logo

17 Temmuz 2018

UMUT


Gururlu insan, içine kapanır. Kibirli insan, kendini başkalarından ayrıcalıklı görür. Çevresiyle ilgilenir, iletişim kurar. Ötekileştirme, ötekini hor görme isteği sürekli artar. Kibrin ve ayrıcalık istemenin demokraside yeri yoktur. Demokraside, herkes kurallara uyar.
Atatürk, halkçılık olarak tanımladığı demokrasiyi, “yükselen bir deniz” olarak belirtir.
Baskının, yasakların olduğu yerde, “Oto sansür konusu” geniş bir alanı kapsar. Gazeteciler, yazarlar, okurlar, televizyon, internet izleyicileri oto sansür uygulamak zorunda kalırlar. Baskı, yasak, düşünceyi, düşüncenin ifade edilmesini kapsadığı zaman, insanlar düşüncelerine, düşüncelerinin ifade edilmesine oto sansür uygulamak zorunda kalırlar. Yalanlar, uydurma haberler konusunda, gerçeği söylemek yerine vatandaş oto sansür uygular.
Yaptıkları, yapacaklarının göstergesidir, sözü toplumdaki değişim isteğini anlatır. Başarısız olmuş, vaatlerini yerine getirememiş bir yönetimin vaat tekrarına karşı seçmenin bir tepkisidir.
Toplumda umut “dalga dalga” yükselir. Umut coşkuya, coşku karara dönüşür. Seçim, bir tercih olmak yanında, bir dönüşüm isteğidir. Ayağa kalkan, meydanlarda toplanan halk haklıdır. Haklı olanın kazanması gerekir. Devlet bütçesinde, her vatandaşın hakkı vardır. Devlet, vatandaşların örgütlenmesidir. Her vatandaşa, devlet bütçesinden pay vermek gerekir.
Umudu coşkuya, coşkuyu karara döndüren bir toplumsal dalga yükselir. İnsanlar, meydanlara koşar. İnsanlar, önderlerini dinlemek ister. İnsanlar, duygularını dile getirenlere koşar. İnsanlar birbirleriyle buluşur. Birbirlerinden güç alır. Umut, bir karardır. Haklı olmak, karar vermeye katkı yapar.
Düşünce ve düşünceyi ifade özgürlüğünün baskı altına alınması, emeğin sendikal haklarının kısıtlanması, emekliliğin zorlaştırılması, emekli aylıklarını azaltılması, gelir dağılımının bozulması, işsizliğin artması, dolaylı vergilerin artması, paranın satın alma gücünün azalması, “haklı olanların değişim isteklerini daha da haklı” yapmaktadır.
Anket sorusu sorulduğunda, kararını söyleyen ama o kararını uygulayıp uygulamayacağı belirsiz olan seçmen çokluğu, anketlerde ölçme zorlukları yapmaktadır. Seçmenin oy tercihi değişikliği ölçülememektedir.
Demokrasi, “yönetimin, yöneticilerin vatandaşa hesap vermesi kuralına göre” kurulmuştur. Vatandaştan toplanan vergilerin harcamasının, vatandaşa açıklanması gerekir.
Otoriter, yönetimlerin özelliği, toplumun kutuplaşmasıdır. Sadece yönetimi destekleyen vatandaşların, milletin üyesi olmasıdır. Dış mihraklara ve onların işbirlikçilerine karşı, devleti ve milleti savunan bir lider vardır. Toplumun yönetime oy vermeyen vatandaşlarının bir kısmı hainlikle suçlanır, kalanlar da hainlik suçlamasına adaydır.
Toplumda uzlaşma sağlayan partilerin, toplumda kutuplaşma yapan partilerden seçimlerde daha çok oy alacağı umudu her zaman vardır. Toplumun her kesimine seslenmeyi başaran siyasi partiler, seçimleri kazanır.

