logo

14 Mayıs 2021

Türk halkının geleceği feda edilmesin


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Toplumlar arasındaki tarihi veya güncel sorunları toptancı bir şekilde ele almanın hiç bir yararı olmaz. Zira, sorunu çözümsüzleştirir ve giderek daha çok ağırlaştırır. Dolayısıyla, meseleyi ön yargısız duygusallıktan uzak, bilimsel olarak kendi gerçekliğine uygun değerlendirip, çözmek icap eder.

     Çünkü, halklar arasındaki hayati önem arz eden sorunlara, iç siyasete alet edecek bir mihvalde yaklaşmak, kendi halkımıza ve muhataplarımıza yapılan en büyük kötülüktür. Bu anlamda, Türklerle Ermeniler kendi aralarındaki soruna, toptancı yaklaşmadan gerçekler neyse, olaylar nasıl gelişmişse, yaşanan mağduriyetler ne ise olduğu gibi ortaya konulmalı. Üçüncü bir devlet bu işe karıştırılmadan çözülmelidir. Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti devleti Ermenilere karşı hatalı tutumundan vaz geçmelidir, siyasiler bu konuyu iç siyasete alet etmemelidir.

     Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Ermenistan devleti gayrı aralarındaki sorunu çözmenin çaresini ABD veya bir başka devlet vasıtasıyla çözmekten imtina etmeliler. Zira, onlar bizim dostlarımız değiller, kendi çıkarları için bize müdahil oluyorlar. Biz Türkler ve Ermeniler komşuyuz, her zaman birbirimize ihtiyacımız vardır, ne demiş atalarımız “komşu komşunun külüne muhtaçtır” izlenecek en doğru yol bu coğrafyada yaşayan bütün komşu halklar aralarındaki sorunlara toptancı yaklaşmadan, barışçıl araçlar kullanarak hal etmeliler.

     Bu konuda biz Türkler yaşadığımız coğrafyada önderlik yapabiliriz. Komşu halkalarla aramızda adalete, eşitliğe dayalı barışı tesis edebiliriz. Bunu gerçekleştire bilmemiz için şu anki ırkçı, şoven zihniyeti terk edilmeli. Çünkü “ermeniler düşmandır” ön yargısıyla hiç bir şey elde edemeyiz ve hiç bir yere varamayız, uluslar arası alanda da devamlı kaybederiz.

     Bizim Ermenilere karşı tavrımız bastan beri hatalı, son Azerbaycan’la Ermenistan arasıdaki çatışmada yanlış tavrımız işin tuzu biberi oldu.

     Evet, Ermenistan’ın dağlık Karabağı işgal etmesi haksızlık. Evet, Azerbaycan’ın toprağını kurtarmaya çalışması haklı bir çaba. Evet, Türkiye bu duruma kayıtsız kalamaz, bir duruş sergilemesi normaldir. Fakat ölçüyü kaçırdık mal bulmuş mağribi işin içine bodoslama daldık ve savaşın aktif tarafı olduk.

     Türkiye Cumhuriyeti devleti, yaşadığı coğrafyadaki kargaşaların içine rast gele daldığı sürece, bölgedeki fonksiyonunu kaybeder.

     Onun için hissiyattan uzak, son derece akılcı hareket edilmelidir. İçerde siyasi olarak bazı avantajlar sağlamak uğruna Türk halkının ve komşu halkların geleceği feda edilmemelidir.

Share
198 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AŞISIZLARA GETİRİLEN KISTLAMALAR HUKUKA UYGUN MU?

    21 Eylül 2021 Yazarlar

                Aşı olmayanlara getirilen yasaklar sadece Türkiye’de değil, dünyada da tartışma konusu. Şehirlerarası yolculuklarda, okullarda, işyerlerinde ya aşı ya da PCR testi zorunluluğu insanları hem aşıya zorlamak için, hem de toplum sağlığını korumak adına yapılan bir uygulama.             Son dönemde yoğun bakım istatistiklerinden de açıkça anlaşıldığı üzere Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda yatan hastaların çok büyük bir kısmı...
  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...