logo

RUSYA OLMASAYDI


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Dostlar; kurtuluÅŸ savaşında bizim top, tüfek üretecek tesisimiz yoktu. Emperyalizme karşı yardım istedik ve  Ruslar bize top, makineli tüfek, milyonlarca mermi ve mühimmat verdiler hatta İtalya’dan silah alabilmemiz için bir tondan fazla altın verdiler ve borç olarak deÄŸil, karşılığında bizden çakıl taşı bile almadılar. Bahriye kaçakçı müfrezesi kuruldu, altı adet deniz motoru Rusya-İnebolu arasında silah ve cephane taşıdı, akaryakıtı da onlardan aldık, o yokluk günlerinde.

     Ruslara ait üç deniz altı, Sivastopol-İnebolu arasında mekik dokuyor, diplomatları taşıyordu, İstanbul’dan Anadolu’ya geçmeye çalışan Türk subaylarına sahte pasaport düzenliyorlardı.

     Yapılan bu yardımlarda Frunze ve Aralov isimli iki Rus büyükelçi önemli rol oynuyorlardı, ülkeleri adına menfaatleri de olsa iki dosttu aslında bu kiÅŸiler. 1928 de Taksim Cumhuriyet anıtı açıldı o anıtta Atatürk’ün arkasındaki on kiÅŸiden ikisi kim biliyor musunuz, Frunze ile Aralov.

     70 yıldır bu gerçekler halkımıza unutturulmaya çalışıldı. Ama, İstanbul’un göbeÄŸinde o iki dost insan Taksim’de dimdik ayakta duruyor o anıtta. Åžunu hiçbir Türk vatandaşı unutmasın, Rusya’nın bu desteÄŸi olmasaydı, kurtuluÅŸ savaşını kazanamazdık mümkün deÄŸildi, bu gün dört dörtlük olmasa da bu Cumhuriyetimizde hayal olurdu.

     Mesele, Rus’çu veya batılı olma meselesi deÄŸildir, hayata Ankara’dan bakabilme meselesidir.

     Bu savaÅŸ bizim savaşımız deÄŸil, acı olan iki dost ülke savaşıyor. Bir zamanlar sekiz yıl savaÅŸan iki Müslüman ülke İran ve Irak gibi, bu savaÅŸların çıkmasının dünyada tek sebebi ABD ve CIA’dir, birazda İngiltere. Çünkü, ABD’nin ‘ekonomisi silah sanayi üzerine kuruludur, dünyada savaÅŸ olmazsa ABD ekonomisi batar bu kadar basit. 4-5 yılda bir savaÅŸ mutlaka olmalı bir baÅŸka tespitte ABD ile RUSYA  dünya tarihinde bir birleriyle hiç savaÅŸmadılar, savaÅŸtırdılar sonunda paylaÅŸtılar bu kadar basit.

     KurtuluÅŸ savaşından sonrada ülkemizde bir tane bile fabrika yoktu. o dev Osmanlı’yı düşünebiliyor musun, bu günkü gibi her ÅŸeyi dışarıdan alıyor, para var arkadaÅŸ bu nedenle bir tane fabrika yapmamış ülkesine. Pardon sultan Abdülhamit bira ve likör fabrikası yaptırmıştı, onları atlamayalım yukarıda Allah var.

     Neyse yazımıza dönelim, o yokluk günlerinde onlarca fabrika yaptırıldı. Ruslara ÅŸeker-çimento-tekstil-basma kumaÅŸ-ayakkabı-cam-demir çelik ve daha niceleri… Ne karşılığı biliyor musunuz; portakal, mandalina, greyfurt, patlıcan, domates, salatalık, buÄŸday, mısır ve benzer tarım ürünleri… Evet, bir Türk lirası ödenmedi sadece sebze, meyve ve tahıl vererek ödendi, bu fabrikaların parası ne akıllıca deÄŸil mi.  

