logo

SANDIKTA SON SÖZ SÖYLENECEK!

rmzn
Ülkemiz açısından çok büyük önem arz eden, 7 Haziran Genel seçimleri için artık sayılı günler kaldı. Türkiye Pazar günü sandığa gidiyor, son sözü sandıkta söyleyecek. Siyasi partiler ve Milletvekili adayları artık son hamlelerini yapıyor. Vatandaşı ikna edip oyunu almak isteyen siyasetçiler, son virajda daha heyecanlı ve daha çok bastırıyor. Genel seçimler sonucu nasıl bir tablonun ortaya çıkacağı her kesim tarafından merakla beklenirken, kendimce ilimizin tespitini yapıp, ne kadar yanıldığımızı da görmüş olalım..
AKP: 8, CHP: 6, MHP:3 HDP: 1 şeklinde bir sonuç bekliyorum.
7 Haziran Pazar günü, dileriz en küçük bir olumsuzluk bile yaşanmaz. Uzun yıllardır bu mesleği icra etmekteyim. Çok sayıda seçim yaşadım. Elbette birileri çıkıp huzursuzluk yaratacaktır. Ancak buna müsaade etmemeliyiz.
Son günlerde tek konuşulan gerçek seçim, benim düğünün bile önüne geçmiş. Türkiye açısından bu seçim çok büyük önem taşımakta.
HDP’nin baraja takılma korkusu yoktur. Barajı geçip, meclise girecektir.
AK Parti ve onun doğal lideri, artık kontrol edilemez bir güç haline geldi. Yetinmeyip, daha fazla güç istiyor. Ülkeyi cehenneme çevirmek için oy istiyor. Bir tek muhalif ses çıkmasın, Bir Ortadoğu diktatörlüğü olalı, Sonra dönüp kendi evlatlarını yemek istiyor. Bundan sonrası da zaten felaket!
Yaşayarak görüyoruz; kontrolsüz güç felaket demek. Felaket gelirse hepimizi bitirecek. O halde yapılacak olan, seçmenin bu gücü kontrolüne almasıdır. Bu seçimde, AK Parti’yi bu hale getirenlere bir ders vermek gerekiyor. Seçmen bunu, gönül verdiği partiyi aslına döndürmek için yapacak. Aksi takdirde onu bir daha hiç tanıyamayacak. Çünkü artık kendi partisi olmayacak o. Bütünüyle antidemokratik bir yapıya dönüşerek, halkına zulmedecek, ülkeyi yaşanmaz hale getirecek.
Şimdi, güç sarhoşluğuna kapılmış parti yönetimine bir ders vermenin tam zamanı. AK Parti’nin gerçek sahipleri, oylarıyla bu gidişi durdurmalı ve partiye özeleştiri yapma şansı vermeli. Bir anlamda yeniden aslına dönme şansı… Seçmen, oy vermeyerek partisine iyilik yapmalı. Böylece partiyi ve ülkeyi felaketten kurtarmalı.
Peki, kime oy verecek partinin sempatizanları? Canının istediğine verebilir, fakat felakete değil. Herkesin gönlüne hoş gelen bir parti, aynı dili konuştuğu adaylar mutlaka vardır.
Vicdanın sesini dinlemek yeterli.
O, en doğru yolu gösterecektir.
Benim, nereye oy vereceğime gelirse, düğün telaşesinden siyaset de yapamadık.
Ama, en azından oyumuzu vereceğimiz yerden asla şaşmadık..
Birileri gibi;
Dönek olmadık…
Döndürek olmadık…
Oyumuz her dönem olduğu gibi bu yılda; Komünist Partinindir..
Kalın Sağlıcakla…

ZOR İŞ MİŞ…!
Derlerdi inanmazdım…
Bir düğünün en büyük telaşesi davetiye dağıtmakmış…
Bunu yaşıyorum ve doğru olduğuna kesinlikle inandım.
Liste mi yapalım, kime verelim, kime vermedik, şunu unuttuk felan derken, bizim düğün günü de geldi çattı.
10 Haziran Çarşamba günü Saat: 19:00 da düğünümüz var.
Kestel Belediyesi zabıta komiseri Özden Alemdaroğlu ile hayatlarımızı birleştirme kararı aldık.
Bizler için önemli, sizler için ne kadar önemlidir bilemem. Ama, insan bu mutlu gününde dost ve arkadaşlarını yanında görmek istiyor.
Davetiye dağıtım esnasında, unuttuklarımızdan yüzlerce kez özür dileriz.
Belki bu yazı, vesile olur…
Ulaşamadıklarımızı, 10 Haziran da yanımızda görmek, bizleri mutlu edecektir…
Ne demiş atalarımız; “Harman yel ile, düğün el ile olur”

Share
130 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+3 = ?