logo

05 Ekim 2020

ÜRETİM VE TÜKETİM


İbrahim Sanalp
ibrahim@kestelyore.com

Doğadaki potansiyel enerjinin, kinetik enerjiye dönüştürülen miktarından faydalanılır. İnsan yediği besinlerden sindirdiği kadarı ile beslenir. Bilginin pratiğe dönüştürülen kısmından faydalanılır.

Toplumda, üretim, tüketim, paylaşım, yardımlaşma, karşılıklı anlayış olduğu zaman: Ekonomik açıdan kendisini güvende hisseden toplum olunur.

Milli, millete ait olandır. Milli sınırlarımız içinde, milli kuvvetimize dayanıp varlığımızı korumak ve sürdürmek, bir kural olur. Milli, milletin vatandaşlarının, düşüncelerini serbest olarak ifade etmesi olur. Milli, toplumda uzlaşma olmasıdır. Uzlaşma ile milli irade oluşur.

Halkçılık, devletçilik, kamuculuk, sosyalizm kavramları ile yaşayan toplum, devlet örgütlenmesine önem vermiş olur. Devletin bütçesinden, yardıma muhtaç vatandaşlar, zorunlu ihtiyaçları kadar, yardım yapılır. Devlet, milletin, vatandaşların örgütlenmesi olur.

“Önce söz vardı” ibaresi bir kural olur. Kalem, kâğıt, okuma yazma, söyleme, tartışma, düşünme anlamı taşıyan bir kural olur. Düşünceye, düşünce ile karşılık verilir.

Üretim, doğa-dünya- bilgisi ile yapılır. Dini bilgi ile isteklerimizin olması için dua edilir. Üretim, tüketim, paylaşım bilgi bütünlüğü ile olur. Hem doğa-dünya- bilgisi hem dini bilginin ibadet kuralları öğrenilir. Maneviyat-maddiyat bütünlüğü, tüm bilgidir. İnsan, maneviyat-maddiyat bütünlüğü içinde mutlu olur.

Günümüzde, “karakter eğitimi” kavramı üzerinde önemle duruluyor. Karakter eğitimi, sorumluluk alma, gereklerini yapma, paylaşma, yardımlaşma, üretim gibi idealleri öğrenmek ve uygulamak anlamı taşır. Toplum bütün, birey toplumun parçasıdır. Bireylerin karakter eğitimi ile toplum gelişir.

Küreselleşme kavramı, eşitlik, dayanışma, planlama gibi özellikleri içermesi gerekir. İnsan, bildiği tehlikeye karşı önlem alır. Bilmediğinden korkar. Tehlikeye karşı, toplumun örgütlenmesi gerekir. Örgütlenmek, örgüt kurmak, kalıcı olmaktır.

Tüketim ile özgürlük kavramını aynı kabul etmek, bir algı etkisi oluşturmak olur. Tüketim, maddi bir durumdur. Özgürlük, davranış olarak maddi bir durumdur. Düşüncenin ifade edilmesinin serbestliği açısından, manevi bir durumdur. Tüketim, maddi olduğu için, sınır getirilir. Düşüncenin ifadesi, manevi olduğu için, sınır getirilmez.

Demokrasi, insan hakları kavramları, davranış bakımından maddi özellik taşır. Düşüncenin ifade edilmesi açısından, manevi özellik taşır. Devlet, bir toplumun örgütlenmesidir. Devlet, davranış olarak, maddi özellik taşır. Düşüncenin ifade edilmesi açısından, manevi özellik taşır. Görev kavramı da sorumluluk içerir. Davranış olarak, maddi özellik taşır. Düşüncenin ifade edilmesi açısından, manevi özellik taşır. Maddiyat, varlık kelimesi ile belirtilir. Maneviyat, düşünce kelimesi ile belirtilir.

Sanat dalı olan müzik, insan yalnız olduğunda, bir dost özelliği taşır. Müzik, doğa bilgisidir. Müzik, davranış olarak, maddi özellik taşır. Düşüncenin ifade edilmesi açısından, manevi özellik taşır.

Maddiyat, sınırlı olur. Maneviyat, sınırsız olur. Maddiyat, ölçülür. Maneviyat, ölçülmez.

Bireylerin tercihleri, bireysel verilmiş bir karardır. Bireysel kararlarının sonuçlarını gören birey, deneyim kazanmış olur. Toplumdaki bireylerin deneyimleri, toplumun gelişmesine katkı yapar.  Deneyim birikimi ile sorumluluk duygusu hissedilir.  Bilgi ve deneyim ile bilinçli olunur. Bilinçli hareket ile başarıya ulaşılır.

Tüketim harcamalarını, tüketicilerin geliri belirler. Esas olan tüketicinin geliri ile geçinmesidir. Geliri kadar tüketmesidir. Gelir az, tüketim çok olursa, borçlanılır. Gelir çok, tüketim az ise tasarruf yapılır. Sosyal demokrasi, herkesin zorunlu ihtiyaçlarını karşıladığı, bir gelirinin olması anlamı taşır. Herkese, devlet bütçesinden yardım yapılması özelliği taşır.

Share
85 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...