logo

PALAVRADAN BEKA


Kestel Yöre Gazetesi
kestelyore@gmail.com

     Sevgili Okurlarım; bilmem farkında mısınız, son zamanlarda Türkiye’de yetkililerin görmediği veya görmek istemediği çok önemli olaylar olmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nu öldürme girişiminde bulunan eşkiyalar karşısında devletin aciz kalması, daha sonrasında bu saldırganların elinin öpülmesi, omuzlarda taşınması, cani çeteleri cesaretlendirdi. Devletin otoritesi ve hukukunun yerine, eşkiyaların otoritesi ve hukuku ikame etmeye başladı.

     Kılıçdaroğlu, hadisesinden bu yana en son Akit gazetesi yazarıyla birlikte 4 tane gazeteci çeteler tarafından öldüresiye darp edildi. Bu kişilerin gazeteci olmasından dolayı, kendilerine yapılan insanlık dışı saldırılar kamuoyuna yansıdı. Emin olun ki sıradan bir çok vatandaşımız yol da, çarşı da, işyerinde, evinde saldırganların fiziki müdahalesiyle karşılaşmakta ve hayati tehlike atlatmaktadır. Belki ölenlerde vardır. Olayların bu noktaya gelmesinin sebebi, devletin eşkiyalar karşısında zafiyet göstermesi ve aciz kalmasıdır.

     Devletin birincil görevi ve varlık nedeni, vatandaşının canını koruma zorunluluğudur. Bu hususta asla kata bir milim bile taviz vermemesi gerekir. Aksi takdirde kendi varoluş nedeni tartışmalı konuma getirir. Artık, insanlar devletin hayatını koruyacağına güvenmedikleri için kendi imkanlarıyla başının çaresine bakma arayışı içindeler. Böyle bir olgunun oluşmasının sonucu, Türkiye’nin kaos ve kargaşaya sürüklenmesi anlamına gelir.

     Herkesin başına buyruk davrandığı bir süreç başlarsa o vakit devletin yokoluşu demektir. Palavradan Beka deyip duranlar size sesleniyorum: Size emanet edilen devlet aracılığıyla canımızı ve bütün temel haklarımızı koruyun. Bir yandan yalandan beka diyorsunuz öte yandan devleti varlık nedeni olan olaylarda etkisizleştirerek, yıkılışına zemin hazırlıyorsunuz.

     Son olarak, Türkiye halkına önerim şudur:  Gelin, devleti 82 milyonun temel haklarının güvencesi olacak konuma getirelim. Yoksa hep birlikte çok ama çok pişman oluruz.

     Bu arada; İstanbul seçimi ile ilgili son sözlerimi söyleyeyim. İktidardaki siyasi anlayışın miyadi dolmuştur, zamanı geçmiştir, sürecini tamamlamıştır. Türkiye’nin sorunlarını çözme kabiliyeti yok olmuştur. Artık, Türkiye’nin yenilenmeye ve yeniye ihtiyacı var. Bu anlamda eski ölmüştür, mazide kalmıştır, umut ve yaşam yenidedir. Yeni ile varlığını sürdürecektir. Arife tarif gerekmez. İstanbul halkı ne yapacağını çok güzel bilir.

Share
718 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...
  • Babam Küçük Ağa

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Memleket insanın yuvası mahallesi evi gibidir, her köşesinde yaşayan insanları insanın ailesinden biri gibidir. Derdi de, sevinci de ortaktır, derdi babam ve bizleri bu insanı felsefeyle yetiştirdi .      Erzurum'un Olur ilçesine bağlı(galo) Yeşilbağlar Mahallesi'nde, namı diyar "Küçük Ağa" denildiğinde herkesin yüzünde bir tebessüm belirir. Çünkü o isim, sadece bir insanı değil; merhameti, yardımseverliği ve insan sevgisini anlatır.      Küçük Ağa Ahmet Bulut... &...