Herkesi kucaklamak, uzlaşmanın yoludur. Demokrasi ittifakına seçmenin oy vermesi, uzlaşma ile gerçekleşir. Asgari müştereklerde birleşen toplumun tüm kesimlerini temsil eden uzlaşma, demokrasinin ve ülkenin geleceğini belirlemenin yoludur. Seçimler, toplumu kutuplaştıranlarla, toplumu uzlaştıranlar-birleştirenler- arasında geçer.
Kahramanlık, olağanüstü bir durumdur. Olağan şartlarda, vatandaşlık görevimizi yaparak başarıya ulaşmalıyız. Seçimlerde, sorumluluğunu kabul etmiş, taşın altına elini koyan vatandaşların oy verme görevini yapması gerekir. Sorumluluk duygusu, insanı kurallara göre yaşamaya sevk eder.
Tarikat, cemaat örgütlenmesinin, demokraside yeri yoktur. Mürit-mürşit birlikteliğinde, mürit, mürşidin emirlerini yerine getirir. Müridin serbest iradesi yoktur.
Meslek örgütlenmesi ile demokrasi yaşanır, yaşatılır. Seçmenin, meslek örgütlenmesi yönünde, seçimlerde oy vermesi gerekir.
Askerlik yapmak, vergi vermek bir kuraldır. Toplumda kuralların uzlaşma ile belirlenmesi gerekir. Milli irade, toplumdaki uzlaşma sonucu oluşur. Toplumda uzlaşma yoksa milli irade de yoktur.
Aile, mülkiyet, bireyin bir kazanımıdır. Bu kazanımları kutsallaştırmak, kazanamayanları değersiz göstermek, toplumdaki uzlaşma isteğine zarar verir. Devlet, kazanan, kazanamayan herkesin örgütlenmesidir. Devlet, kimsesizlerin kimsesidir.
Üretip tüketen, üretip satan özgürdür. Satın alıp satan, satın alıp tüketen, üretene bağımlıdır. Kurda sormuşlar, “senin boynun niye kalın” ben kendi işimi kendim yaparım, demiş.
Yönetimin, yöneticinin milli çıkarlara göre hareket etmesi gerekir. Milli çıkar, uzlaşarak, tüm vatandaşları dikkate alarak belirlenir. Vatandaşlarımızın ve ülkemizdeki yabancıların Türkiye’deki kurallara göre düşünmesi ve davranması gerekir. Vatandaşlarımız gibi yabancıların da kurallara uygun çalışması, vergi vermesi, sigorta primi ödemesi gerekir. Demokraside, kimseye ayrıcalık tanınamaz.

Share
244 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şampiyonun Ardından

    28 Kasım 2020 Yazarlar

         Değerli Okuyucular,     Kadirşinas  Dostlar;      Bir şampiyonun ardından yazmak zormuş. Hemde bayağı zormuş. Ne yazacaksın, nasıl başlayacaksın. Giden uğurlanıyor, ama unutulmuyor...     Güle güle Reşit ağabey.  Güle güle ŞAMPIYON. Güle güle güzel insan. Allah rahmet eylesin. Mekanın aydınlık , sorgulanman kolay olsun.        Seni unutamayız. Seni unutmayacağız. Çünkü sen Dadaşlar diyarı Erzurumumuz’un bu millete hediye ettiği, Ana...
  • Cevabı kendiniz bulun

    28 Kasım 2020 Yazarlar

         Sevgili okurlarım.      Dünyadaki bütün insanların kusurları vardır. Yani mükemmel insan yoktur.      Kusursuz sandığımız ve kendimize idol seçtiğimiz kişilerin  bir çok hata ve kusurları vardır, zira hata yapmak insanın fıtratında vardır.      Fakat kişinin kusurlu davranışı konusunda bilmemiz icap eden çok önemli bir durum var.      Kişi yanlış davranışı; bile isteye, kasten mi yapıyor, yoksa istemediği halde bilinçsiz...
  • TESPİH

    23 Kasım 2020 Yazarlar

    Tespih, Allah adını anmak-zikretmek- anlamı taşır. Tespih aynı zamanda, kutsal sözlerin tekrar edilmesini saymak için kullanılan bir aracın adı olur. Tespih taneleri, bir ipe dizilerek, tespih halkası oluşturulur.  Müslümanlar, otuz üç ya da doksan dokuz tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Müslümanlar, namazdan sonra, tespih duası yaparlar. Otuz üçer defa, sübhânallah, elhamdülillâh, Allâhüekber sözlerini tekrar ederler. Budistler, yüz sekiz, Katolikler, altmış dört tespih tanesinden oluşan tespihler kullanırlar. Ortodoks Y...
  • Homeopati ile savunmamızı nasıl canlandırabiliriz?

    14 Kasım 2020 Yazarlar

    Homeopati, savunmamızı geliştirmek için harika bir müttefik olabilir Enfeksiyonlara yanıt verme yeteneği, temelde bağışıklık sistemimizin durumuna ve savunmalarımıza bağlıdır. Yemek, duygusal dengemiz ve yaşamsal alışkanlıklarımıza dikkat etmek, bağışıklığımızın düzgün çalışması için temel dayanaklardır. Homeopati ayrıca Savunmamızı geliştirmek için farklı eylem ve düzeylerde büyük müttefikimiz olabilir. Her doktor ve hastası, her bir vakada bu olasılıkları nasıl uygulayacaklarını bulmalı ve tanımlamalıdır. Homeopatik ilaçları...