logo

14 Mayıs 2018

UZLAŞMA


Uzlaşma, uzlaşmak durumudur. Uzlaşmak, ortak noktalarda beraber olmaktır. Düşünce ve çıkar ayrılığını, düşünce ve çıkar beraberliğine dönüştürmektir.
Türkiye için, kalıcı bir anayasa, ancak toplumdaki uzlaşma ile olur. Demokratik sistemden yana olan partilerin beraber hareket etmeleri, çözüm getirir.
İki turlu seçimde, ilk turda oy verilen aday, ikinci tura kalamamışsa, seçmen bu defa en az istemediğine oy vermektedir. İttifaklar, ikinci turda kurulabilir. Birinci turda çok aday olması olumlu bir durumdur.
Akıl, kötümser sonuçları düşünebilir. İrade, bu kötümser sonuçları kabul etmeyebilir. İlerici olan gerçeklik değil, iradedir.
Kendi yasasını kendisi koyan bir özne olarak davranmak gerekir. O zaman aklı kötümserliğe iten durum, iradeyle değiştirilebilir.
Otonom bir irade ile aklın kötümserliği aşılabilir. Milli irade, toplumda oluşan uzlaşma demektir. Toplumda uzlaşma yok ise milli irade de oluşmaz.
Deniz, doğa, “yaşam tarzlarında dönüşüm” yapar. İnsanların toplumsallaşması, doğaya açılım ile gerçekleşir. İnsanların daha özgür olmak isteyenleri, deniz ile barışıktır. Denize akın, kendi kültürünü, kendi eğlencesini de oluşturur. Atatürk, “Denize inmek, medeniyetin-kültürün şiarıdır” demiştir. Deniz, özgürlüktür, çağdaşlıktır, medeniyettir.
Deniz ve denize girenlerin resimleri, doğayı anlatır. İnsan, doğa bilgisi ile doğaya uyum sağlar. Varlığını sürdürür.
Deniz ile insanlar arasına konan binalar, yollar insanların, doğa bilgisi ile yaşamasını, doğaya uyumunu engeller.
Kazanmaya odaklanmak gerekir. Seçmenin tümüne hitap eden adayı belirlemek gerekir. Siyasette, uzağı da tuzağı da görmek gerekir. Baraj İttifakı, seçimlerin sonucunu etkiler. Uygulamak gerekir. Bir uzlaşmadır.
Maneviyat-maddiyat bir bütündür, tüm bilgidir. Bilginin bütününden faydalanmaktır. Dini bilgi maneviyattır. Doğa bilgisi maddiyattır.
Sevmek, yeni bir dil inşa etmek, demektir.
İnsan dahil, hemen her şeyi, “kir, pas, çürüme” gibi bir son bekler. İşsizlik, hastalık, yaşlılık insanın karşılaştığı zorluklardır. Devamlı mücadele etmek gerekir.
İnandığımızı bilerek yapmak, kendimize karşı dürüst olmak, doğru olup olmadığımızı sorgulamak, önemli ve önemsizi birbirinden ayırmak, öncelikleri tespit etmek, kendini sürekli eğitmek, yaptığımız işe odaklanmak başarının yoludur.

Share
244 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AŞISIZLARA GETİRİLEN KISTLAMALAR HUKUKA UYGUN MU?

    21 Eylül 2021 Yazarlar

                Aşı olmayanlara getirilen yasaklar sadece Türkiye’de değil, dünyada da tartışma konusu. Şehirlerarası yolculuklarda, okullarda, işyerlerinde ya aşı ya da PCR testi zorunluluğu insanları hem aşıya zorlamak için, hem de toplum sağlığını korumak adına yapılan bir uygulama.             Son dönemde yoğun bakım istatistiklerinden de açıkça anlaşıldığı üzere Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda yatan hastaların çok büyük bir kısmı...
  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...