logo

SONUN BAŞLANGICI

     Sevgili dostlar; AKP’deki çözülme her geçen gün büyüyor, görünen o ki, daha ileri boyutlara varacak. Şu ana kadar 60 bin civarında üyenin istifa ettiği söyleniyor, tabi bu rakamı en az beşle çarpacaksın. Erdoğan, hala işin ciddiyetinde değil, “Hepsi yok olacak, boş çuval gibi devrilecekler” gibi laflar ediyor. Tarihte çok örnekleri var hiçte öyle değil, Davutoğlu, Babacan ve Gül, henüz partiyi kurmadılar, esas çatırtı o zaman çıkacak. Bakalım kaç milletvekili kopacak, 30 civarlarında olacağı söyleniyor. Eğer o kadar kopma olursa, bu sayı artar ve AKP tarihe karışır. İstifa eden eski vekillerin söyledikleri yenilir yutulur cinsten değil, “Partimiz adeta aile şirketi görüntüsünd,e ahlaki çürüme bünyeyi sardı” diyor Y. Değirmenci, “Bir kişinin aklıyla ülke yönetilmez, çok kişinin aklını ortaya koyacağı bir mekanizma gerekir” diyor S. Özdağ. “Başkaldırı sürecine giriyoruz, adalet ve kalkınmadan uzaklaşan AK partiden istifa ediyoruz” diyor Cuma İçten. Erdoğan’ın ummadığı bu taşlar baş yaracak cinsten.

     “Neden bu hale gelindi” dersek, ülke yangın yerine döndü. İşsizlik aldı başını gitti, insanlarımız aç sefil, 6 kişilik işe 6 bin kişi müracaat ediyor, insanımızın % 70’i borç batağı içinde yüzüyor. Suriye politikası ve Suriye’li mültecilerin durumu hepimizin moralini bozdu, 40 milyar dolar bunlara harcıyorsunuz, çıkan yasalar gereği emekli olmuş yaşı bekleyen binlerce işsiz insanımız için 6 milyar dolar bulamıyorsunuz, alınan borçlar nedeniyle günlük 50 milyon dolar faiz ödüyoruz ama son derece stratejik  önemi olan tank palet fabrikasını 50 milyon dolara Katar ordusuna satıyorsunuz, her ay ard arda gelen zamlar alım gücümüzü yok etti, kaşıkla verip kepçeyle geri aldınız, uçaklarınız yüzlerce makam aracınız ve saraylarınıza gelince hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyorsunuz. Halbuki, iktidara geldiğinizde, “Yoksulun, fakirin sesi olacağız” demiştiniz. Ama öyle bir uçtunuz ki, o kesimi artık görmüyorsunuz bile, ülkede rejimi değiştirdiniz, tek adam sistemi diye dünyada örneği olmayan bir sistem dayattınız oda tıkandı, yürümüyor. Büyük bir çaresizlik içinde olduğunuz her halinizden belli, daha doğrusu fırtına patladı gemi kayalıklara doğru sürükleniyor, kaptanda ne yapacağını bilmiyor. Ekonominin yanında tarım ve hayvancılığı da bitirdiniz, kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriydik biz. Şu halimize bakın, her konuda dışarıya bağımlı hale geldik, nasıl becerebildiniz inanamıyoruz, bunları yapabilmek için özel bir eğitim almak gerekiyor kesinlikle.

     Evet bu kesinlikle sonun başlangıcıdır. Bu rüya burada bitmiştir, ama olan Türki’yenin bunca yılına mal olmuştur, bunun tedavisi yıllar alır. Davutoğlu, Babacan, Gül veya isyan edip ayrılan eski vekiller veya Ak partililer kimse bana hikaye anlatmasın hepiniz bu suçun ortağısınız o kadar.

     DOSTUMUZ ÖYLE Mİ

    Halen; Suriye ve K.Irakta Amerika ile birlikte hareket etmeye çalışıyorlar, daha doğrusu medet umuyorlar. Bunların ne yaptığını kime hizmet ettiğini bilmeyen yok, bizimkilerin dışında, Fıratın doğusu diyorlar, orada Amerika var sıkıyorsa ayağını bas. Fıratın batısı diyorlar Rusya var peki sen nerdesin belli değil. Şunu hala anlayamadınız bu Amerika’dan dost olmaz, bırakın bu kandırmacaları bakın yine kandırılıyorsunuz sizde halkımızı pembe tablolar çizip kandırıyorsunuz, orası bir bataklık, bizim ne işimiz var orada. Bir an önce Suriye hükümeti ile görüşüp bu işi çözmelisiniz, bu kadar söylenenden sonra geri adım atamıyorsunuz anlıyoruz Şam’a gidip Cuma namazı kılamasakta olsun  ne de olsa eski kankanız sorun aşılır diye düşünüyorum.

     Bu yaşananlardan sonra tekrar sevgi ve saygıyla anıyorum; o yürekli çocukları… Yıllar önce farkına varmışlar, kimin dost kimin düşman olduğunun, Deniz, Yusuf, Hüseyin başta olmak üzere, bu uğurda hayatını kaybedenler nurlar içinde uyuyun… Ne demiştiler o yıllarda…

     Kahrolsun Amerika, yaşasın tam bağımsız Türkiye!!!

     DENİZLER ÜLKESİ

     İnanın siyaset yordu başka bir konuya gireceğim. Ne yazık ki, orada da hükümetin uyguladığı yanlış işler yüzünden etrafı denizlerle çevrili bu ülkede balık yok dostlar. Karadeniz gibi elimizde bir balık deposu olduğu halde inanılır gibi değil. Neden mi; cevabı çok basit. Avrupa birliği üyesi olan Yunanistan, Bulgaristan, Romanya gibi ülkelerde balık bol bizde neden yok, denizlerde güneş ışığı 40 metre derinliğe kadar ulaşabiliyor bu metrelerde deniz çayırları dediğimiz otlar yaşıyor, bu otlar balıklara yem oluyor ve onların içinde üremelerini sağlıyor, bu ülkelerde avlanma 40 metrenin altında yapılıyor, 39 metrede balık avlayamazsın, kanunen yasak, bizde ise 24 metrede istediğin balığı avlayabilirsin, bu otların içinde yaşayan balığı avlarsan sadece balığı değil gelecek, neslini de yok edersin olay bu.

     Peki böyle bir yasağı uygulamak için illa Avrupa birliği üyesi mi olacaksın be beyinsiz.

     Kalın Sağlıcakla…

Share
620 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?