logo

11 Temmuz 2021

YASAKLAR


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Fatih Altaylı, takip ettiğim gazetecilerden biridir. Bazen çok fevridir, çıkışları çok serttir bu yazısında isyan halinde gibi geldi bana. Daha doğrusu AKP ile köprüleri atmış gözüküyor, bu daha önceden AKP yalakasıydı anlamına da gelmesin. Bakın neler yazmış.

     Altı üstü yasakları gevşetiyorsunuz, Allah aşkına aya adam mı gönderiyorsunuz, bakın dünya nasıl yapıyor ona göre yapın, şunu da bilin. Pandemiyi bahane yaptığınız, yaşam tarzı dayatmanıza bahane yaptığınızın da farkındayız ,ahmak değiliz.

     Kapanmada sadece alkollü içki satan reyonları kapatmanızın arkasında hiçbir bilimsel, sıhhi ve mantıki gerekçe olmadığını bilmeyecek, anlamayacak kadar beyinsiz değiliz.

     Her yeri açarken, gece kulüplerini açmamanızın nedenini de biliyoruz merak etmeyin, lokantaları gece 10:00 da kapatmanızın bilimsel olmayan gerekçesini de. Fırsat bu fırsat deyip dayatıyorsunuz, farkındayız.

     Binlerce insan aç kalmış, binlerce müzisyen işsiz kalmış, intihar etmiş umurunuzda değil onu da görüyoruz. Ama yaptıklarınız hiç de umduğunuz sonucu vermiyor biliyorsunuz değil mi, son koyduğunuz satış yasağı ile Ramazan günü içki satışlarını patlattınız, alkollü içki satışına mübarek ayda rekor kırdırdınız, farkındasınız her halde.

     Aşırı vergilerle alkollü içki fiyatlarını alabildiğine yükselttiğiniz için, uyuşturucu satışlarını patlattınız, gençliği hapçı yaptınız!

     Anlamadınız mı hala yasaklarla bir yere varılmıyor. En canlı örneği sizsiniz, siz.  Başkalarının koyduğu yasaklarla büyüdünüz ve şimdi kendi koyduğunuz yasaklarla küçüleceksiniz. Hala anlamadınız mı, bu millet yaşam tarzına ne olursa olsun müdahaleyi  sevmiyor, ne içeceğine, ne yiyeceğine, kaç kere sevişeceğine kendi karar vermek istiyor bunu en iyi anlaması gereken sizdiniz. Anlamadınız.

     Anladığınız zannettikleri için bu millet sizi getirdi, anlamadığınızı anladığı içinde götürecek!!!!

     Sevgili dostlar o kadar anlaşılır, o kadar gerçekçi yazmış ki sn. Altay’lı, gerçekten mükemmel bu haftaki yazıda Müzik ile ilgili bu anlamsız yasağı yazacaktım. Ama, bunu okuyunca bunun üstüne yazı olmaz, ellerine yüreğine sağlık Fatih Altaylı.

     KAYBETME KORKUSU

     Kanal İstanbul ile ilgili çakma bir temel atma töreni yapıldı. Sazlı Dere köprüsü bu köprünün yapımı 2006 yılında planlara alındı kanal İstanbul işi ise, 2011 de gündeme girdi temeli atılan bu köprü 3. Boğaz Köprüsünün bağlantı yoludur, önce bunu bir kenara koyalım.

     Bu törende, AKP Genel Başkanı Erdoğan, öyle şeyler söyledi ki kulaklarıma inanamadım, 20 yıldır girdiği her seçimi kazanan bir liderin söyleyeceği cümleler değildi söyledikleri. Muhalefetin bu projeye ilgi duyan ülkeleri, müteahhitleri ve bankaları tehdit ettiğini söylüyor. Ama, “merak etmeyin onlar iktidar olamaz, yine bizimle muhatap olacaksınız” diyemiyor. Bu tam bir kaybetme korkusu. “Devlette devamlılık esastır” diyor, buna diyecek bir şey yok. Ama, TBMM onayıyla taraf olunan İstanbul sözleşmesinden tek başına çıkmasını kime nasıl açıklayacaksınız.

     “Söke söke sizden bu paraları uluslararası tahkim yoluyla alırlar bunları öğrenin” söylemleri akıl alır gibi değil. Sizden derken kimden, muhalefet liderleri cebinden mi ödeyecek bu paraları, ödeyecek olan bu millet tabi ki vergileriyle.

