logo

Yolunuz yanlış, Yönünüz yanlış…

     Sevgili okurlarım, Allah’ın ilmine göre evrendeki bütün varlıkların sahibi ve hakimi Allah’tır. Ondan başka hiç kimsenin sahip olma, hükmetme yetkisi yoktur. Onun yarattıklarına sahip olmaya ve hükmetmeye yeltenmek ya tahutlaşmadır, veyahur müşrikleşmedir. Bu anlamda, kişi eğer Allah’ın yarattıklarının sahibi benim, ben hükmedeceğim diyorsa, davranışı da bu yöndeyse o kişi tahutlaşmıştır. Şayet aynı fiili Allah adına yapma çabasındaysa veya yapıyorsa müşriktir. Zira, hiç kimse onun yarattıklarına hükmedemez, sahip olmaz. Egemen olma ve sahip olma kayıtsız şartsız Allah’ındır.

     Bu ilke iman etmenin olmazsa olmazıdır. Bu ilkeyi ihlal eden bir davranış sergiliyor isek, gayri dinden imandan söz etmenin anlamı kalmamıştır.

     Şimdi kendimizi söz konusu ilkeye göre kıyaslayalım.

     Biz, Mümin miyiz, değil miyiz.

     Ona göre kendi konumuzu kendimiz belirleyelim.

     Yukarıdaki saptamaya sanırım kimse itiraz etmez.

     Şimdi; Devleti bu ilkeye göre değerlendirelim; Devlet, kuran ilminde yok. İnsanların icadı, ateist bir yapılanmadır. Devlet aygıtı kişilerin egemenliğine hizmet ediyorsa, batıldır, sapık bir organizasyondur.

     Şayet, topluma hizmet eden bir araç ise, hakka uygundur. Anlayacağınız, yaradanın ilminde olmayan bizim kendi icadımız olan kurum ve kuruluşların hakka uygunlukla ölçeriz. Uygunsa doğrudur, değilse yanlıştır. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şimdiki haliyle, İslamın eşitlik, adalet, barış hukukuna zıt noktadadır. Sömürü ve zulme hizmet eden sapık bir örgütlenmedir. Türkiye halkının sorunlarını çözemez. Çünkü, devlet sömürenlerin ve ezenlerin hizmetindedir. Dolayısı ile, bu devletten halka, vatana, hakka hizmet beklemek anlamsızdır.

     Kurdun kuzuyu yemekten başka bir amacı olamaz.

     Olaylara doğru bir bakış açısıyla bakmalıyız ki, doğa ve bütün insanlık için hayırlı bir icraat yapalım. Sapık yolda olduğumuz sürece, çaresiz kalmaya mahkumuz. Yönümüzü doğrulttuğumuz vakit, derdimize çare buluruz.

     Bu noktada ben diyorum ki; Yolunuz yanlış, Yönünüz yanlış…Onun için washington’a, Moskova’ya koşturup gidip gelmek Trump’la, Putin’le durmadan görüşmek boşunadır, nafiledir. Hiçbir meselemizi çözmeye faydası olmaz ve olmayacaktır. Sorunların tek çözüm yolu; eşitlik, adalet ve barışı sağlamaktır. Tek doğru yol bu hedeflere yönelmektir. Gerisi hava ile civa.

Share
587 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+5 = ?