logo

13 Haziran 2016

Ramazan Hoşgörü Ayı mı..?


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

rmzn
Bir Ramazan ayına daha sağlıklı ve sıhhatli bir şekilde kavuştuk.
Allah, oruç tutanların sevaplarını kabul etsin, tutmayanlara da tutanların sevaplarından nail eylesin diyerek, Ramazan ayının hoşgörü, barış, kardeşlik, paylaşım ve sevgi ayı olduğunu unutmayalım.
Bu mübarek ayda, manevi duygular doruk noktaya çıkmakta, dayanışma, paylaşma, kardeşlik ve sevgi bağları kuvvetlenerek, birlik ve beraberliğimiz daha da güçlenmektedir.
Veya;
Genel olarak da, devletin zirvesinden veya siyasetçilerimizden, “Rahmet, bereket ve mağfiret vesilesi olan Ramazan Ayı’nı huzur ortamı içerisinde geçirmenin ve kardeşlik, dostluk, yardımlaşma hislerinin zirveye ulaştığı bir şuura erişmenin sevincini yaşıyoruz. Bu günleri fırsat bilerek; aramızdaki sevgi, hürmet, hoşgörü ve merhamet hislerini daha da güçlendirelim, kimsesizlere, yetimlere, öksüzlere elimizi uzatalım, toplumun mağdur kesimlerini oluşturan kardeşlerimizin sevinçli bir bayram geçirmesi için elimizden gelen gayreti sarf edelim.” Gibi mesajlar verilir.
İşe, bu yönüyle baktığımız zaman ne güzel ifadeler, ne güzel terimler kullanılıyor.
Peki, işin gerçek yüzü öyle mi..?
Geçtiğimiz hafta içerisinde duyduğum ve üzüldüğüm bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ramazan ayına girmeden önce, özellikle gıda üzerine iş yapan esnaflarımız hazırlıklarını yapar, imsakiyelerini bastırır, oruç tutanları ağırlamak için iftar da işyerlerini açık tutmaya çalışırlar.
Bu şekil esnaflarımızdan birisi, üzerinden Atatürk’ün dua ettiği bir imsakiye bastırır ve
Atatürk ile ne alıp veremedikleri belli olmayan bazı siyasilerden tepki görür.
Tepki ise, “Sen bu ilçede sayılı esnaflardansın, sana böyle bir imsakiye bastırmak yakışıyor mu?” ya da “Bastıracak başka imsakiye bulamadın mı?” türünden olur.
Bastırılan bir imsakiyeye dahi tahammülü olmayan, bu siyasetçilerimizden bizler Hoşgörüyü nasıl bekleyebiliriz..?
Aslında sözü fazla uzatmaya gerek yok.
Yıllar önce, Neyzen Tevfik, sanki bugünleri görür gibi kaleme aldığı “BE HEY DÜRZÜ” şiiri galiba en güzel cevap olacaktır.

BE HEY DÜRZÜ

Ne ararsın TANRI ile aramda.
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda..
Başı açığa niye türban sorarsın?

Rakı Şarap içiyorsam sana ne?
Yoksa kimseye zararım içerim..
İkimiz de gelsek kıldan köprüye..
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim..

Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden.
Dininden de soğuyacak bu millet..

İşgaldeki hali sakın unutma!
Atatürk’e dil uzatma sebepsiz.
Sen anandan gene çıkardın amma..
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz

Neyzen Tevfik

Share
839 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KUL  HAKKI YİYORLAR

    10 Ekim 2026 Yazarlar

    Anayasayı geçtik, Hukuku, utanmayı geçtik, Demokratik kuralları geçtik, Demokrasiye atılan kazığı da geçtik bu kişiler birde bize dindarlık üzerinden ahlaki üstünlük taslıyorlar. Peki bu dindarlık bunlara millet iradesini çalmayın büyük bir haram, büyük bir günah olduğunu öğretememiş, Ak partili duymuyor, umursamıyor, tehditle, yargı kararı ile, valilik operasyonu ile, mahkeme operasyonu ile bir çok ilçeyi ele geçirdik, 86 milyon bizi izliyor, biz ne yapıyoruz demiyorlar. İnanç meselesi de çok sorgulanır hale geldi, inanç bu insanlara en...
  • Sabrın Ölçüsü 

    09 Ekim 2026 Yazarlar

         Değerli  Okuyucular,       Kadirşinas Dostlar.        Sabır, insanın sahip olduğu en kıymetli nimetlerden biridir. Yaratıcının bize verdiği bu nimeti yalnızca zorluklar karşısında dişimizi sıkmak için değil, hayatımızı ve ruh sağlığımızı korumak için de kullanmalıyız. Ancak zamanımızın, enerjimizin ve gücümüzün sınırlı olduğu gibi sabrımızın da bir sınırın vardır. Bu nedenle sabrı da ölçülü kullanmayı öğrenmeliyiz.       Her şeye, herkese ve...
  • Aynı tas, aynı hamam

    08 Ekim 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir ülke düşünün bağa, bahçeye, fidan dikmeye, bakliyat ekmeye elverişli bereketli toprağı  olsun, üç tarafında deniz olduğu için bol miktarda deniz ürünleri bulunsun, insanları çalışkan eğitimli ve becerikli olsun, bu ülkede  yaşanan kronik ekonomik ve sosyal krizlerden dolayı toplum mağdur olsun.       Türkiye de, insanların açlık ve yoksulluk sınırının üstüne çıkması için ne olması gerekiyor. Yani, neyimiz noksan anlamış değilim.     &nb...
  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...