logo

23 Aralık 2019

SİYASET


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

Siyaset, “sorun çözme sanatıdır” denir. Devlet idaresinde, insana değer verilir. Devlet, insan için vardır. İnsanların dünya örgütlenmesidir. Devlet, milletin- vatandaşların- örgütlenmesidir. Aşama-aşama sorunlar çözülür. Toplum hayatı, kurallara göre yaşanır. Vatandaş, kurallara göre devlet yönetimi ister.

Mektup türü, edebiyatta, düşünceyi açıklama özelliği taşır. Mektup, bir iletişim aracı olarak, hem yazara hem okura hitap eder. Mektupların her biri, bir anıdır. Kamuoyuna mektup yazılıp düşünceler açıklanır. Düşünürler, araştırmacılar mektup ile karşılıklı olarak bilgilerini aktarırlar.

İnsan için en büyük varlık: Sadelik ve zarafettir. Yoksulluk, insanın yaşantısını sınırlar, baskı altına alır. Yoksulluk, maddi zayıflığı anlatmasının yanında, toplumdaki gelir farklılığını anlatır. Ağlamanın da çocuklar ve çocuk yetişkinler tarafından, yakınlarına karşı baskı aracı yapıldığı belirtilir. Sosyal demokrasi, fakirliği yenmek isteyen düşüncedir.

Okumak, günlük olarak yapılan bir davranış özelliği taşır. “Olduğum yerden başka yerde olmak için okumak” anlayışı etkisinde kitap okunur. Kitapların içindeki dünyada, yaşamaya başlanır. İnsanlar eliyle çamaşır, bulaşık yıkar, temizlik yapar. Buzdolabı, insanın yapamadığı işi yapar. Soğutma işlemi ile buzdolabı, insanın yaşantısını değiştirir. Kitap da insanın yaşantısını değiştiren özellik taşır.

Hümanizm-insancılık- insan en değerli varlıktır, anlamı taşır. Barış, kardeşlik, dayanışma insanları yakınlaştırır. Çatışma, savaş, düşmanlık insanları birbirinden uzaklaştırır.

Toplumsal demokrasi, hukuk devleti, planlı ve bütüncül kalkınma, sanayi atılımı, meslek eğitimi, herkese sağlık gibi başlıklardan oluşan bir bütünlük içinde yaşanır. Toplumsal demokrasi, herkesin bir oyu yanında, herkesin zorunlu ihtiyaçlarını karşıladığı bir gelirinin olmasıdır. Hukuk devleti, güven duygusu demektir. Bütüncül kalkınma, herkesin gelirinin artmasıdır. Sanayi atılımı, makine yapmaktır. Meslek eğitimi, işe yönelik eğitimdir. İşsizliği de azaltma isteğini belirtir. Herkesin, sağlık hizmetinden faydalanması isteği belirtilir.

Dini bilgide, kutsal metin içinden, ayetin-cümlenin- çizdiği çerçevenin içinden dünyaya bakılır. Kıyas ile düşünce oluşturulur.  Devlet-dünya- bilgisinde, beş duyu ile doğrudan dünyaya bakılır. Tanım ile bilgi oluşturulur. Tanımda, anlam bütünlüğü ve bütün-parça ilişkisi var. Dini bilgide, ayetin-cümlenin- çizdiği çerçeve, konuyu sınırlar. Devlet-dünya- bilgisinde, tanım konuyu sınırlar. Metin haline getirilmiş bilgi, sınırlanmış bilgidir.

Nasrettin Hoca, köy meydanında gece nöbeti tutar. Nöbet sırasında, ateş yakılmaz, kuralı var. Sabah olur, köylüler gelir. Hoca, gecenin soğuk geçtiğini, yıldızların ışıkları ve evlerin camlarından sızan ışıklar ile beraber nöbet tuttuğunu, belirtir. Hoca’nın yıldızların ışıkları ve evlerin camlarından sızan ışıklar ile ısındığı belirtilir. Hoca’nın köylülere ziyafet vermesi istenir. Hoca, evinin bahçesine kazanı kurar. Kazanın içine yiyecek ve su koyar. Kazanın altına bir mum yakar. Yemeğin pişmesini bekleyenlere: Benim yıldızların ışığından ve evlerin camlarından sızan ışıklarla ısındığım gibi, siz de mum ışığında pişen yemeği yiyeceksiniz, diye seslenir.

Günümüzde, ramazan ayında fakirlere yardım ediliyor. Günde bir öğün, İftar yemekleri veriliyor. On bir ay fakirlerin üç öğün yemek ihtiyacı olduğu, görmezliğe geliniyor.

Nasrettin Hoca fıkrasında, köylüler aç kaldılar. Günümüzde, fakirlere ramazan ayında yardım yapılıyor. Fıkrayı ve ramazan ayını kıyasladığımız zaman: Fıkrada geçen bir öğün olur. Bir öğün, geçiştirilebilir. Günümüzde, fakirlere iftar yemekleri ile günde bir öğün yemek veriliyor. On bir ay fakirlerin üç öğündeki durumları belirsiz. Hazreti Ömer’in adaleti anlatılıyor. Günümüz ile kıyas yapılıyor. Hazreti Ömer, bir kişinin davranışı olarak anlatılıyor. Toplumun durumu belirtilmiyor. Kıyas, toplumdaki bütünlüğü anlatmaz. Fıkradaki bir gün ve Hazreti Ömer’in sırtında un çuvalı taşıması, devlet işi için çalışırken devletin mumunu yakması, bir kişiyi anlatır. Önemli olan toplumun bütünüdür. Toplumun bütününü ve on iki ay süre içindeki durumu dikkate almak gerekir.

Share
527 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...