logo

01 Eylül 2021

YÜRÜYEREKMİ GELİYORLAR !!!


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

     Afganistan, Kabil ile İstanbul’un arasındaki mesafe yaklaşık 3500 km. uçakla 4,5 saat sürüyor, Avrupa’yı bilenler için söyleyelim. Hemen hemen Hollanda bize ayni mesafede. Bir insan göçü başladı ülkemize. Afganistan’dan sınırlar kevgir gibi yol geçen hanı yüzlercesi Antalya, Konya altında  sahil turu atar gibi elini kolunu sallayarak giriş yapıyor, ülkemize. Sadece İran sınırı değil, Irak ve Suriye sınırında da bir fark yok hepsi ayni durumda. Nereden çıktı bu Afgan’lar sorusuna gelelim, zaten vardılar ama sayıları oldukça azdı bu dönemde gelecek olanların sayısı bir milyonun üzerinde olacak bu net bir rakam.

     Dünya’nın ve bizimde Adnan Menderes’ten beri başımıza bela olmuş olan ABD denen bir ülke var, hani Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının kahrolsun deyip İstanbul’da denize döktüğü, sn. Bahçeli’nin yeni yeni bunu fark edebildiği, K. Irakta askerlerimizin başına çuval geçiren, PKK denen katillere silah ve mühimmat takviyesi yapıp, askerlerimizi ve vatandaşlarımızı öldürten, çıkarları için binlerce insanı öldürebilen, bizim gibi bir çok geri kalmış ülkelerde savaş çıkarıp yeni ürettiği silahları deneyen bir katil ABD var ya, işte bunlar 20 yıldır Afganistan’da sözde dini terör örgütü Taliban’a karşı savaştılar, ama sonları aynen Vietnam’daki gibi oldu, baş edemediler ve Afganistan’ı terk etme kararı aldılar.

     İyide 20 yıl Taliban’a karşı savaşırken binlerce Afganlıyı savaşçı, ajan, tercüman gibi satın alıp kullandılar, bunların sayısı 20 bin civarında geri döndüklerinde Taliban onları yaşatmaz bu kadar kişiyi  ABD ‘ye götürecekler anlaşmaları öyle, iş bunlarla bitmiyor orada bulundukları süre içinde kendi şirketlerinde petrol, doğalgaz, maden, inşaat, gıda gibi işlerde bir milyonun üzerinde Afganlı çalıştırdılar, bunlar düzenli olarak maaşlarını aldılar tabi’ki hepsi erkek o ülkede kadınların çalışması yasak. Şimdi neden sadece erkeklerin ülkemize geldiğini anladınız mı yanlarında kadın, çocuk, yaşlı hatta kilolu kimse yok ve hepsi de eli silah tutabilecek yaşta, neymiş savaştan kaçıyorlarmış, geçin bu hikayeleri. Ellerinde bavul olan var mı yok, bir poşet bile yok insan yanına yedek bir iç çamaşırı alır bu kadar yolu yürüyeceksin hesapta, bu sıcakta en önemli şey su ellerinde bir pet şişe gören var mı yok.

     ABD, 20 bin işbirlikçiyi alacak ve vatandaş yapacak bunda sorun yok ama vize kolaylığı sözü verilip sonra yan çizilen ve açıkta kalan bu bir milyon kişi ne olacak, mesele burada tabi ki çok basit. ABD bunları ülkesine alacak kadar aptal değil Kabil’de ABD elçiği önüne yığılan Afganlara ne diyor biliyor musunuz; İran üzerinden Türkiye’ye geçin bu işi de organize ediyor, Tahran ile el sıkıştıkları kesin, yoksa İran bu geçişe izin vermez tabi hükümetimizde bizim bunlardan haberimiz yok diyemez. Kesinlikle her şey bilgileri dahilinde bu insanlar bir ceket alıp gelebiliyorsa şunu iyi biliyorlar, sınırı geçtikleri gibi kendilerini bazı imkanlar hazır bekliyor, şunu da iyi bilin asla yürüyerek falan gelmiyorlar.

     Ülke mülteci işgali altında, bütün dünya seyirci kalıyor bu akına, para verelim sizde dursunlar muhabbeti var sonuçları ileri yıllarda çok acı olacak buda belli, eşimizi, bacılarımızı, çocuklarımızı ne rezillikler bekliyor bizler bunu şimdiden görebiliyoruz durum böyle iken bakın asrın lideri AKP Genel Başkanı Erdoğan, ne diyor, “zayıf ülke olmadığımız için mültecileri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz” şaka gibi.

     Sn. Erdoğan, birde bu konuda “abartılıyor” demişti, sonra kabullenmek zorunda kaldı birde öyle bir şey söyledi ki akıl alacak gibi değil ülkemize 300 bin Afgan geldi bunların 180 bini kayıtlı, 120 bini kayıtsız peki adama sorarlar, madem kayıtsız sayısının ne kadar olduğunu nereden biliyorsunuz.

     Sn. Erdoğan sizin, ailenizin ve yakınlarınızın yüzlerce koruması var, yani sizler bunu hissetmeyeceksiniz ama sokaktaki bizler bire bir neler yaşayacağımızı iyi biliyoruz’ da size anlatamıyoruz.

