logo

30 Eylül 2020

YERLİ VE MİLLİ


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Sevgili dostlar,  yıl 1936 hıfzıssıhha diye bir kurumumuz var kuruluşu 1928. Düşünün o yılları ve şartları. 17 farklı aşı üretiyor tifo, dizanteri, kolera, veba, boğmaca, tetanoz, kızıl, kuduz, çiçek, grip ve diğerleri o yoksullukta akıl alacak gibi değil ve ülke dışına bile gönderebiliyoruz. Çok acıdır ki, 1998 de birileri bu kurumu kapatıyor. Bu yazdıklarımın AKP ile ilgisi yok, o zaman onlar iktidar değildi, ne yazık ki onlarda bu konuda bu kadar uzun iktidarlarına rağmen bir şey yapmadılar, oda işin başka bir tarafı keşke tekrar üretime geçseydiler de alkışlasaydık, yerli ve milli demekle olmuyor her konuda üretmek ve üretimi teşvik etmekle oluyor.

     Şimdi ise milyonlarca dolar verip aşı ithal eden bir konuma geldik ve dışa bağımlıyız, birde çıkıp, Korona virüs ile ilgili aşıyı bulacak 3. Ülkeyiz gibi yalanlar söyleniyor, öyle bir şey yok neden mi üst komşum yakın dostum Dr.Uğur Karataş, Bursa’da az sayıda olan Mikrobiyoloji uzmanlarından biri Uğur. Labarotuvarınında sahibi konumunda, tam uzmanı şunu diyor. “Ülkemizde bu aşıya üretecek donanımlı bir labarotuvar yok.” Sözün bittiği yer bana göre.

     UZAKTAN EĞİTEMEYİZ

     Okullar uzaktan eğitimle başlatıldı, bu pazartesi de bir kısım okullarda eğitime başlandı umarım sıkıntı yaşanmaz. Çünkü, salgın çok ileri boyutlara ulaştı, evet vatandaş dikkat etmiyor. AKP Genel Başkanı Erdoğan, bu konuda haklı olabilirde devlette ciddi önlemler almak durumunda, bu salgın ülkenin sorunu değil, tüm dünyayı etkisi altına almış durumda ama bizde de yanlış uygulamalar yok mu. Maske ve mesafe diyoruz ama en başta sn. Erdoğan Ayasofya açılışında, Giresun’da ve Malazgirt kutlamalarında söyledikleri ile yaptıkları uyuşuyor mu? yüz binlerce insanı bir araya topluyorsunuz sonra mesafe öyle mi..?

     Neyse konumuza dönelim; 3 milyon öğrencinin internetinin olmadığı, 754 bin evde de televizyonun olmadığı ülkemizde uzaktan eğitimi nasıl vereceğiz, biri bunu izah etsin. Allah aşkına, bunları sağlarsan bu işi yaparsın, eyvallah sonra mevcut okullardaki dersliklerde bu gün için eğitim mümkün mü asla, en az 57 bin dersliğe ihtiyaç var, hijyeni sağlamak için okullarda personele ihtiyaç var, maskeler buralarda ücretsiz olmalı, öğretmen açığı var bakın dostlar bu uyarılar dikkate alınmalı umarım çok ciddi sıkıntılar yaşamayız .

     BİR KARA DELİK DAHA YOLDA

     Dostlar, defalarca yazmak zorunda kaldım. Çünkü, bu ülkenin vatandaşı olarak bu olanları

hazmedemiyorum, zoruma gidiyor, sizleri de bıktırmış olabilirim, bununda farkındayım kusura bakmayın ama halkını bu kadar soyduran bir devlet olmaz, böyle hizmette olmaz. Hani diyoruz ya, Geçmediğiniz köprüye, tünele, otoyola, kullanmadığınız hava limanına, sağlık hizmeti almadığınız hastaneye para ödüyoruz hem de milyonlarca dolar böyle bir israf böyle bir soygun olabilir mi Allah aşkına. Aracıyla İstanbul’dan İzmir’e tünel, köprü, otobanı kullanarak gidip gelen bir kişi sadece bu yerlerden geçtiği için 600 TL.den fazla para ödüyor, artı yakıt parası. Evet süre kısalıyor mu kısalıyor. Peki bu yolları kim kullanıyor, ekonomik durumu daha iyi olanlar, çok acil bir durum olmadığı sürece asla kullanmamaya yeminim var ve sık gidip geldiğim için izliyorum, oto yollar bomboş vatandaş ücretsiz eski yolları tercih ediyor. Peki neye yaradı bu hizmet, şu Osmangazi köprüsünü 50 TL. yapsa bu

