logo

02 Ocak 2026

Size barış deniliyor


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

Sevgili okurlarım; 2026’nın ilk köşe yazında Şükrü Erbaş’ın bir şiirini kaleme aldım.
Ey ölüm terzileri, ev yıkıcılar, sürgün ustaları…
Ey bir halkı dizlerinin üstünde görmekten gönenen sahte eşitlik!
Ey korkuyu sevgi sanan aşağılık duygusu.
Siyah ve beyaz dışında renk tanımayan alacakaranlık.
İki yanında iki süngüyle şımarık cesaret.
Konuşmak yerine bağıran özgürlük.
Ey gülerken ısıran iyilik, aşağılayan özveri, cezasız suç.
Ey dağları düzlükle ölçmeye kalkan sığlık. çokluğuna güvenen yanlışlık.
Bir suçu, daha büyük bir suçla hafifleten tükeniş.
Kendinden korkan öfke.
Kan ter uykulara yastık olan taş.
Ey başkasının bahçesindeki gergedan.
Bir halkın türküsünü odalarda boğacağını sanan sağırlık.
Ey dağları evlerin üstüne yıkan cinnet.
Ey Barcissus.
Kan ve gözyaşı.
Yalnız gövdesiyle var olan sevgisizlik.
Kendi ışığıyla yanan pervane.
En yüce değeri zulüm olan ahlak!
Ordularıyla soluk alan haksızlık.
Bir halkın onuruna yağan kar.
Size, bariÅŸ deniliyor.
Artık ölülerimizin ışıksız gözlerinden değil,
Güneşle yunmuş pencerelerden bakmak istiyoruz dünyaya.
Ciğerlerimiz soldu dağlardan kopalı.
Evimiz gökyüzüydü sizden önce.
Bahçelerimizi yeniden kurmak istiyoruz.
Göçersek biz istediğimiz için göçelim.
Öleceğimiz yeri biz seçelim.
Siz nasıl kendinizle göneniyorsanız, deniliyor, biz de kendimizle gönenelim.
Bu rüzgar bizim türkülerimizi de taşısın.
Skaklarımızdan çekin soğuk gölgelerinizi.
Avlularımızda asker görmekten bıktık artık.
Bulutların sesini unutturdu uçaklarınız.
Çocuklarımızın evlerdeki boşluğu mezar taşlarından büyük.
Kadınlarımız külden yataklarda yatmaktan bembeyaz kesildi.
Ölerek değil, yaşayarak çoğalmak istiyoruz.
Yoksulluğumuzu özlettiniz bize.
Ömrümüz üzerine bizden başka herkes konuşuyor.
Sizin kentlerinizin varoşları olmak istemiyoruz.
Hapishanelerinizde bizim çocuklarımız var,
Ama onlar sizin boynunuzda asılı gerçekte.
Hiçbir sevgi tutsaklıkta yeşermez.
Eşitlik özgür ilişki ister.
Türkülerimize nefreti karıştırmak istemiyoruz.
Biz de kendimizi sevelim, kimliğimize sahip çıkalım, deniliyor.
Bizi değil, kendinizi yıkıyorsunuz.
Görmüyor musunuz, her gün biraz daha yoksullaşıyorsunuz.
Size, barış deniliyor.
Bizim de kahramanlarımız var.
Biz de geleceÄŸe onurla bakmak istiyoruz.
Örselersiniz, ama gülü karanfile benzetemezsiniz.
Bir halk, deniliyor,
Ancak başka bir halkla zenginlik ve güzellik kazanır.
Kimse kimseyi kendine benzetecek kadar üstün değildir.
Çok değil, bizim size duyduğumuz saygı kadar saygı istiyoruz.
Ölüm korkusuyla, yaşama sevincini unutan insan, dünyaya nasıl iyilikler katabilir.
Birine korku verenin korkusu daha büyüktür.
Hiç bir yanlışlık susarak çözümlenmez.
Sizin özgürlüğünüz bizim bariÅŸ’ımızdan geçiyor,
Tutsaklığınızı görmüyor musunuz?
Ey ölüm terzileri, ev yıkıcılar, sürgün ustaları…
Ey kardeşliğin süreğen kışı. bir halkın onuruna yağan kar.
Ey bahçemizdeki gergedan.
Ey narcissus.
AÅŸağılayan özveri…
Eşitlik zayıflık değil bilgeliktir.
İyi olmaktan bu kadar korkmayın.
Bir kez olsun sevgiyle bakmayı deneyin dünyaya.
Hiç bir halk sonsuza dek efendi, hiçbir halk tutsak olarak yaşayamaz.
Barış hepimizi onurlu ve özgür yapacak tek olanaktır.
Çıkarın kulaklarınızdan körlüğün tıkaçlarını…
2026 yılı adalet, eşitlik ve barış yılı olma dileğiyle, kendim ve gazetemiz Kestel Yöre adına sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmenizi diliyorum.

