logo

09 Haziran 2017

OKUMAK


Okumak, yazılmış metne bakarak metni anlamak, seslere çevirmek, metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmektir. Okumanın, araştırmanın, mukayese etmenin önemi çoktur.
Tutucu, değişim karşıtı partilerin temeli, kitabi öğrenme, değerlendirme, çözümleme, muhakeme ve münazara etme takati olmayan, şifahi, hamasi, sathi bilgi ile yetinen okumaz-yazmaz kitlelere dayanır.
Eğitim düzeyi arttıkça, kitap ile ilişki arttıkça, seyrin sarhoşluğundan okuma ile ayıldıkça, kötü idareye tepki artar.
Eğitim düzeyi düşükse, kitap ile aramız yok ise, seyrin ezici hakimiyeti arttıkça, kötü idareye tepki de verilmez.
Türkiye, sözlü folk kültüründen görsel kitle kültürüne sıçrama yapmış bir toplumdur.
Batı’da olduğu gibi yüzyıllara yayılmış bir yazılı kültür evremiz olmadı. Halk masallarından, aşık koçaklamalarından, kahramanlık menkıbelerinden, Leyla-Mecnun hikayesinden sinema filmlerine ışınlanmış bir kitle var.
Önce Malkoçoğlu, Battal Gazi, Kara Murat filmleri seyredildi. Şimdi Polat Alemdar, Diriliş Ertuğrul, Payitaht Abdülhamit isimli televizyon dizileri seyrediliyor.
Tutucu, değişim karşıtı partilerin beslendiği kitle-kütle, ideolojik baskı altında toplanır. Sloganlarla kitle-kütle coşar. Kitle-kütle kültürü ile oy toplanır.
Sözlü kültürden görsel kültüre sıçramış, itaatkar, eleştiriye yönelimin önünü açacak yazılı kültür evresini atlamış bir “dinleyici-izleyici” kitlenin oyları tutucu, değişime karşıt partilere yönelir.
Yazılı kültür, sadece okur-yazar olmak da değildir. Yazılı kültür insanı, devamlı okuyan insandır.
Bir, sıkılmış, yumruk yapılmış eldir. Parmaklar hareket etmez. Bütün, açık eldir. Parmaklar hareket eder.
Sözlü kültür kitlesine, bir olalım, iri olalım, diri olalım, tek millet, tek vatan, tek bayrak gibi sloganlar ile hitap edilir.
Yazılı kültür ile yetişmiş topluluklara, bütün kavramını anlatan sözlerle hitap edilir. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. İnsan tek başına zayıftır, toplum içinde insan kuvvetli olur, denilir.
Yalnızlık Allah’a mahsustur. Komşu, komşunun külüne muhtaçtır.
Not: Bu yazı, Tayfun Atay’ın yazılarının etkisinde yazıldı.

Share
234 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...