     Yıllarca bu tip ürünleri satmaya devam ettik. Son 25 yıla kadar dünyada tarım üretiminde kendine yetebilen yedi ülkeden biriydik. Sonuç, Rusya izin vermiÅŸ ay çiçeÄŸi yağı yüklü gemileri bekliyoruz, yoksa ay çiçeÄŸi ve buÄŸday yok.

     Gelelim bugüne; Rusya’dan en fazla buÄŸday, Ayçiçek yağı, arpa, nohut, kepek, bezelye, kanola, soya, saman, sap, kaba yem daha doÄŸrusu tarım ürünü ihtiyacımızın % 70’ini Rusya’dan geriye kalan % 15’ini de ÅŸaşırmayın Ukrayna’dan alıyoruz, rakam vermek gerekirse 2014 de 5 milyon ton buÄŸday alıyorduk bu ülkelerden, bu gün ise 10 milyon ton alıyoruz, yeni tarım bakanımız da ayağının tozuyla müjde verdi. Afrika’da çok bakir tarım alanları varmış, bizde yok her halde oralarda ekim yapabileceÄŸiz diyor. Eski tarım bakanımızda Ukrayna çiftçisine maddi ve teknik yardımda bulunacağız diye anlaÅŸma imzalamıştı bu ülkeyle. Hangi yönetici kendi ülkesine veya insanına bu kadar kötülük yapabilir, böyle kafalarla yönetilirseniz sonunuz bu olur, neyin sebep neyin sonuç olduÄŸu bu kadar net ve açık ortada.

     Son 10-12 yıldır Ruslar nasıl bu hale gelip, tarımda devrim yaptı görelim. Kırım’ı iÅŸgal ettiklerinde yine ABD ve AB tarafından yaptırımlar uygulandı Rusya’ya. O günden sonra batıdan tarım ürünü almayı kendilerine yasakladılar ve tarımsal kalkınma hamlesi baÅŸlattılar, ciddi bütçe ayırdılar, tarım bakanlığına bizim gibi Kanadalı patates üreticisinin danışmanını getirmediler, tarım bankasının başındaki konuya hâkim olan Patrusev’i getirdiler, esas bomba ÅŸimdi hayır olamaz diyeceksiniz, Hacettepe de profesör olan ABD, Kanada, Meksika, İngiltere’de buÄŸday ıslahı üzerine çalışmış, merkezi Viyana’da bulunan uluslararası tahıl bilimi ve teknolojileri birliÄŸinin bilim kurulu baÅŸkanı olan buÄŸday bilimi ve teknolojisi konusunda dünyanın en yetkin insanlarının başında gelen Prf. Hamit Köksal’ı bu iÅŸin başına getirdiler, sekiz yılda kendilerine yetmeyi bırak ABD ile dünyanın en fazla buÄŸday ihraç eden ülkesi oldular. Ne yazık ki, ülkemizde 4-5-8-10 maaÅŸ alanın bulunduÄŸu makamla alakası olmayan gereksiz bürokratlar var, ama böyle ünlü bir hocamız bize deÄŸil de Rusya’ya hizmet ediyor utanılması gereken bir durum.

Kalın sağlıcakla…

Share
828 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         DeÄŸerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben ÅŸaÅŸkınım. Ülkemin, Milletimin yaÅŸadıklarını VatandaÅŸların idrakine bırakıyorum.       KiÅŸisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya deÄŸinelim mi?       Ã–rneÄŸin iÅŸ gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaÅŸ alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası baÅŸladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu iÅŸin dışında tutuyorum, onların doÄŸru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduÄŸu gibi soÄŸuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiÄŸe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak ÅŸuna aklım ermiyor benim mesleÄŸim torna, tesfiye iÅŸyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eÄŸitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        DeÄŸerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaÅŸam geçmiÅŸinizi şöyle bir düşünürseniz ÅŸaÅŸkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaÅŸananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, iÅŸlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaÅŸadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiÄŸimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler deÄŸil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiÅŸtir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...