logo

PSİKOLOJİK DESTEK ŞART..!

rmzn
Geçtiğimiz hafta, komşu ilçemizde yaşanan saldırıda ağır yaralanan, kaldırıldığı hastanede tüm müdahaleler ve operasyonlar sonucu kurtarılamayan, Gürsu’nun genç belediye başkanı Cüneyt YILDIZ, Çarşamba günü göz yaşları arasında toprağa verildi.
Kendi makamında, personeli tarafından gözünden ve göğsünden vurulan Belediye Başkanının yaşamış olduğu bu menfur saldırı, akıllara; Uzman Çavuşluktan ve Subaylıktan Belediyelere geçiş yapanların, psikolojik sorunlarının olup olmadığı sorusunu getirdi.
Doğu ve Güneydoğu da, ruh sağlıkları bozulan, sürekli emir komuta altında görev yapmakta olan bu uzman askerler, topluma ne kadar adapte olabiliyor veya adapte olabilmek ve bozulan ruh sağlıklarının yeniden düzelebilmesi için, herhangi bir rehabilitasyona tabi tutuluyorlar mı..?
Elbette ki Hayır..!
Şahsen, Askeriyeden memurluğa geçiş yapanların sağlık kontrolünden geçirilmesinden yanayım.
Çünkü, işleri icabı sürekli insanlarla iç içe olacaklarından dolayı, bu hem kendileri, hem de başkaları için daha sağlıklı olacaktır.
Aksi halde, Gürsu’da yaşanması istenmeyen, fakat ruh sağlığını kaybetmiş olan cani memurun geçmişine bakılırsa, ne demek istediğimiz de ortaya çıkmış olacak ve Cüneyt Yıldız, belki de hayatta olacaktı.
Aklıma takılan diğer bir soru da; Uzmanlık ve Subaylıktan Belediyelerdeki memurluğu tercih eden bu kişilerin beylik silahlarını, teslim edip etmedikleri yönünde..
“Bireysel silahlanmaya hayır” denildiği ülkemizde, kolluk kuvvetlerini bırakanların silahları neden geri alınmaz orası da ayrı bir muamma…
Beylik tabancası sözlükte “Ordu veya emniyet mensuplarına görev dolayısıyla verilen tabanca” olarak adlandırılıyorsa da, görevden istifa edildiğinde, veya yatay geçiş ile kurum değiştirildiğinde bu silahlar insiyatife göre, ayrılan kişilere, taşıma ve bulundurma adı altında veriliyor…
2 yıl TSK’ da görev yapan tüm uzman çavuşlar mesleği bırakmaları halinde, devlet memuru olabiliyorlardı. Geçen yıl görev yapma süresi 7 yıla çıkarılmıştı. Belirtilen süre zarfında uzman çavuş görevini yerine getiren kişiler, belediyelerde zabıta ve bazı kadrolara açıktan atandı.
Kendi görüşüne başvurduğum birkaç uzman arkadaşıma konuyu anlattığımda, “Haklısın, insan psikoloji her şeyin üzerinde olmalı, çünkü yaşamış olduğumuz stres, sıkıntı ve sıla hasretleri, insanı ister istemez gerginleştirebiliyor. Bu da kimi arkadaşlarımızda, kalıcı olabiliyor” diyerek, konunun önemine vurgu yaptılar.
Bakıldığında basit olarak gözükebilir. Ama, insan hayatının her şeyin üzerinde olduğunu unutmamalıyız.
Gürsu Belediyesinde yaşanan üzücü olayların, ülkemizde bir daha yaşanmaması dileklerimle…
HUZURLU BİR GECE
Geçtiğimiz hafta sonu, Nilüfer Musiki Derneğinin Teyyare Kültür Merkezindeki konsere, dernek başkanı Osman Fahri Ünal’ın daveti üzerine katılma gereği gördüm.
Kendimden utandım…
Geç bile kalmışım, böylesine güzel bir etkinliğe katılmak için…
Sabahat MUTLU’nun sunumu, Yrd. Doç. Dr. M.Aydın ATALAY’ın orkestra şefliği ve ünlü kanun ustası, yazmış olduğu sayısız eserleri dilden dile dolaşan Göksel BAKTAGİR, dinleyicilere eşsiz ve unutulmaz bir gece yaşattı.
En güzel eserlerin seslendirildiği gece de, Teyyare Kültür merkezi hınca hınç doluydu. Yaklaşık, 4 saatlik bir zaman diliminin bir solukta kayıp gitmesine şahitlik ettik.
Gah eski dostları söyledik, gah sadece dinledik…
İzleyicilerin de eşlik ettiği bazı parçalar, adeta büyük bir koro eşliğinde hayat buldu Teyyare de…
Kapanış konuşmasını teşekkür ederek Osman Fahri Ünal yaptı.
Ünal, tüm katılımcılara çok çok teşekkür etti.
Belki haberi yok. Ama, aslında en çok teşekkürü biz dinleyiciler teşekkür ettik, Bize böylesine güzel bir gece yaşattıkları için…
Sizlerde bu konserlerden haberdar olmak, eskiyi yaşamak, kulaklarınızın pasını silmek, bir nebze de kafa dağıtıp, ruhunuzu dinlendirmek istiyorsanız, bu konuda Osman Fahri Ünal ile kesinlikle iletişime geçmelisiniz…
Pişman olmayacağınız garantisi var…
Kalın Sağlıcakla…

Share
134 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+10 = ?