logo

24 Eylül 2018

VAR OLMAK


Yurttaşların canı, malı devlete emanettir. Dayak, işkence, öldürme gibi davranışlar yasaktır.
Oturma eylemleri, haksızlığa karşı bir pasif direniştir. “Cumartesi Anneleri” bir kolektif sivil itaatsizlik eylemidir.
Analar babalar, bacılar, biraderler ile başlayan hareket, evlatlar ve torunlar ile devam ediyor.
İnsanlık umudunun, insanlık utancına direnişinin simgesidir, Cumartesi Anneleri… Bu memleketin “karanlık ama gerçek yüzüne dair” yazılmamış bir tarih aynı zamanda…
Cumartesi Anneleri, “Sadece kayıplarımız hakkında bir haber istiyoruz. Ölmüşler ise kemiklerini istiyoruz, hepsi bu” diyorlar!
Yıkıcı eril gücün karşısında kadınlığın/analığın doğurgan, üretken, besleyici, yapıcı, kucaklayıcı direniş gücü var.
Ölüme, ölmeye, öldürmeye istek karşısında hayata, yaşamaya, yaşatmaya istek, bir direniştir.
İnsanların hastalık, yaşlılık, ölüm, fakirlik gibi sorunları çözmek için örgütlenmesi gerekir. Örgütlenmek, kalıcı olmaktır.
Cumhuriyet, “demokrasi, hukukun üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız halkta olması” sacayağı üzerine oturmuş bir yönetimdir.
Mevcut anayasaya uymak gerekir. Alınan kararların ve uygulamaların Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenmesi gerekir. Denetim ile kuralsızlık, keyfilik önlenir.
Yasama alanında, hem Meclis’teki muhalefete hem toplumsal muhalefete hem de Anayasa Mahkemesi’ne önemli görevler düşer. Var olanların yanına bazı kurallar geliştirmek suretiyle bir denetim, uyarı görevi yapmak gerekir.
Toplumda, genel kabul görmüş, uzlaşılmış talepler ile muhalefetin, yönetimi sık sık denetlemesi önemlidir. Meclis’i etkin kılmanın en önemli mücadele alanlarından birisi, bütçe yapma hakkı konusudur. Bütçe yapma hakkı, demokrasi demektir. Halk egemenliğinin bütçe yapma hakkıyla başladığını görmek gerekir. Bütçe yapma hakkını hem savunmak hem talep etmek gerekir.
Anayasa, bir toplum sözleşmesidir. Anayasayı tüm toplum tartışabilir. Evrensel insan hakları kurallarını taşıyan, farklı tercihlere, farklı renklere pozitif ayrımcılık tanıyan, kadın erkek eşitliğinde farklılıkların eşitliğini kabul eden, bilgi bütünlüğünü kabul eden bir anayasaya ihtiyaç var. Bilimsellik, çağdaşlık, akıl “bilgi bütünlüğünün” parçasıdır. Bilim Kurulu yerine, Bilgi Bütünlüğü Kurulu veya Kültür-medeniyet- Kurulu demek gerekir.
“Hepimiz aynı gemideyiz” klişe sözü sık sık kullanılır. Nerede olduğumuz, bulunduğumuz yere göre değişir. Herkes bulunduğu yeri görür. Toplumdaki yetkiler, görevler, haklar bulunduğumuz yeri belirtir. Ayrıntıyı belirtmek gerekir. Klişe söz bir genellemedir. Toplumda, toplum çıkarları ve kişisel çıkarlar birbirini tamamlar. Toplumun çıkarlarının, kişisel çıkarların, yönetim çıkarlarının birbirini tamamlaması gerekir. Fedakarlığı herkesin paylaşması gerekir.
Sorumluluk, kurallara uymayı gerektirir. Her şeyin bir kuralı vardır. Kurallar, öncelik sırasına göre uygulanır. Ekonominin kurallarına uymak, sorumluluk gereğidir. Döviz kurunun yükselmesi, Türk Lirasının değer kaybetmesi konusunda, kurallara uyulup uyulmadığına bakmak gerekir. Toplum hayatı, kurallara göre yaşanır.
Dini bilgi ve dini değerler kalıplaşmış bilgidir. Demokrasi bilgisi, demokrasi değerleri toplumda zamanla oluşur. Birbirine karışmaması gerekir. Konser, tiyatro salonlarındaki davranışlar, iş yerlerindeki çalışma kuralları demokrasi bilgisi ve değeridir.
Demokrasi, “seçim, eşitlik, basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü” bütünlüğüdür. Demokrasi, vatandaşların vazgeçilmezidir. Demokrasinin gerçekleşmesi de vatandaşların sorumlu olduğu hak ve görevdir.
Bir ülkede, toplumda, “bilim, eğitim, üretim, demokrasi, hukuk, sanat, felsefe, din” bir bütünü oluşturur. Bütünden payımıza düşeni, kurallara uyarak almaya çalışırız.
Bağımsız olmak, kendi gibi olmak, olduğu kadar olmak, sade olmak bir tercihtir. Yaşamın her an’ını gerçek ve verimli kılmak için çaba gerekir. Dün, bugün, yarın bir bütündür. Bu bütünlüğe göre an’ı yaşamak gerekir. Güneşin ve ayın, gecenin ve gündüzün, mevsimlerin tadını çıkara çıkara an’ı yaşamak gerekir.

