logo

03 Haziran 2019

Siyaset – Kültür – Çözüm


Değerli okuyucularım, Kadirşinas dostlar;

Bu hafta sizlerle siyasi olduğunu bildiğim, ama üzüldüğüm bir konuyu paylaşmak istiyorum. Bu vesile ile ilçemizin en önemli, en değerli kurumu olan ve bizi yöneten, şekillendiren Belediye Meclis’imizden bahsedeceğim. Belki burada gözlerden kaçırdığımız küçük bir ayrıntıyı konuşacağız, ancak bir kültür ve anlayış olan bu uygulamanın doğru olmadığının bilinmesi gerekiyor. Düşüncem değil, yasal bir sorumluluk yok varsayılmış ve ‘ biz , ben anlayışı, ne dersek o olur ‘. yaklaşımı ile yürütme ( Belediye Başkan’ı ve partisi ) hatalı bir uygulamayı devreye almıştır. Umarım ki, bir sonraki dönem’de bu uygulama yanlışlığı tekrarlanmaz. Bu yanlışlığın sonuçları orta uzun vadede toplumsal ayrışmayı , biz ve ötekiler anlayışını pekiştirir. Demokrasi kültüründen uzaklaşmayı tetikler. Meclisin kontrol ve uyarma görevinin muhalefetin elinden çalınması sonucunu doğurur. Seçmenlerin bir kısmını yok hükmünde görür. Oysa bizim , Cumhurbaşkanının ifade buyurduğu şekliyle “Sekseniki milyonun birlik ve beraberliği ” ni hedeflememiz gerekir. En azından ilçemiz için, ilçemizin geleceği için, umut ve hayalleri olan gençlerimiz için, böyle düşünmemiz gerekir, diye düşünüyorum, düşünürüm.
Kestel Belediye Meclisimizde her biri ayrı ayrı özellik ve nitelikleri olan yirmibeş arkadaşımız, bu onurlu ve kıymetli makamlar için, iktidar gurubu Cumhur ittifakı mensupları olarak Ak partiden onüç ve MHP adına da dört değerli arkadaşlarımız , muhalefet gurubu Millet ittifakı adına da CHP den dört + bir olarak beş, İYİ parti den ise üç kıymetli arkadaşımız, önce partileri tarafından, Seçimlerin yapıldığı 31.Mart 2019 tarihinde de Seçmenler tarafından seçilmiş oldular.
Burada seçilmişlik sıfatına da biraz değinmek isterim. Seçilmiş olabilmek bir ayrıcalıktır ve olmalıdır da… Seçilmiş veya Atanmış olmak ne demektir ?… Buradaki fark Demokrasi yönetiminin işleyişi açısından her ülkede farklılıklar arz etmektedir. Demokrasinin bana göre, sana göre, bize göre uygulaması olmaz, olamaz da. Esas olan ise Anayasa ile belirlenmiş olan sınırlar olmalıdır. Ancak Anaysanın demokratik olup olmadığı ise ayrı bir bahistir. Seçilmiş olmak önde durmanın hakkıdır. Ancak ülkemizde halen en üst makam ilçelerde kaymakamlıktır. Kaymakamın onaylaması halinde, Meclis kararları geçerlilik kazanır. Halkına karşı sorumlu değildir. Çünkü atanmış olan bir makamdır, yürütme adına kontrol ve denetleme görevine sahiptir. Bu uygulamanın ise demokratik olmadığı kanaatindeyim.
Konumuza dönersek Belediye Meclisimizin komisyon seçimlerinden bahsedeceğim. Seçim sonuçları itibari ile ilçe Meclis’imiz de dört parti temsil edilme şansı bulmuştur. 26 üyeli olan Meclisimizde Ak parti ondört, CHP beş, MHP dört, İYİ parti ise üç üyelikle temsil edilmektedir. Basit usul temsil de ise Ak parti 0,54. CHP 0,19. MHP 0,15. İYİ parti de 0,12. orantısı ile temsil edilmektedir.
5393 sayılı BŞB kanununun dayanak kabul edildiği ‘Belediye Meclisi Çalışma yönetmeliği’ beşinci bölüm 21. madde, 3. Paragrafında ” Komisyonların toplam üye sayısının Meclis üye sayısından fazla olduğu durumlarda komisyonlara üye veremeyen siyasi partilerin üyeleri ile varsa bağımsız üyeler Meclis kararıyla komisyonlarda görev alabilirler ” denilmektedir. İlçe Meclisimizde 5 er üyeden oluşan 11 ihtisas komisyonumuz vardır. Toplam 55 üyeli komisyonlarda Cumhur ittifakı mensubu Meclis üyelerine iki veya üç ayrı komisyonda görev verilmiştir. İşte tam burada hata yapılmış ve Önemli bir kitleyi temsil eden İYİ partili Meclis üyeleri yok kabul edilmiştir. Hiç bir komisyonda görev verilmemiştir. Bu kanaatimce önemli bir demokrasi ayıbıdır. Ben yaptım oldu anlayışıdır. Umarım önümüzdeki dönem bu hata tekrarlanmaz. Temsilde adaletin oluşması sağlanır. Zaten % 10 luk baraj antidemokratiktir. Yaklaşık kullanılan 40 bin oyun 10 bini yok kabul edilmektedir. Sandığa gitmeyenleri de dahil ettiğinizde halkın üçte biri yönetimlerde söz Hakkı’na sahip değildir. Temsil edilmemektedir. Bu anlayışın gelecek adına terk edilmesini diliyorum.
