logo

16 Şubat 2021

YAKIŞMIYOR


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Bir üniversite rektörü nasıl seçilir aşağıda mükemmel bir örneğini anlatacağım.

     Demokratik ülkelerde Rektör, hakim gibi kişiler atanmaz, liyakata göre seçilir, yani seçimle gelir, daha doğrusu bu önemli görevleri yapacak kişilerin belirlenmesi, işi bir kişinin iki dudağının arasından çıkmamalı, böyle uygulamalar tekrar söylüyorum; Demokratik ve laik ülkelerde olmaz.

     Ülkemizin ve dünyanın en güzide üniversitelerinden biri Boğaziçi, sınavlarda ilk 300-500’e giren öğrenciler ancak bu okulda öğrenim görüyorlar. Yani, daha zeki çocuklarımızın eğitim gördüğü bir okul burası. Yasalarımıza göre, Cumhurbaşkanı tarafından  bir rektör atandı, hiç kızmasınlar bu bir kayyum ataması. Ama, yasal tabiki yasalara uyduğun sürece sorun yokta, sahi bu iktidar ve ortağı bu gibi durumlarda yasaya uyuyorlar da bir çok konuda yasa falan tanımıyorlar. Anayasa mahkemesi kararlarına mutlak uyulması gerekiyor, AİHM kararlarına uymak zorundasın, imza koymuşsun ama hiç birine uymuyorsun bir de hukuk reformundan bahsediyorsun. Önce mevcut yasalara uyacaksın sonra reform, onu da her kesin onayını alarak yapman gerekiyor. Benim anlayamadığım bir şey, Anayasa neden değiştirilmek isteniyor bu günkü yasalara göre Cumhurbaşkanının bir şeyi isteyipte yapamadığı veya yapmasına engel olan bir yasa maddesi mi var, mümkün değil. Bir kararname ile istediğini yapar, çok basit umarım bunun altından farklı bir şey çıkmaz, çıkarsa da hiç şaşırmam.

     Anayasamızın 34.maddesi lütfen dikkat, (herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.) Bu maddeyi defalarca okuyabiliriz. Yani, Boğaziçi öğrencileri ve öğretim üyeleri  Liyakatla değil, atanarak gelen ve bu üniversitenin geleneklerine uymayan bir şekilde rektör koltuğuna oturan kişiyi haklı olarak istemiyorlar ve protesto ediyorlar. Anayasaya göre de Demokratik haklarını kullanıyorlar, suç falan işledikleri yok ve  yaşananlara bakın Allah aşkına.

     Dostlar, bizler dün’üz onlar yarınlar geleceğin yöneticileri, öğretim üyeleri, siyasetçileri  ve bu üniversitede bu güne kadar böyle olaylar nerdeyse hiç yaşanmamış. Fakat, onları suçlu gösterip kendilerini haklı çıkarmak için yalan söylüyorlar. Öğrenciler Rektörün odasını bastı diyorlar. Hayır böyle bir şey yok. Polis öğleden sonra 16.00 da okul kapılarını kapatıp öğrencileri okula hapsedince, bir grup öğrenci Rektörlüğün önünde basın açıklaması yapmak istedi ve hiç bir taşkınlık yaşanmadı, kayyum rektör Bulu polisi dışarı çıkaracağına müdahele etmesini istedi olay budur. İkincisi de polis otosuna zarar verildi, bu olayda Boğaziçi üniversitesinde değil, Kadıköy’de yaşanmıştır. Orada örgüt üyesi provokatörler kalabalığa karışmış olabilir, elma ile armutları ayırmakta polis ve istihbaratın işi.

     Asıl üzücü olan AKP Genel başkanı ve Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ın olayı tam araştırmadan bu pırıl pırıl çocuklara “öğrenci misiniz, terörist misiniz” demesi. Yakışmadı bu çocukların hepsi serbest bırakıldı, bu nasıl bir ön yargıdır, bir de MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin söylemleri akıl alır gibi değil, “Türkiye’nin böyle evlatları yoktur, bunlar başı ezilmesi gereken zehirli yılanlardır” diyor. Ülkenin en akıllı ve zeki çocukları için. Sn. Bahçeli, aslında bizleri şaşırtmıyor, aslında bu sözlerin çok daha ağırlarını AKP ve Erdoğan için defalarca söyledi, kürsüden ip bile atmıştı hatırlarsanız, daha sonra 180 derece bir dönüşle çark etti işte bunu anlamak mümkün değil, kesinlikle bunun nedenini önce partililere sonrada Türk halkına açıklamak zorunda.

