logo

28 Mart 2017

UCUZ


Ucuz, fiyatı az olandır. Ucuz, mecazi olarak, az emekle elde edilendir. Ucuz alan pahalı alır, ucuz olan mal çabuk eskir, pahalıya alınmış olur, demektir. Ucuz atlatmak, kurtulmak, zor, tehlikeli durumdan az zararla sıyrılmaktır. Ucuz etin yahnisi yavan olur, ucuza mal olan şeylerin niteliksiz olduğunu anlatır. Ucuza çıkmak, yaptırılan bir şeyin az masrafla elde edilmesidir. Sözlükte ucuzun açıklamasıdır.
Ucuzun hem olumlu hem olumsuz anlamı var.
Nasrettin Hoca’nın bir eşeği varmış. Hoca, her gün eşeğin yemini azaltırmış. Bir gün eşek ölmüş. Hoca, ne güzel açlığa alışıyordu, demiş.
Allah, kimseyi açlıkla terbiye etmesin!
Günümüzde şemsiye, ayakkabı, elbise, ev aletleri kullan, at sloganı ile satılıyor. Ucuza alıp kullanıyoruz. Kaliteli bir malı alıp tamir ederek yıllarca kullanabiliriz. Ama ucuzluk rüzgarına kapılıyoruz.
Günümüzde ucuz işçilik emekçilere uygun görülüyor. İşçiler asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Asgari ücret, bir kişinin geçimini sağlayacak miktarda hesaplanıyor.
İnsan, toplumun parçasıdır. İnsan, mesleği, işi ile toplumda değer kazanır. Yaşama hakkı, çalışmak hakkı, hayatını devam ettirmek hakkı, yarına kalmak hakkı, hayat ağacını devam ettirmek hakkı, evlenmek hakkı, çocuk sahibi olmak hakkı her insanın hakkıdır.
Asgari ücretliye sadece yaşama, çalışma hakkı veriliyor. Hayat ağacını devam ettirmek, evlenmek, çocuk sahibi olmak hakkı verilmiyor.
Ucuz işçilik, üreten emekçi için olumsuz bir durumdur. İşçi, işveren bütünü oluşturur. Üretim, tüketim bir bütündür. İşveren, tüketici ucuz işçilikten memnun oluyor. Asgari ücretli işçi memnun değil.
İşçi-işveren, üretici-tüketici herkesin mutlu olacağı ekonomik sistemi kurmalıyız. Asgari ücret, üç kişinin geçimini sağlayacak miktarda olmalıdır. İşçiye, evlenmek, bir çocuk sahibi olmak hakkı verilmelidir.
Devlet, iki çocuğa vergi indirimi veriyor. Ama yetersiz. İşçi, memur asgari ücreti farklıdır.
Bu olumsuzluklara rağmen ümidimi korumak istiyorum. Tüketici fiyatlarına göre, asgari ücret bire indirilmelidir. Memur, işçi ayrımına gerek yoktur.
İşçi, işveren her kişi bu vatanın, milletin, devletin hak sahibi üyesidir.

Share
333 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...