Son Dakika


Ülkemizin namusu, şerefi üzerine tarafsızlık yemini etmiş bir Cumhurbaşkanı var Sn. Recep Tayyip Erdoğan, bakın ne söylüyor, Cumhurbaşkanlığı hevesi yolunda daha kaç CHP’li TELEF olacak, böyle bir sözü her hangi biri sarf edebilir. Ama, bir ülkenin Cumhurbaşkanı söyleyemez, söylememeli, geri adım atıp ülkedeki harareti düşürmeye çalışacaklarına daha da yangına benzin dökülüyor. Bir hatadır İmamoğlu’nun tutuklanması, peki ülkede neye mal oldu 55 -60 milyar dolar uçtu gitti hazineden, borsa çakıldı bitmedi ardından gözaltılar hele bir tanesi var ki komedi filmi gibi, içi bomboş tutuklamalar ne yapmaya çalışıyorsunuz iki de bir burası hukuk devleti diyorsunuz bu yapılanların hakla, hukukla, Adaletle uzak yakın alakası var mı, Erdoğan’dan sonra İstanbul’u 6 yıl yöneten Ali Müfit Gürtuna, bile İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki gösterebiliyor.
Bu konuşmaları Erdoğan, kendi hazırlamıyor, birileri hazırlıyor önüne koyuyorlar Erdoğan da okuyor promterden okuyor bunları yazanlar Erdoğan’a kötülük ediyorlar, Erdoğan İmamoğlu, Özgür Özel, Musavat Dervişoğlu gibi doğaçlama okuma yapamıyor, o yeteneği yok, o yüzden bu yazıları hazırlayanlar daha dikkatli olmalı, zaten yeteri kadar ayrıştırdınız, hiç olmazsa bundan sonra bu tansiyonu düşürmek için gayret sarf edin, ülkemiz hala çok şeyler kaybetmeye devam ediyor.
TELEF Arapça bir kelimedir, yok etmek, öldürmektir bizdeki karşılığı. Ama, bu kelime insanlar için pek kullanılmaz yangında, selde şu kadar küçük baş, şu kadar büyük baş hayvan telef oldu denir. Bunu CHP’liler için söylemek; siyaseten nezaketsizliktir, hakarettir, tehdittir. Bunun altında ne ararsan ara, gel de eski Türkiye’yi o siyasetçileri arama, siyaseten sert konuşmaları olurdu, ama böyle kelimeler hiç mi hiç duymadık, bir saygı, bir asalet vardı.
Şimdi bu bir itiraf, yani Erdoğan, bu seçimi kazanamayacağını iyi biliyor, tabi erken seçime gidip aday olabilirse, ya da Anayasayı değiştirecek ama 400 milletvekili bulması da çok zor, diyelim ki, 360 milletvekili buldu, referanduma gitti veya erken seçim kararı aldı, oradan da bu günkü şartlarda asla çıkamaz. Çünkü, 3 ay öncesi gibi değil, CHP arayı 6 -7 puan aşmış durumda bu ara kapanmayacağı gibi, her geçen gün biraz daha açılacaktır. CHP sadece birinci parti olmadı, üye sayısında da patlama yaşanıyor.
Bu tip sözler aslında şu anlama geliyor, ülkemizde ilerideki günlerde de rahat ve huzur umudu yok.
Bakın dostlar; AKP, bu ülkeyi 23 yıldır yönetiyor hem de tek başına, akşam düşündüğünü sabah yasalaştırdı, bırakın Türkiye’yi dünyada diktatörler dışında kimse bu kadar uzun süre hükümet olmamıştır. İyi de bu uzun süreçten sonra insanlardan hala sabır bekliyorsanız, sizin anlatılacak başka hikâyeniz kalmamış demektir. Ekonomi felç olmuş, insanlar açlık sınırında yaşam mücadelesi veriyor, üniversite bitirmiş öğrencilerimizin iş bulma şansı yok, emekliye verdiğiniz maaş sizin bir kahvaltınızı karşılamaz, işçi, memur çok zorda ama siz hala Suriye’den gelen sığınmacılara bizim insanımızdan daha fazla değer verdiniz, binlerce doktorumuz, mühendisimiz AB ülkelerine kaçtı gitti, giderse gitsinler dediniz, hayır efendim kolay mı yetişiyor bir doktor, az mı emek var gitmeyecekler ve mutlaka gerekli şartlar sizden sonra sağlanıp, geri getireceğiz onları, bu boynumuzun borcu, sığınmacılarda artık ülkelerine geri dönecekler, bu kara cahil insanlarla mı bu ülkeyi AB seviyesine taşıyacağız.
Şimdi; CHP geçte olsa sahaya indi. Çünkü, TV’ler de ve yazılı basında kendini anlatma şansı yok, ciddi paralar harcanıp tüm medyaya sahip oldular, CHP’nin tek şansı sosyal medya ve meydanlardır, sokaklardır, gerekirse köy, kasaba, ilçe, ilçe gidilip kendini ve yapacaklarını anlatması gerekiyor. Bunu şu an mükemmel yapıyorlar, bakın Yozgat, Mersin, Bahçeşehir, Konya, Van, Bursa mitingleri şunu çok açık net gösterdi, artık onun kalesi bunun kalesi diye bir şey kalmadı, kaleler bir bir yıkılıyor bu aslında AKP’nin TELEF olduğunu gösteriyor, çekilmesini bilmek lazım. Yıllar önce, 23 Nisan’da koltuğuna oturan bir öğrenciye tamda böyle demişti Erdoğan, dostlar, su yolunu bulur ve suyun akış yönünü değiştiremezsiniz.
TALİBAN KAFASI
Diyanetin 2 Mayıs Cuma hutbesi 89 bin 817 camimizden 89 bin 816 sında okundu sadece bir cami imamı bu hutbeyi okumadı, onun yerine israf hutbesini okumayı tercih etti, ismi açıklanmadı ama o imamı görevden almak için çoktan harekete geçmişlerdir bile.
Bu kafa gerçekten tam bir taliban kafası kadını köleleştirmek istiyor aklı fikri belden aşağı da bunların, kadın çalışmasın, alış verişe gitmesin, okula gitmesin, yakınları dışında hiçbir erkekle konuşmasın, gözlerinin içine bakmasın, sohbet etmesin, sadece ev işlerini yapsın ve erkeğin her türlü ihtiyaçlarını karşılasın, çocuk doğursun.
Bakın dostlar bizim Diyanet hala 100 yıl geriden geliyor bu çağa ayak uyduramadı gitti bu tip saçma sapan şeyler nedeniyle insanımızı da dinden soğuttular gidip camileri şöyle bir izleyin vakit namazlarında gençleri göremeyeceksiniz.
Kimse kimsenin dini inancını sorgulayamayacağı gibi birlikte ayni evi paylaştığı veya arkadaşlık tercihlerine, hayat tarzına kimse karışamaz ve müdahale edemez. Neyin ahlaki, neyin gayri ahlaki olduğuna siz karar veremezsiniz, bu saçmalıkların yerine Cuma hutbesi olarak yoksulluk, yolsuzluk, yasaklar, açlık sınırı, işsizlik, emeklinin çektiği çile, asgari ücret, tarikat yurtları ve kuran kurslarındaki çocuklarımıza cinsel taciz, tecavüz ve saldırılardan, çocuk yaştaki evlilik rezaletinden bahsetseniz doğru bir iş yapmış olursunuz, haksızıyım.
Kalın sağlıcakla
Osman Fahri Ünal
BENZER HABERLER