Share
1654 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ZOR GÜNLERDEN GEÇİYORUZ!

    13 Mayıs 2026 Yazarlar

         Tatiller elbette herkese faydalı ve yararlıdır. YoÄŸun iÅŸ stresinden biraz olsun uzaklaÅŸmak, kafayı dinlemek ve zinde bir vücut ile tekrar göreve dönmek için olmazsa olmazlarımızdandır.      Bu yıl Mayıs ayı tatil sevenler için çok güzel geçerken, iÅŸverenler bakımından öyle deÄŸil.      Kapital sistem, boÅŸ yere insan bakmayı sevmediÄŸi gibi, çalışmayana ücret vermekte istemez.      O bakımdan tatiller uzadığında, ilk itiraz hep iÅŸverenlerden gelir. &n...
  • TAVSİYENE  İHTİYACIMIZ  YOK

    10 Mayıs 2026 Yazarlar

         Ahmet DavutoÄŸlu, okul katliamları nedeniyle 23 Nisan törenlerinin iptal edilmesini ve Ulusal yas ilan edilmesini istemiÅŸ, çocukların öldürüldüğü bir ülkede ÅŸenlik olmaz demiÅŸ.  Sn. DavutoÄŸlu 2020 Suriye İblid’de 33 askerimiz Ruslar tarafından ÅŸehit edildi, Bolu Kartalkaya’da 2025 de 34 ü çocuk 78 vatandaşımız yanarak öldü, 2014 de Soma ve Ermenek’te, Zonguldak’ta  327 madencimizi kaybettik, 2004 de Pamukova, 2018 Ankara  hızlı tren kazaları 50 kiÅŸi, 2019 Çorlu tren kazası 25 kiÅŸi, 2023 Erzincan İliç’te 9...
  • KENDİ GÜCÜMÜZ BİZE YETER

    10 Mayıs 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Çağımızda, dünyada nasıl bir düzen var bu düzende, kendi pozisyonumuz nedir ?      Ekonomik olarak ciddi anlamda sıkıntı içinde yaÅŸayan sosyal kesim olarak, bu durumu izah edebiliyor muyuz,  sanırım bu sorulara menfi yönde bir cevap vermememiz pek mümkün deÄŸil. Zira, bu düzen para babalarının düzenidir, bütün kurum ve kuralları ile onların daha çok kazanmasına göre iÅŸler. Bu anlamda doÄŸal olarak, biz ve para babaları birbirimize taban tabana zıt iki a...
  • İNSANI KEÅžFETMEK

    09 Mayıs 2026 Yazarlar

    İnsan için insanı keşfetmenin asıl yolculuğu, yeni bir vizyona sahip olmaktır. Vizyon, görünen varlıkların ya da olayların bütününü görmek ve değerlendirmek olur. Resmin bütünü dikkate alınır. Duyularla algılanan ya da gözlenen nesneler, olgular bir bütünlük içinde ele alınır. İnsanların yaşamasını sağlayan şey, sakinleşme refleksidir. İnsanları sıkıntıya sokan, bilmediğimiz şeylerden çok, bildiğimizi sandığımız doğru olmayan şeylerdir. İnsanlar kendilerini rahatsız hissettikleri zaman, fetüs pozisyonuna geçerler. Mizaç-huy insanın yol a...