar yapılan araştırmalarda bu Arapça ısrarı nedeniyle dinimiz sürekli baş aşşağı gidiyor, son beş yılda gençlerin % 17 si İslamiyet ten uzaklaşmış, Bu yanlıştan dönülmezse bu rakam ileri ki yıllarda çok daha artacaktır buna hiç şüphe yok. Bu uygulama ile peygamberimizin emirlerine bile karşı gelindiğinin farkında mısınız, peygamberimiz de her kes dinini kendi dilinden okusun anlasın demiştir.
Tekrar söylüyorum biz Arap değiliz, Türk’üz, din kisvesi altında binlerce yüreği temiz, saf, cahil insanımızı bu din bezirgânlarından, simsarlarından, tarikat ve cemaatlerin elinden ancak Arapça değil anladığımız dilden Türkçe okuyarak kurtarabiliriz.
Kalın Sağlıcakla…
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
16 Temmuz 2026 Yazarlar
30 Haziran 2026 Yazarlar
29 Haziran 2026 Yazarlar
28 Haziran 2026 Yazarlar