logo

YİD


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Yap-İşlet-Devret… Sevgili dostlar, defalarca yazdık bu konuyu, geçeninde geçmeyeninde para ödemek zorunda olduğu bu sistem tam bir soygun, bir liralık işi on liraya birilerine vermek bu millete revamıdır. Aydın’da yeni açılan otoyolun geçiş ücreti 60 TL. ,Vatandaş karayolunu kullansa bu mesafede 30 TL. Mazot yakıyor bunun üzerine birde 60 TL. Otoyol parası ödeyecek, böyle bir şey dünyanın hiçbir yerinde asla yoktur. Osmangazi köprüsü yapım maliyeti 1.2 milyar dolar, yapan firmanın 4 yılda cebine giren para 2.4 milyar dolar yani maliyetin iki katını 4 yılda çıkarmış durumda. Daha ne kadar mı işletecek, sırtınızı bir yere yaslayıp elinizde bir bardakta su bulunsun, ne olur ne olmaz. 18 yıl daha işletecek yanlış duymadınız toplamda kazanacağı para 12 milyar dolar, bir başka deyişle bu paralarla 10 tane Osmangazi köprüsü yapılabilir…..

     KAYIP MİLYONLAR

     Hain 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, devlet bu olaylarda hayatını kaybeden şehitlere ve gazilere diğerlerinde olan tüm hak ve imkânları seferber etmişti, milletimizde yardım talebinde bulunmuştu. Bunun üzerine başbakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde, harcanmak üzere yardım kampanyası başlatmış ve banka hesapları açılmıştı. Adı, 15 Temmuz dayanışma kampanyasıydı. Buradaki kritik nokta toplanan paraların nasıl harcanacağı başbakanlıkça belirlenecekti, ana sorumlusu ise Aile ve Sosyal politikalar bakanlığı idi.

     İlk büyük bağış Ankara Ticaret Odasından geldi 2 milyon TL., SMS’ler devreye girdi, döviz hesapları da açıldı altı ay geçtiğinde rakam 300 milyon TL.yi aşmıştı, ama bir türlü şehit yakınları ve gazilere nasıl harcanağı belirlenemedi gitti. 2017 sonlarına doğru bir dayanışma vakfı kurulmasına ilişkin düzenleme yapıldı, toplanan paranın 10 milyon TL.si vakfın kuruluş mal varlığını oluşturmak için buraya aktarılacaktı. Nihayet, bu vakıf aracılığı ile para yerine ulaşacak diye düşündü hak sahipleri, ama vakıf henüz tüzel kişilik kazanmamıştı .Aradan yine aylar geçti CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, konuyu gündeme getirdi Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay, paraların Ziraat ve Halk Bankası Hesaplarında olduğunu söyledi. O paralar bir türlü asıl sahiplerine ulaşamadığı gibi, vakfın tescili de sağlanamıyordu bir türlü, sonunda 13 temmuz 2019 da tescil edilebildi.

     Ayrıca Beşiktaş’taki bombalı saldırıda hayatını kaybeden şehit yakınları ve gaziler için açılan kampanyada toplanan 52 milyon TL. de sahiplerine ulaşmadı, bu parada kurulan şehit yakınları ve gaziler dayanışma vakfına aktarılmıştı.

     Esas bomba, açıklanan adreste öyle bir vakıf yoktu. Bakanlıktan yapılan açıklamada adres konusunda bir yanlışlık olduğu belirtildi. Mecliste büyük tartışmalar yaşandı Aile bakanı paranın faizleriyle 338 milyon 971 bin TL. olarak durduğunu söyledi. Yani, üç yılda 38 milyon faiz işlemişti. Aslında böyle değildi, en basit hesapla kim yatırırsa yatırsın üç buçuk yılda bu para faizi ile birlikte 494 milyon olması gerekiyordu. Peki, aradaki milyonlarca lira nereye uçtu, bunu ne bakanlık, ne vakıf yönetimi açıklamadı. AKP sözcüsü Ömer Çelik’te yaptığı son açıklamada o paralar dağıtılmayacak demeye getirmişti.

     Bunu sormaya kalkan gazilere ise, polis sert müdahalelerde bulundu, gözaltılar oldu. Hiçte doğru olmadı ayıptır, yazıktır. Bu insanlar tankların altında kaldı, sakat kaldılar, işlerini, sevgililerini, kaybettiler.

     Devlet böyle yönetilmez şeffaf olacak, hesap verecek. Bunlar, Demokrasinin olmazsa olmazı….

     BU ŞEKİLDE SUSTURAMAZSINIZ

     Gazeteci; tarafsız olamaz, olmamalı. Gazeteci mutlak taraftır, tarafı doğrular ve halktır. Sevgili Levent Gültekin’e yapılan saldırıya bakarmısınız, 25 kişi bir kişiye saldırıyor bunun adı korkaklıktır, tamamen planlı ve organize bir olaydır. Kınama ile geçiştirilemez, “sorumlular acilen yakalanıp hesap vermelidir” diyeceğim. Ama, ne hesap soruluyor, ne ceza alıyorlar. Bu yaşananlar, saldırı çetelerini daha da güçlendiriyor, bu saldırganları cezalandırmak yetmez. Çünkü bunlar, bu gücü kimden alıyorlar, azmettiricileri kim, oraya kadar ulaşmak gerekiyor.

     Hiç boşuna uğraşmayın, bu şekilde susturamayacağınız gibi, sesler daha da yükselecektir.

Share
148 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...