Son Dakika


Değerli Okuyucular,
Kadirşinas Dostlar;
Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.
İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.
Toplumsal bir travma yaşanıyor.
Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin olan ülke ve toplumlarda veya bireylerde, bazı arzular istekler yapılabildiği için, çarpıcı görünmüyordur. Bizim gibi ekonomik sıkıntıların, işsizliğin çok olduğu, hükümetlerin güçlü destekler veremediği, yapamadığı ülkelerde dramlar yaşanıyor.
Ancak bilinsin ki, her yönden müthiş bir değişim, dönüşüm fırtınaları esiyor, estiriliyor. Herkesin öz muhasebesini yaptığına, huzur aradığına şahitim. Aciz ve çaresiz oluğumuzu sanıyorum hepimiz kabulleniyoruz.
Dünya ve İnsanlık ağır bir sınavdan geçiyor. Ne oluyor? Nasıl olmalıdır? Ne yapılmalı şaşırdık. Bir kısmımız çok hassas. Bir kısmımız umursamaz, duyarsız. Yoksulluk, yolsuzluk, adam kayırmacılık, adaletsizlik gibi Kronik sorunlarımızı çözemiyoruz. Çare üretemiyoruz. Pandemi tedbirlerine rağmen Korona hastalığını bile yönetemiyoruz, yenemiyoruz.
Bireysel bölgesel anlamda düşünürsek te… Ekonomik sıkıntılar, Çocuklarımızın eğitimi, işsizlik, aile içi zorluklar, gelecek kaygısı, belirsizlik, güven kaybı, siyasi çekişmeler, vs vs, hepimizin ortak derdi. Bu dertler çözülemez ise işimiz hayli zor.
Diğer yandan PKK terör belası, Suriye’de ki kaotik yapı, Doğu Akdeniz’in paylaşılamayan zenginliği, Dünya ve AB ile ilişkilerimiz her gün sırtımıza yükleniyor.
Küresel iklim değişikliği ve buna bağlı sebepler, Deprem kuşağında olduğumuz gerçeği, uygulanamayan plansız gelişme, sağlıksız şehirleşme, artan trafik yükü, gittikçe hızlanan yaşam tarzımız her birimizi bunaltan unsurlardır.
Hal böyle iken hükümetteki yöneticilerimiz bir suç örgütü liderinin iddiaları karşısında sus pus oldular. Öyle anlaşılıyor ki birde birlikte yolsuzluklara bulaşmışlar. Suç ortağı olmuşlar. Savcılarımız gerekli işlemi başlatıp tarafların iddialarını araştıramıyorlar. Vahim iddialar umalım doğru çıkmasın. Korkarım Dünya bu iddialara bağlı olarak uyuşturucu yüzünden bizi sıkıştıracak. İlişkilerimizi mercek altına almış vaziyette bizi izliyor.
Karamsar bir tablo çizdiğimin farkındayım. Ama inanın dostlar gerçekler bence böyle. Herbirimiz bu durumdan sorumluyuz. Kendi kendimize eziyet etmekte mahir bir toplumuz. Ne kanun tanıyoruz, ne sorumluluk alıyoruz. Bize söylenenleri değil, gönlümüzün arzu ettiğini, aklımıza eseni yapıyoruz. Ne kul hakkı biliyoruz. Ne helal haram tanıyoruz. Ne de örf ve adetlere özen gösteriyoruz. Vicdan denilen görünmez terazi şaşmaz. Yeter ki, onun sesini içten duyalım, hissedelim, uygulayalım. İşte o zaman rahat ederiz, huzur buluruz. Mutlu oluruz.
Hukuk ve adaletin olmadığı, hakkın gasp edildiği, yoksulun güçsüzün ezildiği , taraftarın kayırıldığı, liyakat ve bilginin önemsenmediği, Devletimizin kurumlarında Nepotizm yapıldığı,devlet imkanlarının peşkeş çekildiğinde hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Haksız mıyım?
Yok eğer haklıysam yarından itibaren kimin ayağına bastıysanız “Özür” dileyebilmeli. Kimin yolunu kestiyseniz, ayağının altına kırmızı halılar sermelisiniz. İç dünyanızda huzursuzluk rüzgarı esiyorsa, onu dindirecek sakinliğe ulaşabilmelisiniz. Hırsınızı, ihtirasınızı, kıskançlığınızı frenleyebilmelisiniz.
İşte o zaman insan olma, güzel ahlaklı olma tadına varırsınız. Huzura kavuşursunuz. Arkanızdan gelenlere örnek olursunuz. Rekabet içinde bulunduklarınıza düşman değil refik olduğunuzu kabul edersiniz. Derdi olanın dermanı olduğunuzu fark edersiniz. Buda sizi fark ettirir, saygınlığınızı artırır.
MMT ye dikkat edelim lütfen.
Gününüz keyifli bereketli olsun.
Sağlıcakla kalın, Mutlu olun.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI
30 Haziran 2026 Yazarlar
29 Haziran 2026 Yazarlar
28 Haziran 2026 Yazarlar
28 Haziran 2026 Yazarlar