     Bunun bir benzeri de CHP’de yaşandı. Yıllar önce yine sn. Bahçeli ile sn. Kılıçdaroğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu  Erdoğan’a karşı aday göstermişti. Kılıçdaroğlu da neden kimin tavsiyesi veya zorlaması ile bu kişinin aday gösterildiğini partisine açıklayamadı. Bütün soruları cevapsız bırakmıştı, hala da merak konusudur ve bir çok CHP’lide bu kişiye oy vermemişti, çünkü olacak iş değildi.

     REKTÖR NASIL SEÇİLİR !!!

     Almanya’dan örnek verelim; Tüm AB ülkelerinde de değişen bir durum yok. Çünkü, hepsi Demokratik ve laik ülkeler, bu ülkenin en iyi üniversitelerinden Göttingen’de rektör şöyle seçiliyor. Önce kamuya açık bir ilan veriliyor, adayların hangi niteliklere sahip olmaları gerektiği belirtiliyor, başvurular yine seçimle gelen Göttingen senatosu tarafından alınıyor, Vakıflar kurulunda bir değerlendirme komitesi kuruluyor. Bu komite başvuran adayları çağırarak tek tek konuşuyor, ikinci bir eleme yapılıp liste kısaltılıyor. Bu kısa listeden en iyi aday belirleniyor, durun daha bitmedi. Bu aday kapalı bir oturumda senato üyelerinin tamamına kendini tanıtıyor, sorulara cevap veriyor bununla da bitmiyor dostlar, son olarak üniversitenin öğrencileri ve çalışanlarıyla bir açık oturumda yüzleşiyor ve neler yapacağını anlatıyor, yine soruları cevaplıyor tüm bunların sonunda uygun görülürse Rektör olabiliyor, nasıl ayni bizdeki gibi değil mi.

Share
153 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NE oluyor NELER oluyor

    31 Mayıs 2021 Yazarlar

          Değerli Okuyucular,       Kadirşinas  Dostlar;       Kafamız öyle karıştırıldı ki, rahatımız, huzurumuz darmadağın edildi. Kime inanacağız, kimi dinleyeceğiz bilemiyoruz.       İnancımız, umutlarımız yıkılıyor. Kendi mahallemizde şaşkın şaşkın dolanıyoruz.      Toplumsal bir travma yaşanıyor.        Hiç kimsenin yaşadığı hayattan memnun, mutlu olduğuna inanmıyorum. Bu belki varlıklı, zengin...
  • TEK BAŞINA İKTİDAR

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

                Başarısız koalisyonlar siyasi ve ekonomik istikrarı o kadar kötü etkiledi ki; millet tek başına iktidar olursa hiçbir sorun kalmaz düşüncesine sıkı sıkıya sarıldı. Bu tek başınalık o kadar sevildi ki, zaman içerisinde hiçbir Anayasa Hukuku teorisinde olmayan garip bir sisteme geçildi. Artık tek başına iktidar olmak, bir parti için değil, şahıs için mümkün hale geldi. Cumhurbaşkanlığı seçimini kim kazanırsa hükümeti tek başına kurduğundan iktidar da partinin değil şahsın oluyor....
  • ÜÇE ÜÇ VE BİTMEYEN DENİZ

    30 Mayıs 2021 Yazarlar

         6 Mayıs 1972 tarihi, Deniz-Yusuf-Hüseyin’in idam sehpasında hayatlarını kaybettiği gün olarak tarihe geçmiştir. Ne yapmışlardır, suçları neydi, gerçekten idam edilmeyi hak etmişler midir şöyle bir bakalım.      Öncelikle neyin savaşını verdiler ne için ölüme gittiler, M. Kemal Atatürk, hayranıydılar onun Emperyalizme karşı verdiği savaşın, mücadelenin sonuna kadar arkasındaydılar. Yani tam bağımsızlık mücadelesi tek hedefleriydi. Osmanlı’nın son zamanlarını hatırlayın ülkeyi İngiliz’le Yunanlılar...
  • ATATÜRK’Ü ANLAMAK

    29 Mayıs 2021 Yazarlar

         Atatürk, “Beni görmek demek, herhalde yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu yeterlidir” dedi.      Birincisi, “Din ayrı, laiklik ayrı olur” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. İkincisi, “Dinin olduğu yerde, laiklik olmaz. Laikliğin olduğu yerde, din olmaz” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Üçüncüsü, “Atatürk bizi, ümmetten millet yaptı” demek, Atatürk’ü anlamamak olur. Ümmet, millet, toplum kavramları, insana, insanlara aitlik duygusu ve...