Bir diğer önemli konumuzda ilçemizdeki Trafik ve Parklanma problemidir. Belediye yönetiminin bu konu ile ilgili çözüm önerisi var mı? Başarılı olur mu? Uygulama bulabilirmi ? Ne zaman düğmeye basılacak ? Bilemem, bilemeyiz. Ancak kamuoyunun bu konudan çok rahatsız olduğunu, şiddetle çözüm arzu ettiğini biliyorum. Haddimizi aşmadan duyduklarımı, biraz da kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim. Hemşehrilerimiz özellikle Bursa caddesinin ve devamında Cuma caddesindeki parklanmaların çok sıkıntı yarattığını düşünüyorlar. Birde buna minübüs esnafının istenilen her noktada yolcu indi bindi yapması, diğer paydaşları zıvanadan çıkarıyor. Her iki yöndede orta refüjden dolayı yol tek şerit haline dönüşüyor. Ha keza Cuma caddesinde katlı otoparka rağmen yolüstünde parklanma, zaten dar olan Hamamönü nü tamamen tıkıyor. Behemehal bu yolun RİNG hattı olarak TEKYÖNLÜ kullanılması düşünülemez mi. Şöyleki : Bursa caddesi üzerindeki orta refüj kaldırılmasın, orta okul caddesine kadar tekyönlü parklanma da devam etsin veya yol ortasındaki mevcut süs erikleri seyyar saksı uygulaması ile 45 derece parklanmaya izin verecek şekilde yerleştirilerek ve çeşitlendirilerek güzelleştirilsin derim. Devamında Buluş meydanından dönen ŞK Nizamettin Yavlak caddesi ve M.A. Ersoy caddesinde parklanma mutlaka yasaklansın. Gazi ve Lise caddelerinde de yol genişliği uygun olduğu için seyyar saksı uygulaması ile güzelleştirilebilir. Hem parklanma problemine kısmen nitelikli çözüm üretilir. Hem şehir renklendirilerek güzelleştirilir. Hem de Trafik akışı rahatlatılmış olur. Tabii bu uygulamayı desteklemek adına Ring hattına giren ve çıkan bütün iç yollarda da tekyön ve 10 km hız ile “Slow City” YAVAŞLATILMIŞ ŞEHİR uygulamasına adım atılsın. Hatta iç yollarda sadece ikametgahı olan araçların parklanmasına izin verilerek pilot uygulamaya geçilsin. Esnafın mal indirmesi ve sevkiyatı da mutlaka belirli uygun saat aralıkları ile sınırlandırılmalıdır. Pilot uygulama sonucunda Ring hat içindeki trafiği yok ederek, yayalaştıralım. Böylece esnaf rahatlatılmış ve ticaret canlandırılmış, ÇARŞI kültürüne geçilmiş olur. Yürüme teşvik edilerek, sağlıklı ve dinamik bir hayat için zemin hazırlanmış olur. Göreceksiniz düşününce alternatif birçok çözümler üretilecektir. Tabii mevcut kent meydanı altı çift kat otopark ihmal edilmemelidir. Yaptırdığımız etütlerde 650 araçlık otopark yapılabilirliğini görmüştük. Dinamik bir meydan ve “YAVAŞLATILMIŞTI ŞEHİR KESTEL” için gerekli, ayrıca büyüyen ilçe Kestel için olmazsa olmaz bir şarttır.
Bereket ve paylaşma ayı Ramazan bitiyor. Bilvesile mübarek Ramazan Bayram’ınızı tebrik ediyorum. Sağlıkla ve afiyetle gelecek nice Bayram’lar diliyorum

Share
279 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AŞISIZLARA GETİRİLEN KISTLAMALAR HUKUKA UYGUN MU?

    21 Eylül 2021 Yazarlar

                Aşı olmayanlara getirilen yasaklar sadece Türkiye’de değil, dünyada da tartışma konusu. Şehirlerarası yolculuklarda, okullarda, işyerlerinde ya aşı ya da PCR testi zorunluluğu insanları hem aşıya zorlamak için, hem de toplum sağlığını korumak adına yapılan bir uygulama.             Son dönemde yoğun bakım istatistiklerinden de açıkça anlaşıldığı üzere Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda yatan hastaların çok büyük bir kısmı...
  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...