Share
288 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+9 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Atamalar Şaşırtıyor!

    16 Ekim 2021 Yazarlar

         İlçemizde yerel seçimler bitmiş, seçim çalışmaları süresince Tarikat tarafından Önder Tanır’ın yanına verilen Recep Alper Çelik, görevini tamamlamış ve Tanır’da belediye başkanı seçilince, Rıfat Amil’in yerine Özel Kalem Müdürü olarak Çelik’i atamıştı.      Ve akabinde de “Kestel Belediyesi Menzil tarikatı tarafından mı yönetiliyor?” sorusu akıllarda yer edinmişti.      TÜMSİAD tarafından desteklenen Recep Alper Çelik, 2015 Milletvekili seçimlerinde de AKP’den aday adayı ol...
  • YERLİ VE MİLLİ ÖYLE Mİ !!!

    15 Ekim 2021 Yazarlar

         Yıllar önce bu garantili projeler başlarken, “kimsenin cebinden bir lira çıkmayacak” denmişti hatırlayın dostlar, hazineden ödenen bu geçiş, uçuş, hasta garantili paralar kimin cebinden çıkıyor acaba tam bir komedi. Bu kara deliklere bir yenisi daha ekleniyor Çanakkale köprüsü ve Ulaştırma bakanı bu köprünün geçiş fiyatını açıkladı 15 Euro yanlış duymadınız 15 Euro.      Bu köprünün yapım maliyeti 1,8 milyar Euro olarak hesaplanmış ve yıllık 16 milyon 425 bin araç geçiş garantisi verilmiş yapan ...
  • Şirin görünmenin bedeli mi 100 bin lira..?

    11 Ekim 2021 Yazarlar

         Milyarlarca geliri olmasına rağmen, adı her zaman yolsuzlukla anılan, hiçbir fırsatı kaçırmayıp, vatandaşlara sürekli iban numarası veren Kızılay, Kestel belediyesinden de 100 bin liralık nakdi yardım istemiş.      Ekim ayı meclisine geldi konu.      CHP ve İyi Parti doğru olanı yaparak, “Hayır” oyu kullandılar.      Ama, her zamanki gibi bir acelesi vardı Önder Tanır’ın, konuyu hemen oylatıp, biran önce gündeminden düşürmek istiyordu.   ...
  • DİKTATÖR REFLEKSİ HÜKÜMETLERE Mİ HAS?

    10 Ekim 2021 Yazarlar

    Siyasete ilişkin yorumlarımızda genelde hükümete yönelik eleştirilerimizi belirtiriz. Ülkeyi yöneten ve olanlardan sorumlu olan siyasi iktidar olduğundan bu durum çok doğal. Bugün ise doğrudan CHP ve CHP’de cisimleşmiş bir siyaset yapma biçiminden bahsedeceğiz. Belki görmüşsünüzdür. CHP’de Yüksek Disiplin Kurulu gibi önemli bir yerde üye olan, mesleği avukatlık olan Tuba Torun isimli bir hanımefendi. Fenerbahçe Stadı’nın Kadıköy merkezden taşınması ile ilgili bazı tweet’ler attı. Demokratik toplumlarda her konu tartışılabilir. Elbette bu fikri...