logo

01 Aralık 2021

ŞEHİDE SAYGI


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Geçenlerde Bingöl’de tatsız bir olay yaşandı. İyi parti milletvekili Lütfü Türkkan Genel Başkanı Meral Akşener’e küfreden şehit abisine küfür etti diye ülke karıştı. Tükenmiş olan iktidar en ufak bir olayı bile ki böyle hassas bir konuda gündeme oturtup buradan kendine çıkar sağlamaya çalışıyor, ilerleyen bölümde şehitlerimize ne sıkıntılar yaşattıklarını ne hakaretler ettiklerini de yazacağız. Türkan, yanlış yapmıştır siyasetçi hele böyle bir zamanda bu tuzaklara düşmemelidir. Neticede, partideki görevinden alınıp özür dilemiştir. Ama, yetmiyor “meclisten de atılmalı” diyor iktidar. Bu zor günlerde tutunabileceği en iyi dal bu.

İki dönem 4 yıl Nilüferde ilçe başkan yardımcılığı yaptım, sokak çalışmalarına çıkmadan ekiplerimizle yaptığım toplantılarda hep şunu söylemişimdir. Öfke kontrolünü sağlayamayan kişi sokağa çıkmayacak bu kadar basit. Siyaset böyle bir kurum, 40 yıl sırtında taşı bir hata yaparsan bitersin, sana küfür dahi etseler susmasını bileceksin başka çaren yok.

     Bu nedenle sn. Türkkan, vekilliğinden de istifa etmelidir. Eğer etmezse, Erdoğan ve Bahçeli, şehit bacısına olan bu küfrü iyice yıpratma kampanyasına dönüştürüp, yükselişte olan partisine de zarar verir ,o nedenle bunu yapacaktır diye düşünüyorum.

     Şimdi gelelim bir çok şehidimize yapılan inanılmaz olaylara, ama önce bu şehidimizin bilgi kirliliği ile dolu ölüm şekline, Yılmaz Özdil’in bu konuda müthiş bir arşivi var. 1984’den beri asker, polis, kamu görevlisi tüm şehitlerimizi orada not almış tek tek, Ama ne yazık ki, bu Bingöl’de yaşanan olaydaki şehidimizin kaydı yok ilginç değil mi.  Bingöl’deki abisi havan bombası ile diyor, Adana’daki abisi ise mayına basarak diyor, köy muhtarı 14 yaşında diyor İç işleri Bakanlığı ise, 17 yaşında şehit oldu diyor. Gazetelerin hepsi farklı bir ölüm sebebi yazıyor bu şehidimiz hakkında, ölüm nedenini TRT dahi bilmiyor, İç işleri Bakanlığı köyün yaylasında diyor, Akşam gazetesi ise şehre atılan havan mermisi ile diyor.  Bu çocuğumuz adı İsa, aslında hayvanlarını otlatırken terör kurbanı olduğu kesin, buna hiç şüphe yok. Ama, bu kimsenin umurunda bile değil, bakmayın çıkardıkları yaygaraya tutunacakları dalı yok şu an, 1997 yılında bu olay yaşandığında hiç bir gazetede haber bile yapılmamış, ne ölüm şeklini nede hangi ayda yaşandığını Allahın kulu bilmiyor.

     Eğer şehitlerimize biraz saygıları olsaydı, Astsubay oğlu ve yeğenini terörle mücadelede kaybeden şehit babası M. Gençer’i Erdoğan’a hakaretten uydurma bir davayla bir yıl hapse mahkum ederler miydi, yine şehit annesi P. Akbaba’yı Erdoğan’a hakaretten dört yıl uydurma bir davayla yargıladılar, yine şehit babası A. Kömüre uydurma bir davayla Erdoğan’a hakaretten 11 ay hapis cezası veriliyor, gazimizin protez bacağına icra haciz getirildi, teröristleri şahit yapıp çatışmada felç olmuş tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş Albay A. Kırca’yı çete lideri ilan ettiler, üstün feragat madalyalı ömrünü terörle mücadeleye ayırmış ve batıdaki şehirlerde hiç görev yapmamış efsane gazi albay H. Gülbaharı Akp iktidarında terörist ilan edenler, askerimize kelle deyip askerlik yan gelip yatma yeri değildir, şehitimizin kız kardeşine cenazesinde ağabeyinde bu mesleği seçmeseydi, şehitlik ve gazilik sektör haline geldi diyenler, üç beş Mehmet öldü diye Meclisimi toplayacağız diyenler, böyle bir olayda nerede ve nasıl şehit olduğu net bilinemeyen bir şehidimizin arkasına sığınıp siyaset yapamazlar kimse kusura bakmasın.

