logo

Saadet Partisi Kadın kollarından basın açıklaması

     Saadet Partisi Kestel Kadın kollarının düzenlemiş olduğu yazılı basın açıklaması aynen şöyle:

     ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ

     Son olarak Şehir Üniversitesi ile ilgili bazı hususları burada dile getirmek istiyorum.  Üniversiteler iç çekişme  vesilesi haline

getirilmemelidir. Karşımızda her ilçeye bir üniversite kurmak üzere yola çıkmış bir iktidar var.  Üniversitenin  mantığı anlayama-

mış bir iktidar var. Üniversitenin artması, Türkiye`de insan vasfının arttırılması manasına gelmez. Bu iktidarın anladığı bir iş var

o da inşaat rantı! Bu sebeple bir yerde beton, asfalt demir varsa balıklama arttırıyorlar.

    Ama bir gün gelecek bizim Beyaz AK Partililer betonun da asfaltın da yenmeyeceğini anlayacaklar.

     Burada şu soruyu sormak istiyoruz; Şehir Üniversitesi kredi almış, şimdi bankalar  bir  anda  bu  borcu  tahsil  etmek istiyor,

neden? Çünkü; yönetimi değiştirmek istiyorlar bir üniversitenin kendilerine muhalif bir zihniyetin elinde olmasını istemiyorlar.

      BUĞDAY İTHALATINDA PATLAMA YAŞADIK

     Bu iktidarda bize tarihimizde bir çok ilki yaşatma konusunda çok başarılı.  Bu konuda  kendilerine gerçekten teşekkür etmek

gerekiyor. Daha düne kadar tarımda kendi kendine yeten ülke durumundan olan Türkiye’miz bugün bir ilki yaşıyor. Buğday itha

latında tarihi bir rekor kırdık, buğday ithalatı 10 ayda ilk kez 7,6 milyon tona ulaştı.  Bu  tarihi  başarı  gerçekten  takdire  şayan,

böyle bir sonuç elde etmek her iktidara naip olmazdı!

     Tarıma verilen destek milli gelirin %1’i olması lazımken, siz 22 milyar destek verirseniz elbette çiftçimiz ekip biçmez.

     Tarlalar boş kalır! Bakınız bu iktidarın ne yatırım politikaları ne tarım politikaları bu milletin derdine derman olmuyor.  Çünkü,

zihniyet yanlış, eğri cetvelden doğru çizgi çıkmıyor. Bu sebeple de Türkiye içinden bulunduğu durumdan bir türlü çıkamıyor.

     ASGARİ ÜCRET

     Malumunuz olduğu üzere gündemimizin bir başka önemli konusu asgari ücrete yapılacak zamdı. Geçen  hafta  biz konu  ile

ilgili kanaatlerimizi dile getirmiştik. Ne yazık ki, bir takım medya kuruluşları, söylediklerimizi alıp yanlış bir şekilde çarpıttılar.

     “Temel Karamollaoğlu asgari ücret 6,849 lira olsun dedi” diyerek algı yönetmeye çalıştılar.

     Bunlar daha bizim söylediklerimizi anlamaktan aciz, milletin derdini nasıl anlayacaklar merak ediyoruz.Şimdi huzurlarınızda

dediklerimizin daha iyi anlaşılabilmesi için tane tane anlatmak istiyoruz.

     Bugün asgari ücretin açlık sınırından hesaplanması zulümdür.

     Asgari ücretin yoksulluk sınırına getirilmesi gerekmektedir, bu elbette bir anda olacak iş değil!

     Lakin iktidar 10 yıllık bir planlama ile enflasyondan arındırılmış %7’lik bir zamanla bu hedefi yakalayabilir.

     10 yıl sonra asgari ücretin geleceği nokta yoksulluk sınırına yaklaşacaktır.

     Bizim teklifimiz bu iken alıp bunu çarpıtmak insafsızlıktır.

    NOBEL ÖDÜLÜ

    Bu olayların yanı sıra farklı gelişmelere de şahit oluyoruz.Bildiğiniz üzere Avusturyalı yazar Peter Handke’ye Nobel edebiyat

ödülü verdi. Bu şahıs Srebrenitsa katliamının, canilerin destekçisi. Bu adamın kitapları sebebiyle ödüllendirilmesi utanmazlıktır.

     Uluslararası bu kuruluşları ne kadar çifte standart ortaya koyduklarının en açık delilidir. Bu durum aklımıza  şu misali getirdi:

Roma’yı yakan Neron, yanan Roma ‘ya bir ağıt yakmış, o halde Neron’a da bir ödül verilebilir yaktığı ağıt sebebiyle!

     Bu tavır utanç vesilesidir çifte standardın daniskasıdır.

     DOĞU TÜRKİSTAN

    Ne yazık ki, bugün zulüm dünyanın dört bir yanını sarmış durumda. Dünya genelinde zulmün yaygınlaştığına şahit oluyoruz.

Başımızı nereye çevirsek kan, gözyaşı ve acı ile karşılaşıyoruz.  Bunun en üzücü örneklerinden birisi bugün Doğu Türkistan’da

yaşanan insanlık dramıdır. Doğu Türkistan’da Çin’in uyguladığı zulüm sınırları aştı. 40 milyondan fazla bir nüfus bu  zulme ma-

ruz kalıyor. Çin’in daha çok mallarını alan ülkeleri dikkate alarak bir politika izlemesi icap ederken tam  tersi İslam’a  ve  Müslü-

manlara karşı acımasız bir tavır sergiliyor. Doğu Türkistan’dan gelen görüntüler ve haberler içimizi parçalamaktadır.

     Bunu bizim kabul etmemiz mümkün değil bunu Çin’de bilmeli. İslam âlemi bu konuda topyekun tavır almalıdır gerekirse Çin

İnsan Hakları Mahkemesine şikayet edilmeli.Bu zulüm devam ettiği sürece ülkemizde ve İslam dünyasında Çin mallarına karşı

ciddi bir boykot uygulanmalıdır. Toplama kampları, Doğu Türkistanlıların evlerine yerleştirilen Çinli memurlar gibi meseleler bizi

derinden üzmektedir. Çin hükümeti bu uygulamaları ile açık bir şekilde insanlık suçu işlemektedir.

     Doğu Türkistan’da bu uyguladıkları politika kendilerine zarar verecektir.  Şu  hususa dikkat çekmek istiyoruz,  Türkiye  İslam

alemine bu konuda öncülük etmelidir. Sessiz kalmak veya cılız açıklamalarla bu konu geçiştirilemez.

     Bunun yanı sıra Mynmar’da da ciddi bir insanlık dramı yaşanmakta. Araka’nda yaşayan insanlar kimliksiz bir şekilde bir böl-

geye sıkıştırılmış vaziyette. Çok büyük zulümler görmektedirler, bu durum karşısında da sessiz kalamayız.

     Bu insanlar kimsesizler ve kimliksizler… Allah yar ve yardımcısı olsun.

Share
1780 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+7 = ?