günün 10 katı araç geçer, o zaman geçmeyen de ödemiş olmaz, yeminle belirlenen cironun da çok daha fazlasını yapar. Şimdi gelelim yeni kara deliğe; Çanakkale köprüsüne 18 mart 2022 de açılması planlanıyor bu günkü kura göre açık olsa geçiş ücreti 160 TL.nin üzerinde olacak ve günlük 45 bin araç geçiş garantisi verilmiş bu günkü şartlarda beş bin civarı araç geçiş yapıyor, sadece bayram ve özel günlerde bu sayı yakalanabilir oda yılda 20 günü geçmez, yapıcı firma açılıştan sonra, 16 yıl 2 ay bu köprünün işletme hakkına sahip, bu köprü ve çevresindeki otoyolların toplam maliyeti 7 milyar 145 milyon TL. bu 45 bin araç garantisi ile firma köprünün maliyetini üç yılda çıkartıyor geriye kalan 13 yıl bu paralar onun kasasına akacak, kafaları daha fazla karıştırmadan şunu açık net bilelim. Bu sürenin sonunda kara yollarına devredilene kadar geçecek sürede şirketin kasasına girecek, parayla en az üç

tane Çanakkale köprüsü yapmak mümkün.

     Çok iyi çalışın, çok kazanın dostlar, bu paraları bu işlere karar verenler değil, bu ülkede yaşayan vatandaşları olarak bizler ödeyeceğiz.

     Allah İşlerinizi rast getirsin.

     Kalın Sağlıcakla.

Share
115 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • İNSAN HAYATI

    03 Aralık 2021 Yazarlar

         İnsan hayatını, hareket ederek devam ettirir. Hareket ederek, almak ve vermek gerçekleşir.  Yaşam boyu hareket ederek denge kurmaya çalışılır. Hayat, bir öğrenme sürecidir. Hatalardan ders alınıp yaşantı sürdürülür. Sorunu eleştirmek yerine, sorunun çözümüne odaklanılır.      Kibir, diğer insanların yaklaşmasını engelleyen bir savunma mekanizmasıdır. Alaycılık, huysuzluk, kabalık, küstahlık, utangaçlık, gevezelik birer savunma mekanizmasıdır.      İnsan, sevgi ve korku...
  • ŞEHİDE SAYGI

    01 Aralık 2021 Yazarlar

         Geçenlerde Bingöl’de tatsız bir olay yaşandı. İyi parti milletvekili Lütfü Türkkan Genel Başkanı Meral Akşener’e küfreden şehit abisine küfür etti diye ülke karıştı. Tükenmiş olan iktidar en ufak bir olayı bile ki böyle hassas bir konuda gündeme oturtup buradan kendine çıkar sağlamaya çalışıyor, ilerleyen bölümde şehitlerimize ne sıkıntılar yaşattıklarını ne hakaretler ettiklerini de yazacağız. Türkan, yanlış yapmıştır siyasetçi hele böyle bir zamanda bu tuzaklara düşmemelidir. Neticede, partideki görevinden alınıp özü...
  • ÇOCUK HAKLARI

    01 Aralık 2021 Yazarlar

    20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanmaktadır. 1989 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocukları hakları yasalar ile de güvence altına alınmaya başladı. Haklarını koruyamayan, bilmeyen, buna gücü de olmayan, ama dünyanın da en güzel varlıkları olan çocukların haklarını güvenceye almak ve çocukları korumak elbette yetişkinlerin sorumluluğunda. Özellikle toplumsal krizler ve savaşlarda en büyük yarayı alan kesim çocuklar olur. Atatürk’ün meşhur “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözü anne...
  • Avrupa’daki Kestel’liler

    29 Kasım 2021 Yazarlar

        Kıymetli Okuyucular,      Değerli Can Dostlar.      Herkes gibi bende seyahat etmekten keyif alıyorum. Fırsat buldukça da imkanlarımı kullanıyorum. Kendimi yeniliyorum. Dağarcığımda yeni ufuklara yelken açıyorum. Yeni yeni şeyler öğreniyorum. Pandemi dolayısı ile uzun bir süredir bu imkanı bulamadık.  Esasen Mimarlık öğrencisi kızımla 29 Ekim Cumhuriyet bayramı tatiline odaklanmıştık.   İstanbul da okuyan kızımızın online eğitimi sonlanınca ev, yurt vs. d...