     Dostlar bu yaşanan olayları şehit ve gazilerimize yapılan yanlışları, hakaretleri yazmaya kalksak, o kadar çok ki sayfalar almaz o nedenle burada nokta koyuyoruz.

     CHP KAPATILSIN

     Mehmet Barlas’ı yıllardır tanırız, kim iktidarsa hep onun borazanı olmuştur. Son olarak kaleme aldığı “CHP kapatılsın, seçime girmesi yasaklansın” şeklindeki yazılarına baktığımızda kesinlikle tedavi görmeli sağlık durumunun iyi olmadığını anlıyoruz. Eyyy sn. Barlas, kapansın dediğin CHP egemenliği saraydan alıp halka verdi, halktan alıp saraya değil birileriyle karıştırma ki karıştırmışsın belli, sen CHP’yi düğmesine basınca açıp, kapatabileceğin ve kullanım süresi dolduğunda çöpe atabileceğin ampul mü zannettin,  Cumhuriyetimiz hala bağımsız, onurlu, özgür ve saygın bir halde ise tüm kritik kararlarda hala onun imzası var sakın unutma, yıllar önce Özal’ın kolları altında idin bu gün AKP nin, bak Anap’ın tabelası bile kalmadı ama CHP, hala dimdik ayakta bakalım 2023’ten sonra hangi limana sığınacaksın merak ediyorum.

İ T İ B A R

Para, tıpkı bayrak gibi tıpkı milli marş gibi bir ülkenin gücünü itibarını bağımsızlığını simgeler. Paranın itibarı milletin itibarıdır. Bu doğru sözler AKP gen. Bşk. nı R.T.Erdoğan’a ait hatırlayın bir dolar bir TL. Olacak demişti bu söylemde çok güzeldi ama ben ekonomistim dediği halde hatta 2018 seçimlerinden önce bu kardeşinize yetkiyi verin faiz ve dolarla nasıl uğraşılır göreceksiniz demişti. Bu yetki verildi kendisine ama dediklerinin hiç biri olmadığı gibi her şey tepetaklak oldu ve nihayet bir lira olacak dedikleri dolar on üç lirayı gördü, ekmekte 2,5 liradan satışa başlandı kısa bir süre içinde dört tl. olacağı kesin , işsizlik, yoksulluk ve yolsuzluk almış başını gidiyor bunları görmeyen bir kişi var artık halkın içinede pek çıkmayan sarayda yaşamını sürdüren AKP Gen.  Bşk. nı R T. Erdoğan bakın nasıl açıklamalar yapıyor.

Avrupa şakın, dünya şaşkın, yatırım, üretim ve istihdamdaki gidişatımızı görünce şok oldular dedi sn. Erdoğan. İnanın aklımızla alay ediyorlar hani bir söylem vardır Alman halkı Ruslar Berlin’e girene kadar Rusya’nın tamamını aldıklarını sanıyorlarmış çünkü yandaş basın hep öyle anlatmış. Şimdi şok olan bu dünya ülkeleri şunları duyuca asıl şok oluyorlar bence ithal ettiğimiz ineği ithal samanla beslediğimizi, 170 çeşit hububat ve bakliyat gibi gıda maddesini ithal ettiğimizi, geçmediğimiz köprü, tünel ve otoyola, binmediğimiz uçağa, yatmadığımız hastaneye ve hatta son olarak binmediğimiz teleferiğe yolcu garantili para ödediğimizi, satılan millete ait fabrika, baraj, limanları, santral ve madenleri duyduklarında gerçekten şok olmamaları mümkün değil.

Kalın sağlıcakla

Share
578 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

2+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         Değerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben şaşkınım. Ülkemin, Milletimin yaşadıklarını Vatandaşların idrakine bırakıyorum.       Kişisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya değinelim mi?       Örneğin iş gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaş alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...