logo

13 Kasım 2020

Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.

     İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda mağduriyet olduğu, bilmem için kâhin olmama gerek yok. Depremden dolayı insanlarımız yine daha önceki depremlerde yaşanan gerçekle karşı karşıya olduğundan eminim. Ben, 25 yıl önce bu meseleyi o zaman gazeteki köşe yazılarımda sürekli olarak dile getirmiştim. Hatta bu yazılarım nedeniyle savcı beni ifadeye çağırmıştı, yani nerdeyse mahkemelik olacaktım. O gün yazdıklarımı, bu gün yazmamın pek bir manası olacağını sanmıyorum. Çünkü hepinizin bildiği gerçekleri tekrarlamak olur. İnşaat sektörü aç gözlü, insafsız müteahitlerin insafına terk edildiği müddetçe, bu yıkım, acı ve mağduriyet bundan sonraki süreçte de devam edecek.

     Kapitalizm insan türünü öyle bir aç gözlü yapmış ki, yağmada, talanda, cana kıymada sınır tanımıyor. Deprem olmuş, sel gelmiş, savaş olmuş, can ve mal kaybı olmuş, doğa tahrip olmuş canlı türleri yok olmuş, hava ve sular kirlenmiş bütün bunlar kapitalistlerin umurunda değil. Onların tek derdi daha fazla para, daha fazla mal mülk. Onun için de insanı ve doğayı zalimane bir şekilde acımasızca sömürüyor. Sömürüsünü ve zulmünü kurdukları batıl cahiliye düzeni vasıtasıyla meşrulaştırıyorlar. Anlayacağınız tek suçlu kapitalist sınıf ve onların batıl düzenidir.

Share
3200 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • YOK MU BU SESİ DUYACAK BİR BABAYİĞİT?

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Bu ses neden duyulmuyor..?      Bu ilçede, Bir oda başkanı çıkıp, “Yaptığım görevden utanıyorum” diye isyan edebiliyor.      Çiftçinin sesinin duyulmadığını, artan maliyetler altında ezildiğini haykırıyor.      Aslında, “Yaptığım görevden utanıyorum” derken, ülkeyi yönetenlerin utanmaz olduğunu vurguluyor.      Ülkenin hiçbir kurumunda liyakat kalmamış, TÜBİTAK’ın başına, hayvanat bahçesi müdürünü atadıklarından bitmişti bu iş a...
  • Milletvekillerinin çabasını takdir ediyorum

    13 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Adı ne olursa olsun, asıl amacı 40 yıldan fazla süredir devlet ile PKK arasında süren silahlı çatışmaya  son noktayı koyma yasası mecliste 467 millet vekilinin oyuyla kabul edildi.      Yani bu 12 maddelik çerçeve yasanın Türkiye’nin başka her hangi bir sorununu çözmeyle alakası olan bir yasa değil. PKK’nın feshini ve dolayısıyla uzun senelerdir devletin PKK ile  savaşını sonlandırmayı hedefliyor.      Ne yalan söyleyeyim, ben son yıllarda kendi...
  • Türkiye Yeni Bir siyasi  Dönemin Eşiğinde

    03 Ağustos 2026 Yazarlar

         Yeni değişim derken; sn. Özgür Özel'in yeni partisi Türk siyasi tarihinde benzeri olmayan bir örnekle,  siyasi tarihinde yerini ana muhalefet partisi olarak aldı.      Türk siyaseti zaman zaman köklü kırılmalara sahne olmuştur.      Bugün de siyaset kulislerinde en çok tartışılan başlıklardan biri, Özgür Özel'in öncülüğünde şekillendiği öne sürülen yeni siyasi hareketin nasıl bir etki oluşturabileceğidir.  Henüz yolun başında olmasına rağmen, bu oluşumun siyasete ...
  • ÖNCE KAFA YAPISI DEĞİŞMELİ..!

    02 Ağustos 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;     Bizim köylü, Dursun amcanın benim yaşıtım Keko isminde bir  oğlu  vardı. Keko, bir gün evden kaçmış, yaklaşık bir ay sonra Keko’nun annesi evlerinin güney tarafındaki yoldan takım elbiseli bir gencin geldiğini görüyor, tanıyamadığı için kocasına dönüp “Dursun  ağa, şu yamaçtan gelen delikanlı kimdir acaba” diye soruyor. Dursun amca o tarafa bakıyor ve gelenin, oğlu Keko olduğunu anlıyor karısına dönüp şöyle bir cevap veriyor “Şahhanım o gelen bizim sıpamız fakat s...