logo

Sol Parti “Esnaf ve çalışan kendi kaderine terk edilmiştir”

Covid-19 Pandemisi’nin son süreçte geldiği endişe verici boyut ark hakikatın gözden kaçırılamayacağı bir noktaya dayanmış durumda. Mızrak çuvala sığmıyor. Bu sürecin vehametinin büyümesinde birinci derece sorumlu, süreç boyunca halka alenen yalan söyleyen, hakikat savunan sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarını hedef gösteren AKP hükümetidir. AKP hükümet, gerçek verileri gizleyerek halkın rehavete kapılmasına sebep olmuştur. Bugün bile açıkladıkları veriler, sahada görev yapan yetkililerin verileriyle ciddi bir tezat oluşturmakta, şaibeli görünmektedir. Sadece açıklanan resmi rakamlara göre bile Türkiye, Avrupa’da 1. Dünya’da 4. sıradadır. Son süreçte salgının arş gösterdiği yerlere baktığımızda görünüyor ki, işçi havzaları salgının en yüksek görüldüğü yerler durumunda. Önlemlerin ve denemelerin son derece yetersiz olduğu, işçilerin canı pahasına çalışmak zorunda bırakıldığı, pek çok çalışanın da ücretsiz izine çıkarılarak, 1.168 TL gibi insanlık dışı ücrete mahkum bırakıldığı bir durumla karşı karşıyayız. Artık gizlenemez bu durum karşısında hükümet, geçtiğimiz günlerde, esnafı kendi kaderine terk eden, çalışanın derdine derman olmaktan uzak, zorunlu olarak gelirinden yoksun kalanlara sahip çıkacak hiçbir önlem almaksızın bir dizi kısıtlama getirdi. Bu kısıtlamalar, ne çalışmak zorunda bırakılanları virüsten koruyabilecek, ne de faaliyetlerine ara vermek zorunda kalan işletmelerde çalışanlara bir güvence sağlayabilecek nitelikte. Tam da bu nedenle aşağıda ifade eğimiz önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesi, gerek çalışanların sağlığının korunması, gerekse bu süreçte gelirinden yoksun kalanların hayatını idame ettirebilmesi için zorunludur.

-Zorunlu sektörler dışında 21 gün tam kapanma sağlanmalı,

-Bu süre içerisinde tüm çalışanlar ücretli izine çıkarılmalı, işsizlere gelir desteği verilmeli,

-İşletmesini zorunlu olarak kapatan esnafa kira desteği verilmeli, yaşamsal ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmalı

-Elektrik, su doğalgaz, internet faturaları bu sürede devlet tarafından karşılanmalı, -Her öğrenciye ücretsiz tablet ve ücretsiz internet hizmet sağlanmalı,

-Tüm halk ücretsiz sağlık hizmetinden yararlanmalı, ücretsiz test yaptırabilmeli,

-Tüm halka ücretsiz aşı yapılmalı,

-Halka tam ve doğru bilgi verilmeli, bilim insanlarına, ilgili meslek odalarına alan açılmalı, karar süreçlerine dahil edilmeli,

-Dönüşümlü çalışma planlaması, tüm kene hayata geçirilmeli,

-Evden çalışabilme imkanına sahip olanların evden çalışması sağlanmalı, bu süreçte giderlerinin işveren tarafından karşılanmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı,

-Toplu taşımada, oturan yolcu kapasitesinin yarısı kadar yolcu alınması,

-Kısa çalışma ödeneği alan işletmelerin, çalışanlarını tam zamanlı çalışmalarının önüne geçilmeli, bu alanda denemler arttırılmalı, Eğer bu süreçte geçiş garantili köprülerin ücretleri müteahhitlere ödenebiliyorsa, hasta garantili şehir hastanelerinin ücretleri ödenebiliyorsa, büyük şirketlerin vergi borçları sırlanabiliyorsa, hakkımız olan işsizlik sigortası fonundaki paralar, kısa çalışma ödeneği adı altında sermaye sahiplerine aktarılıyor, tüm mevcut kaynaklar çalışanları değil patronları gözeterek harcanıyorsa, neden halk sağlığı ve çalışanların geçimini sürdürebilmesi için kullanılmadığını sormak bizlerin en doğal yurttaşlık hakkıdır. Bizler hayan çarklarını çeviren, bu ülkenin gerçek sahipleriyiz. Emeğimizin, hayamız hiçe sayılarak zenginlerin ceplerinin doldurulması uğruna sömürülmesine karşı çıkalım, bu düzeni toptan değiştirelim.

Share
5392 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?