Sevgili okurlar; (TÜİK) Türkiye istatistik kurumuna göre ülkemizde yıllık ölüm artış hızı % 5’tir, bu kurum başbakanlığa bağlı olduğu için bu resmi bir açıklamadır.

     Sağlık bakanlığının açıklamasına göre 2019 yılı baz alındığında bu yıl 1 ocak 20 nisan arası ölüm sayısı 156 bin olmalıydı 153 bin oldu artış bunun neresinde diyor sn. bakan yani ölüm sayılarını gizlemiyoruz demeye getiriyor. Bakın 2019 yılı vefat edenlerin sayısı henüz bilinmiyor,ancak haziran ayında açıklanabiliyor bu bir.

     TÜİK 2016 da (422 bin)- 2017 de (426 bin)- 2018 de de (426 bin) olarak açıklamış ülkemizdeki ölüm sayılarını.Şimdi sn. bakana sorarım 1 ocak 20 nisan net bir sonuç vermez çünkü bu virüs nedeniyle açıklanan ilk ölüm vakası 10 marttır.

     Bakanın dediğinden gidelim 2017-2018 ölüm oranlarının üzerine yıllık artışıda ekleyelim ve 430 bin olarak kabul edelim sayıyı  bölün 365 güne günlük ölüm sayısı 1178 kişidir. 1Ocak 20 nisan arası 111 gündür çarpın 1178 ile 130 bin kişi yapar,sağlık bakanı ne demişti 153 bin kişi .

     Şimdi dostlar rakamlar belki çok kafa karıştırıyor ama bu hesabı yapmak için çok akıllı olmaya gerek yok çok az matematik bilmek yeterli. TÜİK rakamlarına göre 130 bin kişi olmalıydı bakanın açıklamasına göre 153 bin kişi,üstelik trafik ve iş kazalarıda -0- seviyesinde olduğu halde.

      Ölüm sayıları azaldı diyen Sn. bakan bunun cevabını halkımıza vermelidir.

      Birde şu söylemlere kulak verelim Türk Tabipler Birliği, tamamı hekim olan T.Toraks derneği,birçok prf. doktor bilim adamı, yine hekim olan vekil ve başkanlar açıklanan rakamların kuşkulu  olduğunu ,sayılar az gösterildiğini  ,bu sayılar gerçekleri yansıtmadığı şeklinde  açıklama yapıyorlar.Geçen yılki ölüm raporlarında bir tane bile salgın hastalık ibaresinin bulunmadığını bu fazla ölümlerin raporlarında bulaşıcı hastalık yazdığını ve dahada ilginç olan TÜİK VE mezarlıklar müdürlüklerinin ölüm sayısı vermesinin yasaklandığını belirtiyorlar.

     Anlayamadığım kimden neyi saklıyoruz, neden ,bana göre siyasi iktidar bu ölüm sayılarından bile bir başarı öyküsü çıkarmaya  çalışıyor çünkü oy oranlarındaki göstergeler hiç hoşlarına gitmiyor,ama lütfen bu ölümler üzerinden siyaset yapmayın çok çirkinleşiyorsunuz,bu hepimizin sorunu birlikte aşacağız.

      ŞAKA  GİBİ

     Bu kişi Diyanet işleri başkanı falan değil bu güne kadar olan tutumu ve davranışlarıyla AKP din işlerinden sorumlu gen. Bşk. yrd.cısı sn. Ali Erbaş.

     Bir çok örneği olduğu gibi bu kişininde nerelerden gelip bu makamda oturduğunu bilmeyen yok gibi ve bu iktidar feto’ya karşı mücadele veriyor öylemi neyse yorulduk bunları yazmaktan.

     Dünyamızda ve ülkemizde , İslam aleminde bunca sorun yaşanırken bu zat birde Ramazan ayının ilk Cuma hutbesinde insanların cinsel tercihlerini tartışmaya açıyor ve çok tehlikeli bir iş yapıyor.

     Tüm dünyada da böyle İslam aleminde’de insanlar din, dil,mezhep,etnik köken,cinsel tercih ve yaşam biçimi ne olursa olsun zor günlerde sıkıntıda olan insanlara yardım için yarışa girerler.

     Bu insanlıktan nasibini almamış olan kişi bakın bu zor günlerde neler söylüyor.Eş cinseller,zina yapanlar,üniversite kampüslerinde yatak odası manzarası yaratanlar (ne alakaysa) nedeniyle yaradan bütün insanlığı cezalandırıyor!!!!!

     Buyurun cenaze namazına dostlar adama sorarlar bu insanların bu türdeki yaşam tarzları kendi kişisel taleplerimidir yada yaradan onları öylemi yarattı sorsan cevap veremez inanın çünkü yaradana ters düşüyor. Bir yaradan düşünün kendi yarattığı bir varlık için insanlığı cezalandıracak hele  hele bu işin içine kul ve yetim hakkı yiyenleri bir katarsa dünyada çok az insan kalır bu böyle biline.

      Bu günahkarların arasına israfın haram olduğu dinimizde pırıltılı makam odanız trilyonluk makam aracınız aldığınız ciddi maaşlarıda katarsak sizinde işiniz zor sn. Ali Erbaş.

     Sorumluluk sahibi ve önemli bir göreviniz olduğu için çok dikkatli olmalısınız çünkü dinimizce günahlar bunlarla sınırlı değil,sizi  bu göreve getirenlerin gözünden düşmemek için sarf ettiğiniz çaba çok açık net ortada bu kişileri yaptığı yanlışları için uyarmamakta ciddi günah öyle değilmi sevgili hocam.

      Bir din adamı bu zor şartlarda insanlar can derdindeyken bu konulara girmez, ayıptır. Başka bir sıkıntı ise kendisi gibi düşünenleri bu tip açıklamalarla etkileyip bu kişilere karşı nefret ve kin duymalarını sağlar.Bilim adamları virüse çare ararken bu zavallı ise bu hastalıkları zina ve cinsel tercihlere bağlıyor ve AKP’den hiçbir açıklama yok iyimi.

     Sn. Ali Erbaş Atatürk ve Cumhuriyet kazanımlarına karşı hazımsızlığını biliyoruz bu söyledikleriniz laik Cumhuriyetin kuralları ile hiç bağdaşmıyor.

     Son olarak; bu düşüncede olan bir kişi benim Diyanet işleri başkanım olamaz, zaten böyle bir kurumda olmamalı, olması gereken Din işleri başkanlığı olmalı ,ülkemizde farklı dinlere mensup bir çok vatandaşımız yaşıyor o kurumda hepsi temsil edilmeli bu benim düşüncem…

     Kalın Sağlıcakla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir