logo

03 Nisan 2017

Neden “EVET” demiyorum..!


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

16 Nisan’da yapılacak olan Referandum, sizlerinde bildiği gibi Cumhuriyetimizin devamı, gençlerimizin geleceği ve diktatörlüğe karşı bir duruş açısından oldukça önemli bir tarih…
Küçük bir köyde dahi biri muhtar ve 4 azadan oluşan yönetim şekliyle tek başına muhtara yönetme yetkisi verilmiyorken,
Bir ilçe belediyesinin dahi meclis yetkileri ve onayı aranırken,
Türkiye gibi büyük bir devlet yönetiminin tek kişiye verilmesinin, bütün yetkilerin tek kişide toplanmasının, denetimin ve yargılanmasının neredeyse imkansız hale getirilmesinin kabul edilir bir yanı yoktur. Bir ülke yönetiminin bir araç yönetimiyle veya gemi yönetimiyle kıyaslanması akıl tutulmasından başka bir şey değildir.
Burada, bakkal dükkanı, dernek, kooperatif, sendika şubesi veya holding yönetiminden değil büyük bir devletin yönetiminden bahsediyoruz. Demokrasinin vazgeçilmez kuralı olan kuvvetler ayrılığı ilkesinin yok edildiği bunun tam tersi kuvvetler birliğinin olduğu bir sistem veya rejim adı ne olursa olsun kabul edilir bir yanı yoktur.
Yasama organı olan TBMM için kendi partisine ait milletvekili listesini aynı kişi yapacak. Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir bölümünü doğrudan kendisi, diğerlerini ise kendisinin belirlediği milletvekilleri atayacak. Yani onları da dolaylı olarak yine kendisi atamış olacak. Dolaylı ya da kendisinin atamış olduğu Anayasa Mahkemesi üyeleri kendisini nasıl denetleyecek ve yargılayacak?
Başkanlık sistemi daha gelmeden grevlerin yasaklanması, en ufak farklı bir sese dahi tahammül edilmeyip, cezaevlerinin siyasi muhaliflerle ve gazetecilerle doldurulması! Muhalif televizyon ve gazetelerin yasaklanıp kapatılması, kitaplar, dergiler basılmadan toplatılması…
Varın yarınları siz düşünün!
Yarın başka kişilerin, bilerek ya da bilmeyerek aynı yetkileri kötüye kullanmayacağının garantisi yok. Öncesinde kim ne kadarını kulandı bilmiyoruz.
Öte yandan en çok neden HAYIR diyoruz..!
Biz Amerika’ya katil derken, Siz katile hizmet ediyordunuz.
Biz Fetö’ye terörist derken, Siz hoca efendi diyordunuz.
Biz Apo’ya bölücübaşı derken, Siz barış elçisi diyordunuz.
Biz 1 Mayıs’ta işçi tulumuyla halay çekerken, Siz bizi copluyordunuz.
Biz bütün inançlara eşit mesafedeyiz, Siz kendi inancınız dışındakilere düşmanlık yapıyorsunuz.
Biz kadınla erkek eşittir diyoruz, Siz kadını aşağılıyorsunuz.
Biz bilimi birinci yol gösterici kabul ediyoruz, Siz bilime düşmanlık ediyorsunuz.
Biz ormana, yeşile sahip çıkıyoruz, Siz rant uğruna kesiyorsunuz.
Biz çoğulcu demokrasiden yanayız, Siz tek adamlık istiyorsunuz.
Biz Cumhuriyetçiyiz, Siz saltanat istiyorsunuz.
Biz laiklik, Siz şeriat istiyorsunuz
Biz Atatürk’ün torunuyuz, Siz ATA’ma ayyaş diyorsunuz.
Biz Şehit diyoruz, Siz kelle diyorsunuz.
İşte bu yüzden sizlerle kan uyuşmazlığı yaşıyorum, anlaşamıyorum.
İşte bu yüzden HAYIR diyorum !
Yeni bir ihanetle karşılaşmamak için HAYIR diyorum.
Başkanlık, “Türkiye için daha iyi olacak, daha güçlü olacağız” diye düşünenler, ben bu yukarıda sözleri dile getiren zihniyete nasıl güveneceğim?
Yarın bir gün bunların başıma bela açmayacağının garantisini kim verecek bana?
Sizden olmayanlara HDP’li, FETO’cu – Terörist diyorsunuz.
Şimdiden anlayışınız ortaya çıkmıyor mu…?
Ötekileştirmiyor musunuz bu milleti..?
Bölmüyor, parçalamıyor musunuz..?
İşte bu yüzden, Tek adama hayır! Denetimsizliğe hayır..!
Kalın Sağlıcakla…

Share
176 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...