logo

25 Kasım 2019

Yolunuz yanlış, Yönünüz yanlış…


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım, Allah’ın ilmine göre evrendeki bütün varlıkların sahibi ve hakimi Allah’tır. Ondan başka hiç kimsenin sahip olma, hükmetme yetkisi yoktur. Onun yarattıklarına sahip olmaya ve hükmetmeye yeltenmek ya tahutlaşmadır, veyahur müşrikleşmedir. Bu anlamda, kişi eğer Allah’ın yarattıklarının sahibi benim, ben hükmedeceğim diyorsa, davranışı da bu yöndeyse o kişi tahutlaşmıştır. Şayet aynı fiili Allah adına yapma çabasındaysa veya yapıyorsa müşriktir. Zira, hiç kimse onun yarattıklarına hükmedemez, sahip olmaz. Egemen olma ve sahip olma kayıtsız şartsız Allah’ındır.

     Bu ilke iman etmenin olmazsa olmazıdır. Bu ilkeyi ihlal eden bir davranış sergiliyor isek, gayri dinden imandan söz etmenin anlamı kalmamıştır.

     Şimdi kendimizi söz konusu ilkeye göre kıyaslayalım.

     Biz, Mümin miyiz, değil miyiz.

     Ona göre kendi konumuzu kendimiz belirleyelim.

     Yukarıdaki saptamaya sanırım kimse itiraz etmez.

     Şimdi; Devleti bu ilkeye göre değerlendirelim; Devlet, kuran ilminde yok. İnsanların icadı, ateist bir yapılanmadır. Devlet aygıtı kişilerin egemenliğine hizmet ediyorsa, batıldır, sapık bir organizasyondur.

     Şayet, topluma hizmet eden bir araç ise, hakka uygundur. Anlayacağınız, yaradanın ilminde olmayan bizim kendi icadımız olan kurum ve kuruluşların hakka uygunlukla ölçeriz. Uygunsa doğrudur, değilse yanlıştır. Bu bağlamda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, şimdiki haliyle, İslamın eşitlik, adalet, barış hukukuna zıt noktadadır. Sömürü ve zulme hizmet eden sapık bir örgütlenmedir. Türkiye halkının sorunlarını çözemez. Çünkü, devlet sömürenlerin ve ezenlerin hizmetindedir. Dolayısı ile, bu devletten halka, vatana, hakka hizmet beklemek anlamsızdır.

     Kurdun kuzuyu yemekten başka bir amacı olamaz.

     Olaylara doğru bir bakış açısıyla bakmalıyız ki, doğa ve bütün insanlık için hayırlı bir icraat yapalım. Sapık yolda olduğumuz sürece, çaresiz kalmaya mahkumuz. Yönümüzü doğrulttuğumuz vakit, derdimize çare buluruz.

     Bu noktada ben diyorum ki; Yolunuz yanlış, Yönünüz yanlış…Onun için washington’a, Moskova’ya koşturup gidip gelmek Trump’la, Putin’le durmadan görüşmek boşunadır, nafiledir. Hiçbir meselemizi çözmeye faydası olmaz ve olmayacaktır. Sorunların tek çözüm yolu; eşitlik, adalet ve barışı sağlamaktır. Tek doğru yol bu hedeflere yönelmektir. Gerisi hava ile civa.

Share
1056 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...
  • Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi

    14 Eylül 2021 Yazarlar

         Hikaye şöyle başlıyor:      "Bayburt halkı Senfoni Orkestrası'nı dinlemek için konser salonunu doldurur. Konser sonunda, bir gazetecinin "Konseri nasıl buldunuz?" sorusuna bir seyirci, "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" cevabını verir."      Bende şöyle değiştireyim;      Kestel, Kestel olalı böyle zulüm görmedi.      Ana caddelerin büyütülmesi, kaldırımların genişletilmesi, sağlam parke taşlarının sökülmesi, yeniden y...
  • İşgal ve Kurtuluş

    11 Eylül 2021 Yazarlar

          Kadirşinas  Okuyucular,       Değerli Can Dostlar.        Eylül ayının ikinci haftası hepimizi ilgilendirmelidir.  Çünkü Yunan işgalinin sonlandırıldığı günleri barındırır.  İlçemiz Kestel’in 10 Eylül  de, payitaht Osmanlı’nın ilk başkenti Bursamızın 11 Eylülde kurtuluşunu yaşadığımız günlerdendir.        Birinci dünya savaşı sonrası yapılan 12 Mayıs 1919 Paris konferansı kararları ile İzmir Yuna...