logo

14 Aralık 2020

TANK PALET NAMUSTUR VATANDIR !!!


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Hani Adalet, Yargı ve ekonomide reformlar yapılacağından bahsetmişti, AKP Genel Başkanı sn. Erdoğan, Allah var hiç umutlanmamıştım. Son bir haftada yaşananlar gösterdiki böyle bir şey asla olmayacak, sadece gündem değiştirip gaz almak bütün mesele bu.  Gerçek olan, AKP’nin sertlik ve kavgadan besleniyor olması.

     Bir TV kanalında CHP Milletvekili A. Mahir Başarır’ın söylediği bir söz yüzünden fırtınalar kopardılar iyi mi. Başarır, bir kaç saniye içinde söylediği sözü düzelttiği halde ki, canlı yayınlarda bu tip hatalar olabiliyor bir linç kampanyası başlatıldı. Bu Ordumuz sevdalıları tarafından ki, onların ordumuzla ilgili söylediklerinden davranışlarından da   bahsedeceğiz, daha doğrusu gerçek yüzlerini göreceğiz.

     Mahir Başarır, o programda “Ordumuza öyle demek ister miyim hiç? Ben tank palet fabrikasının Katar’a satılmasından bahsediyorum” diyerek sözünü geri aldı, özür diledi. Ama, işin bu tarafı artık önemli değildi, sen misin bu sözü sarf eden, ver satırı gitsin. Daha ilginç olan ise, kulağını ve gözünü saraya çevirmiş olan RTÜK bu kanala ceza yağdırdı, akıl alır gibi değil. Hani ifade ve düşünce özgürlüğü, halkı bilgilendirme Demokrasi’den ve reformlardan bahsediyoruz ya.

     Bütün bu sorunları anında bitirmek o kadar kolay ki,  ama bunu yapamazlar. Çünkü şeffaf değiller, açıkla tank paleti kaça ve hangi şartlara Katara verdin, hediye olduğu söylenen 500 milyonluk uçağın mutlaka bir yazışması vardır, göster yoksa böyle bir belge  devletin malı da  olamaz o uçak, İstanbul borsasının %10’ununu kaç paraya Katar’a verildiğini ki, buna ihtiyaçta yoktu, bu kurumun 120 milyar dolar üzerinde serveti var bunları çıkıp bir açıklayabilsen karşında ne CHP kalır, nede İyi parti benden söylemesi.

     Şimdi gelelim ordumuz için söylenenlere, sessiz kalıp bugün kıyameti koparanlara Genel Kurmay 2. Başkanı idi sonra Genel Kurmay Başkanı oldu, şimdi Milli Savunma Bakanı olan sn. Hulusi Akar’a, ordumuzun subaylarına cami bombalayan dinsiz katiller sürüsü, fuhuşçu casuslar, Genel Kurmay Başkanlarına, gizli Yahudi diyebilen bir gazeteciye tepki koyacağına babasının ölümü daha sonrada kendi ölümü nedeniyle taziye mesajları gönderdi, bu Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı için yeri doldurulamayacak bir boşluk olmuştur diyor mesajında. Yine bilinen bir isim iyi ki bunlarla savaşa girmemişiz, Türkiye bağırsaklarını temizliyor diyenlere karşı yine tık yok. O gün kuvvet komutanı olan  sn. Akar’dan, o gün  ordumuza bu kadar ağır hakaret edenlere sessiz kalıp, bu gün tank paletin Katar’a satılmasına karşı çıkan CHP’li vekil A. Mahir Başarır’a hesabını soracağız gibilerden laf ediyorsun, olmadı be sn. Akar, önce bu yaşananlara söylenenlere  bir cevabınız olmalıydı.

     DÜNYADA GERÇEKTEN BİR ÖRNEĞİ DAHA YOK-1-

     Kamu ihale kanunu, devletin bütün işleri, bu kanuna göre duyurulur ihaleye çıkılır ve yaptırılır. 18 yıldır iktidarda olan AKP, bu süre içinde bu kanunu kaç kez değiştirdi biliyor musunuz, arkanıza yaslanın ve bir bardak yanınızda su bulundurun, ne olur ne olmaz. Evet tam tamına 18 yılda 193 kez kamu ihale kanunu değiştirildi.  Neden buna gerek duyuldu derseniz, çok basit eşe dosta yandaş müteahhitte göre düzenlemeler yapıldı, böyle bir şey olabilir mi, aklımız almıyor koskoca bir devlet böyle yönetilir mi, çok yazık çok.

     DÜNYADA GERÇEKTEN BİR ÖRNEĞİ DAHA YOK-2-

     Varlık fonu diye bir kurum oluşturuldu, diğer demokratik ülkelerde de benzeri kurumlar var. Ama, bizdeki varlık fonunun bir özelliği var ki, demokrasi ile yönetilen hiçbir ülkede bu özellik yok olamazda. Devletin yani kamuya ait ne varsa bu kurum tarafından yönetiliyor, hakkında karar verilebiliyor, alınıyor, satılıyor devletin bankaları, fabrikaları, arazileri, taşınmaz malları aklınıza ne gelirse devlete ait olan, kamu yararına olduktan sonra tabi ki sorun yok fakat şeffaf olmalı bu tip kurumlar kaça aldı, kaça sattı bilinmeli, diğer bir çok şeyde olduğu gibi bu kurumumuzda da hiçbir şeyi bilme şansınız yok, öyle bir madde konmuş ki, Sayıştay dahi hiçbir kurum Varlık fonunu denetleyemiyor.

     Kalın Sağlıcakla…

Share
3720 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         Değerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben şaşkınım. Ülkemin, Milletimin yaşadıklarını Vatandaşların idrakine bırakıyorum.       Kişisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya değinelim mi?       Örneğin iş gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaş alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...
  • ANLADINIZ…

    29 Haziran 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Gerçekten çok acayip bir dönem içerisindeyiz ayakta durmaya çalışıyoruz. Umutlarımızı diri tutmak için çırpınıyoruz. Sadece kendi yaşam geçmişinizi şöyle bir düşünürseniz şaşkınlığınız artacaktır.       Biliyorsunuz ben yazılarımı hep yerel konular ile ilgili yazıyordum. Ancak ülkemizde yaşananlar artık insanlarımızı çok yoruyor.      Hangi konuyu ele alsak, işlesek acaba diye düşünüyorum.   ...
  • Bilimin Aydınlık Yolunda Yürümeliyiz

    28 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;      Ben her zaman söylüyorum, yaşadığımız maddi ve manevi sorunları ancak bilimsel yollarla çözebiliriz. Zira, insanlık tarihinden edindiğimiz tecrübelerden hareketle bilimsel yöntemler değil de, bilim dışı yöntemlerle ekonomik ve sosyal sorunları çözmeye yeltenen halkların akıbeti faciayla neticelenmiştir. Yani, tarihsel geleneklerimizle ve statikolarımızla, bilimsellik arasında bir zıtlık ortaya çıkması halinde, sorunlarımızı çözüp selamete çıkmak için bilimi tercih etmek zo...