logo

10 Ağustos 2019

TEK ÇAREMİZ; NEO PUTÇU YAPILANMALARDAN KURTULMAKTIR


Kestel Yöre Gazetesi
kestelyore@gmail.com

     Sevgili okurlarım; Kerbeladan bugüne kadar sistemli olarak, zalimler masumları ve mazlumları katlediyorlar. Müslüman halkların üzerine karabasan gibi çökmüş olan münafıkların cahiliye karanlığıyla hesaplaşmadıkça İslam coğrafyasında masumların kanını dökmeye devam edeceklerdir.

     Ben şahsen, meseleyi hiç eğip bükmeden bütün çıplaklığıyla ortaya koymaya çalışacağım, taktiri de size bırakıyorum.

     İslam toplumlarının temel sorunu, ilim ile statükonun kavgasıdır. Zira, ilim ile statüko taban tabana zıt oldular. Statüko durağandır, negatiftir, kısırdır. İlim, aktiftir, pozitiftir, üretkendir. Bu manada imamların, şeyhlerin oluşturdukları mezhep, tarikat, cemaat statükocu örgütlenmeler ilim dışı yapılardır. Hiç kimsenin şu veya bu gerekçe ile, yaradanın bize hediyesi olan ışığını, ilmini belli bir kalıba sokmaya, kural koymaya, statüko oluşturmaya hakkı yoktur. Her kişi yaşadığı çağa, mekana, koşullara göre yaradanın ilminden istediği kadar faydalanıp, kafasını aydınlatabilir. Sağa sola sapmadan doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet yolunda yürüyebilir.

     Allah, kendi resulü Muhammed’e dahi kuran’ın ilmine statüko oluşturma yetkisi vermemiştir. “Ben sana vahiy ettiğim uyarıları tebliğ et, gerisine karışma” diye emretmiştir. Allah’ın ilmini bir kenara bırakıp, imamların, şeyhlerin Allah adına koyduğu kurallara göre, amel edenler münafıkların oluşturduğu neo putçu yapılanmalardır. Cahiliye düzenin iman ve İslam maskesi altına saklanan yeni versiyonudurlar. İşin aslı da astarı da, hakikati de budur.

     Mezhep, tarikat, cemaat, saltanat düzenleriyle yüzleşmeden, hesaplaşmadan, onlardan kurtulmadan masum canlıların katledilmesini ve doğanın tahribatını engelleyemeyiz. Onları etkisiz kıla mücadelesi vermeden İslam coğrafyasındaki savunmasız masumların katliamını önleyemeyiz.

     Bu anlamda, ölümcül hastalığa vesile olan virüsün kaynağı kurutulmalıdır. Tek çaremiz, neo putçu yapılanmalardan kurtulmaktır. Başka bir çözüm yolu biliyorsanız bize söyleyin, onu yapalım.

     Son olarak, Kuran öncesi putlarla günümüz putları arasındaki detayı da ifade edeyim: O dönemin putları yontulmuş ağaçlar ve taşlardı. Neo cahiliyecilerin putları, mezhep imamları, cemaat şeyhleri ve şıhlarıdır.

********************

     Bu arada, vatan savunmasıyla alakalı olan Doğu Akdeniz meselesinde, siyasiler ve Türkiye kamuoyu gerekli duyarlılığı göstermiyor. Pasif konumdalar, bu olgu pek hayıra alamet değildir. Vatan severlik ve milliyetçilik, meydanlarda birbirimize nutuk çekmeyle olmaz. Emperyalist saldırılar karşısında, doğru bir savunma hattı oluşturma icap eder.

******************

Suriye ile ilgili yanlış politikadan gayri vazgeçelim. Yanlışta ısrar edersek, Allah korusun Türkiye’yi Suriye’ye çeviririz. Dış devletler dışarıda anayasa hazırlayıp, bize verseler “Siz bu anayasa ile yönetileceksiniz” deseler kabul edermiyiz..? Hepinizin “Hayır” dediğini duyar gibiyim. Bizim neyimize lazım Suriye halkı için anayasa hazırlamak, bırakalım kendi iradesiyle sorunlarını çözsünler. Hiç boşuna kimse kendisini yormasın. Başkalarının yaptığı anayasayla Suriye halkı yönetilemez, sadece krizi derinleştirir. Ayrıca hatırlatayım, bizim anayasamız ve devletimiz Demokrasi, insan hakları, adalet ve özgürlükler konusunda çok sorunludurlar. Bugün Suriye için anayasa yapanlar gelecekte Türkiye için yapmayacakları ne malum. Onun için dış güçlerin ülkelere bu tür dayatmalarına meşruiyet kazandırmayalım, biran önce orta doğu ile ilgili politikamızı değiştirmezsek, İman ve İslam örtüsü altına gizlenmiş olan cahiliye barbarlığını ve karanlığını Türkiye’ye transfer ederiz. Biz onları kendi yolumuza getiremeyiz, üzülerek söyleyeyim; onlar yakında, Türkleri kendilerine benzetecekler. Bölgenin bataklığı, karanlığı, vahşeti bize niye bu kadar cazip geliyor anlayamıyorum.

     Hani derler, “Belanı mı arıyorsun be adam” bizimki o hesap olmuş. Yığınla maddi ve manevi değerlerimizi onların angaryaları uğruna heba ediyoruz. Ülkemizin toplumumuzun dengesi onların yüzünden alt üst oldu. Artık, yetti de arttı bile. Bu duruma son vermek gerekir diye düşünüyorum.

Share
277 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...
  • DEPREM VE YAĞMACILIK

    13 Kasım 2020 Yazarlar

             İnsan özünde iyi midir kötü müdür sorusu, felsefenin sağlam tartışma alanlarından biri. Bu soruya belki herkes yaşadıkları üzerinden zaman zaman farklı cevaplar verebilir. Ülkemizin gerçeği olan deprem, her tekrar ettiğinde insanların enkaz altından canlı çıkmasına, hayatlarına geri dönebilmelerine dair umudumu 1999 depreminden kalan yağma hikayeleri gölgeler. Bu yağmacıların varlığı da insanın özünde iyi falan değil rezil bir yaratık olduğu fikrine iter beni.      &...
  • Suçlu onların batıl cahiliye düzenidir

    13 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Bir aydan fazla zamandır Tunceli ili Ovacık ilçesinin Yaka tarla köyündeyim. Köyde elektrik olmadığı için Elektrik ihtiyacını güneş paneli aracılığıyla karşılıyoruz. Bir kaç gündür hava yağmurlu olduğu için elektriksiz kaldık, onun için telefon, televizyon gibi araçlarımız devre dışı olmuş durumda ve Türkiye’deki önemli olaylardan haberdar değilim.      İzmir’de deprem olduğunu duydum. Fakat, ne derece bir tahribat yarattığı, can ve mal kaybı konusunda bilgim yok. Önemli oranda...