     BUNLAR İNSAN OLAMAZ

     Dostlar, Kızılay’ı biliyorsunuz her yaşanan felaketten sonra iban numarası verip vatandaşlardan yardım dilenen bir kurum, bu kurumun başında da Kerem Kınık isminde bir kişi var geçenlerde ne maaş aldığı konusunda sıkıştırılınca, bu kurumdan maaş almadığını açıklamıştı. Gerçekten maaş almadıkları doğru. Ama, biraz insani vasıfları olsa şunu söyleyebilirdi “evet biz kurumdan maaş almıyoruz, ama huzur hakkı alıyoruz” derdi demeliydi. Kızılay’ın 9 adet şirketi var 6 yönetici ve başkan olan bu kişilere  bu şirketlerden huzur hakkı olarak son iki yılda 2,5 milyon tl. Ödendiği belgeleriyle ortaya çıktı.

Bence oldukça huzurlu bir para, soyguna devam, hani Müslümanlığı kimseye bırakmıyorsunuz ya, ahiret ve sorgulama olduğuna inancınızda tam sizleri oraya havale ediyoruz, haram zıkkım olsun o kadar.

     ADİL BİR KARAR DEĞİL

     28 Şubat davası ile ilgili 14 emekli komutanın tutuklanması ve müebbet hapse mahkum edilmesi, adil olmayan bir yargılamanın sonucudur. Bunu herkes biliyor hepimizin yüreklerini yaralamıştır, zamanında onları yargılayan hakimlerin şu an feto nedeniyle nerede oldukları belli, buna rağmen böyle bir karar akıl alacak gibi değil.

     SANATA BİR PRANGA DAHA

     Genco Erkal, ömrünü tiyatroya adamış müthiş bir sanatçı, sürekli siyasileri ve siyaseti eleştiren oyunlarda rol almış, yazmış, sahneye koymuş tarzı bu, sosyal medyada her zaman olmuş ama o efendi kişiliği ile asla kimseye hakaret etmemiş, güzel bir insan, beş yıl önce paylaştığı tekrar söylüyorum hiç hakaret içermeyen paylaşımları nedeniyle Metin Akpınar ve Müjdat Gezen gibi adliye koridorlarında bu yaşta çile çekiyor yazıklar olsun. Şunu anlayamadılar eleştirmek için sanatçı olmak gerekmiyor demokrasi ile yönetilen ülkelerde her vatandaş hakaret içermediği sürece eleştirebilir, ama unutmayın demokrasi ile yönetilen ülkelerde.

     Sevgili Behçet Orhan’dan sonra, Kestel Çilek spora ve Bursa sporumuza hizmet etmiş bir değerli abimizi daha kaybettik, Kestel eski  belediye Başkanı Cavit Özcan’ın oğlu Nazmi Özcan ailelerine sabırlar diliyorum, nurlar içinde yatın, mekanınız cennet olsun, sevgi ve saygıyla.

Kalın sağlıcakla

Osman Fahri Ünal

Share
73 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • AKP’DEN İSTİFA EDEN EDENE…

    25 Eylül 2021 Yazarlar

         Türk siyaseti, tarihinde hiç olmadığı kadar içine düştüğü çıkmazı kendi siyasi döngüsü içerisinde yol bulmaya çalışsa da, maalesef toplumun beklentilerine hala çözüm bulabilmiş değildir. Ülkenin uzun süre iktidarında olan siyasetçiler şunu çok iyi öğrendiler; “Bu ülkede, halkın beklentilerine cevap bulamayan siyaset hiçbir zaman iktidarda kalamayacak, halkın beklentilerine cevap veremeyenlerde kendilerini siyasetin dışında bulacaktır.      Ülkede yaşanan siyasi ve ekonomik krizi dış güçlere veya...
  • AŞISIZLARA GETİRİLEN KISTLAMALAR HUKUKA UYGUN MU?

    21 Eylül 2021 Yazarlar

                Aşı olmayanlara getirilen yasaklar sadece Türkiye’de değil, dünyada da tartışma konusu. Şehirlerarası yolculuklarda, okullarda, işyerlerinde ya aşı ya da PCR testi zorunluluğu insanları hem aşıya zorlamak için, hem de toplum sağlığını korumak adına yapılan bir uygulama.             Son dönemde yoğun bakım istatistiklerinden de açıkça anlaşıldığı üzere Covid-19 nedeniyle yoğun bakımda yatan hastaların çok büyük bir kısmı...
  • UYUMUŞ ÖYLE Mİ

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Dostlar; AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın partisi ile yaptığı bayramlaşma konuşmasında, uyuduğu buna rağmen konuşmaya devam ettiği, dilinin dolaştığı bu kadar zaman geçtiği halde muhalefet tarafından dile getirilmeye halen devam ediliyor. Ülkede o kadar çok gündem var ki, bunu dikkate alan bile yok. Türkiye gibi bir ülkeyi tek başına yönetmeye kalkarsan buna yetişemezsin haklı olarak yorgun düşüp uyursun, ha sağlığında bir sorun varsa bu başka bir şey ve oldukça da önemli durum, hepimizi de ilgilendirir. Günü gününe sağlığ...
  • Gaflet ve delalet uykusu

    15 Eylül 2021 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kişinin usulüne uygun doğru işler yapabilmesi için, yaşadığı çağda insanlığın ne gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu algılaması, çözümünün nasıl olabileceğini ve kendisinin ne yapması gerektiği konusunda fikir sahibi olması lazım. Söz konusu şeylerin yapılması için akıl etmek ve düşünmek icap eder. Zira, akıl etmeyen, düşünmeyen kişinin doğru şeyler yapmasının olanağı yoktur. O her zaman gaflet ve delalet içinde olur,  çağımızın şu anki aşamasında genel anlamda bütün insanlığın, özelikle kend...