     Bakın dostlar, bir hükümet değişikliği durumunda yeni gelenler ihaleyi alan şirketlere havayı, doğayı kirletti, işçi haklarına riayet etmedi, yere tükürdü, gözünün üzerinde kaş var gibi eften püften sebeplerle milyarlarca dolar ceza kesebilir mi keser, kamu bankalarından kredi kullanan müteahhitlerden bu kredileri anında geri isteyebilirler mi isterler  bu şirketlerde bunu yapamayacağı için batarlar yapamazlar mı  yaparlar. Çünkü, hatırlayın AKP bunları yapmıştı. Aydın Doğan’ın medya grubu, iktidar aleyhine bir iki haber yaptı diye vergi müfettişlerini gönderip bir milyar dolar ceza kesmediler mi, kestiler demek ki olabiliyor tahkim mahkemeleri nede o kadar güvenmeyin devletin elindeki bilgilerle çok değişik sonuçlarda çıkabilir.

     Ciddi bir finansman sorunu olduğu da zaten çok net ortada, dev dünya bankaları da doğa dostu olmayan hiçbir projeye kredi vermiyorlar ki, kanal İstanbul projesi bilim adamlarına göre bir felaket projesi asla yapılmamalı. Bu inatlaşma niye onu da anlamıyorum, ülkenin bu kadar sorunu var işsizlik, yoksulluk, açlık ve ekonomideki kötü gidişat, bu proje ülke insanına ne katkı koyacak hiçbir şey bu paraları ülkemizin refahı, insanlarımızın mutlu bir yaşam sürmesi için harcayamaz mıyız  çok mu zor inanılır gibi değil gerçekten.

     Kalın sağlıcakla…

Osman Fahri ÜNAL

Share
561 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE MERAKI OLANLAR!

    19 Temmuz 2026 Yazarlar

         1923 yılında kurulan, Cumhuriyetimizle aynı yaşta olan Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizin hem en köklü partilerinden, hem de o kadar tarihi olmasına rağmen en az genel başkan değiştiren partisidir.      Hiçbir dönemde bugünkü kadar ihanetin yaşanmadığı CHP de, bugüne kadar Özgür Özel, dahil toplamda dokuz Genel başkan görev yapmıştır.      Partinin en uzun yıllar genel başkanlığını yapan ise, 34 yıl ile İsmet İnönü’dür.      Sonrasında, Mustafa Kemal ...
  • Katiller Yüceltilmemeli!

    18 Temmuz 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım;  Geçen hafta NATO toplantısı Türkiye de yapıldı. NATO’ya üye ülkelerin, hükümet ve devlet başkanları toplantıya katıldı. Hükümet yanlısı medyada sadece Trump manşet yapıldı. (Vücut dili, sayın Erdoğan’la çok içten dost olduğu, Vücut temasları, göz göze gelişleri, gülüşleri, elbiseleri, kravatları, yürüyüşleri, oturuşları, yemek yemeleri, mimikleri) analiz edildi ve yorumlandı. Sonunda, Trump ile Erdoğan’ın birbirini çok iyi anladıklarını, sağlam dost olduklarına karar kıldılar ve Trump, Erdoğan’...
  • HUKUK  –  SİYASET – ADALET 

    16 Temmuz 2026 Yazarlar

         Değerli okuyucular, Kıymetli dostlarım. Sizi bilmem, ama ben şaşkınım. Ülkemin, Milletimin yaşadıklarını Vatandaşların idrakine bırakıyorum.       Kişisel kanaatim olarak söylüyorum, bir bilinmeyen güç, düşünce, yapı, sistem, siyaset, yönetim ne derseniz deyin. Nasıl tanımlarsanız tanımlayın, bizimle oynuyorlar. Bizi bize düşman etmek için aramıza nifak tohumu ekiyorlar. Bir iki konuya değinelim mi?       Örneğin iş gören emekçi, üretici bir insanımız asgari ücret maaş alıyorken...
  • KARAVAN TATİLİ

    30 Haziran 2026 Yazarlar

         Sevgili dostlar, pandemi ile birlikte Ülkemizde bir karavan furyası başladı, Üretimini profesyonel olarak yapanları bu işin dışında tutuyorum, onların doğru bir üretim yaptıklarına şüphe yok, ama bireysel olarak yapanlar olduğu gibi soğuk demircisinden mobilya üreticisine kadar birçok sektör karavan üretimine girdi bu araçlar kara yollarında trafiğe çıkıyor tehlike o kadar büyük ki, insan olarak şuna aklım ermiyor benim mesleğim torna, tesfiye işyeri açabilmem için ustalık belgesi, çırak çalıştırabilmek için eğitici us...