logo

02 Temmuz 2016

Sosyal Tesis Can Çekişiyor


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

rmzn
Kestel Belediye Başkanı Yener Acar’ın 13 yıllık hizmet süresi içinde, 7 milyon liralık (yedi trilyon) maliyetiyle en önemli projesi olmakla övündüğü “Sosyal Tesis”nin ne durumda olduğunu biliyor musunuz?
Halka sorun bakalım.
Başkan Acar’ın açılışında, Türkiye’ye örnek gösterdiği ve vatandaşın cebinden çıkan trilyonlarla yapılan bu tesise bugüne kadar gidip faydalandınız mı?
İnanıyorum ki, yüzde 99’u “hayır” yanıtını verecektir.
Vatandaşın ne dediği onlar için hiç önemli değil.
Çünkü onlar, “Biz istedik yaptık, size ne oluyor” dercesine Kestel’de yaşayan vatandaşların fikri sorulmadan, yapılan tesisi işletebilmek için Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi BURFAŞ’a verilmişlerdi.
Tesisin işletmeciliğini zar zor siyasi baskılarla bir yıl işleten BURFAŞ, bu süre içinde 1.5 milyon lira zarar ettiği belirtiliyor.
Düşünebiliyor musunuz, plansız ve örnekleri araştırılmadan düşüncesizce, Başkan Yener Acar’ın arzusu doğrultusunda yapılan tesisin konseptinde şu sıralar değişiklikler yapmaya çalışılıyor.
Bu sözde tesise hiç bir işlek yapmasanız dahi, ciddi miktarda aylık gider maliyetleri var.
Örnek değil, gerçek şu:
Tesisin içinde kiracı konumdaki yerlerden aylık gelir yaklaşık 60 bin lira.
Gider ise; 130 bin lira civarında.
Neresinden bakarsanız bakın, astarı yüzünden pahalı bu atıl yatırım. Unutmayın ki, biz Kestel’lilerin cebinden çıkan, tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardı.
Her konuda israftan kaçındıklarını söyleyen Sayın Yener Acar’a Kestel’liler bu konuda haklarını helal etmeyecektir.
Sadece Yener Acar olsa yine iyi…Başta yanındaki bazı meclis üyeleri bile şimdiden ah almaya başladılar.
İFTARLAR AMACINA ULAŞIYOR MU..?
Bir Ramazan ayını daha geride bırakmanın mutluluğunu yaşarken, ay boyunca verilen iftarların, amacına ne kadar ulaştığının da merakı içerisindeyim.
Özellikle, protokolün İftar yemeklerine katılmayı pek sevmeyen birisi olarak, bu yılda bu geleneğimi bozmadım.
Sadece Kestel Ziraat Odasının düzenlediği iftar yemeğine katıldım.
Her yıl katıldığım belki de tek iftardır.
Amacına ulaştığına inandığım, bunun için çabanın sarf edildiğine şahit olduğum ve gösterişten uzak maneviyat dolu bir iftar verme çabası içerisine girer Ziraat Odası her yıl…
Oda başkanı Fevzi Fırtına, bu iftar gününe çiftçileri, odanın temsilcilerini ve Ziraat Odasıyla gönül bağı olan herkesi eşleriyle birlikte iftara katılması için ikna etmeye çalışır.
Eşlerle ile iftara katılımın her geçen yıl biraz daha fazlalaştığı gözümüzden kaçmıyor.
Herkesin tanışıp, kaynaşmaya ihtiyacı olduğunu vurgulayan Fırtına, “Yaşamış olduğumuz zor süreçlerden sıyrılıp, maneviyat ve dostluklara önem vermemiz gerekiyor. Biz verdiğimiz iftarlara, herkesin eşleriyle birlikte katılmasını önemsiyoruz. Çünkü, kadının yerinin olmadığı bir toplumu düşünmek dahi istemiyoruz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal’in dediği gibi; “Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!”dedi.
İftar yemeğinde konuşma dahi yapmayarak, insanların sıkılmasını istemediğini dile getiren Fırtına, “Hepimiz gün içerisinde stres ve sıkıntılar yaşıyoruz. Burada bari en azından insanlar biraz huzurlu olsunlar” dedi.
Kestel’li çiftçilerin katıldığı iftar yemeğinde, birbirlerini uzun zamandan beri görmeyen çiftçiler ve eşleri hasret giderme imkanı buldular.
KESTEL 2 NOLU SANAYİ ARTIK YOK
Kestel 2 Nolu Sanayi bundan böyle yok.
Yıllarca her türlü pisliğini, Kestel halkının çeltiği ve halen daha çekmeye devam ettiği Kestel 2 Nolu sanayi, Gürsu Organize Sanayi Bölgesine bağlandı.
Sanayinin Gürsu’ya bağlanmasına Kestel Belediyesinin imza vermesi ve bu alanda söz sahibimizin olmamasına tepki sürüyor. Konuyla ilgili olarak geçtiğimiz gün gazetemize gelen bir vatandaş, “Yıllardan beri buranın çilesini Kestel halkı çekti. İlçemizdeki beceriksiz yöneticiler sayesinde bu sanayi bölgesi de elimizden gitmiş oldu. İlçemiz için gelir kapısı olan sanayi bölgesinin Gürsu Organize Sanayisine bağlanması son derece düşündürücüdür. Sadece baştakilere yaranmak için atılan imzalar unutulmasın ki, ilçemizin kaderini belirleyen imzalardır. Bu anlamda, şu an yönetici olanların üzerinde büyük bir vebal olacaktır” dedi.

Share
190 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...