logo

17 Şubat 2026

BU YAZIYI TÜM VATANDAŞLARIMIZ MUTLAKA OKUMALI


Osman Fahri Ünal
osmanfahri@kestelyore.com

EFSANE KOMUTANLAR VE YAŞANANLAR
Yıl 1993 PKK’nın azdığı yıllar aylardan Mayıs saat gecenin üçü,150 kişilik ağır silahlı PKK’lı teröristler Elazığ Bingöl karayolunda bir otobüsü durdururlar, içinde Malatya da acemi eğitimini bitirmiş usta birliklerine sevk edilen silahsız ve sivil 36 askerimiz vardır. Otobüsten indirilip iç kısımlara doğru götürülüp yan yana dizerler ve ellerindeki ağır silahlarla taramaya başlarlar, cansız bedenlerinin yanına gelip yüzlerine dahi sıkarlar, 33 ü orada şehit olur 3 ü ise ölen arkadaşlarının altında yaralıdır ama hareket etmezler, hepsi öldüler sanıp giderler, yaralı askerlerimizden biri güçlükle yola ulaşır ve güvenlik güçlerinin bu sayede haberi olur. Olay yerinde 1570 mermi kovanı bulunur, yani her bir evladımıza 44 mermi sıkılmıştır, memleket ayağa kalkar, birilerinin bir şey yapması gerekiyordu.
Devam edeceğiz yazımıza ama burada bir öz eleştiri yapalım, bu çocuklarımızı gece vakti hiç korumasız bu otobüse bindirip göz göre göre ölüme gönderenler niye bu sevkiyatı gündüz yapmadınız, otobüsün önünde arkasında neden silahlı koruma timleri yoktu, gündüz olsa ayni zamanda yukarıdan bir helikopterle niye takip edilmedi veya neden havadan bu evlatlarımız sevk edilmedi, bu askerlerimizin oradan o saatlerde geçeceğinden bu katiller nasıl haberdar oldular, umarım bu soruşturmalar yapılmıştır, yapılsa ne olacak 33 aileye kâbus çöktü, kolay mı o çocukları o yaşa getirmek, bu kadar ucuz mu insanımızın hayatı.
Devam edelim, bu yaşananlar nedeniyle güney doğudaki birliklerin başına komutanlar çeşitli bahanelerle gitmek istemiyordu, terfi bekleyen 80 tuğ General Hakkâri Dağ Komando Tugayına gitmek istemiyordu. 1993 Haziran ayında Gen. Kurmay Bşk. nının odasına davet üzerine bir kurmay Albay girdi kendisine seni Hakkâri’ye görevlendirsek gider misin dediler tereddütsüz giderim dedi, bir ailenle konuşsaydın dediler gerek yok dedi, ne zaman gidebilirsin dediler hemen dedi ve bir gün sonra Hakkâri’deydi.
Terörle mücadelede tarihinde görülmemiş bir başarı sağladı, bin ila beş bin askeriyle 857 defa vurucu operasyon yönetti. 21 defa sınır ötesi harekâtı yönetti ve askerleriyle birlikteydi, PKK’yı bekleyen değil kovalayan adamdı o, askeriyle omuz omuza vuruştuğu için askerleri ona Efsane komutan ismini verdi.
Buzul dağında baskın yapmak için 3500 askeriyle eksi 40 derecede buzda yattılar, tipiye yakalandılar, erzakları bitti az daha donuyorlardı, mahsur kaldılar, gerekirse çantalarınızı, dipçiklerinizi yakın dedi, bu fedakârlık sayesinde mağaralarda saklanan yüzlerce teröristi yok etmeyi başardı.
1. Derece Altın üstün cesaret ve feragat madalyası, 2 defa üstün cesaret, feragat nişanı, 5 defa üstün birlik yetiştirme nişanına sahip tek komutandı o, e baktılar bütün silahlı kuvvetler arkasından gidiyor, halkta da büyük itibarı var, daha yukarlara gitmesin tak diye önünü kestiler Tümgeneral iken emekli edildi.
Merak ettiğiniz kesin, kim mi bu efsane komutan, varlığıyla onur duyduğumuz, ilham aldığımız sn. Osman Pamukoğlu.
Gelelim bundan sonra yaşanan rezaletlere, aradan yıllar geçer sn. Pamukoğlu’nun eşi diğer komutan eşleriyle Ankara’da bir askeri sosyal tesiste bir araya gelecekler, paşada yolumun üstü seni bırakayım der eşine, tesis nizamiyesinde kendi kartını verir görevli askere, iyide bir tuhaflık vardır bariyer açılmaz geçiş için, paşa hayırdır oğlum dediğinde askerler utana sıkıla cevap verirler, paşam bu kart sahibinin askeri tesislere girişi yasaklanmış giremez ibaresi çıkıyor. Ne acı değil mi bu efsane komutana askeri tesislere giremez diye yasak konuyor.
Sn. Pamukoğlu emekli olduğu 14 yıl boyunca bir defa bile askeri tesislere adımını atmamış, buralarda bir çay bile içmemiş hatta 35 yıl subay üniforması ile ne buralara ne de tatil kamplarına gitmemiş böyle bir prensibi var, suçu siyasi bir parti kurup gördüğü yanlışları dile getirmek.
Sevgili dostlar öyle efsane kolay olunmuyor, onu daha iyi tanımak için yazdığı (Unutulanlar dışında bir şey yok) kitabını mutlaka okumalıyız.
Bu kitapta terörle mücadelenin en zorlu dönemini, Hakkâri Tugay Komutanlığında yaşananları, fedakârlıkları ve kahramanlıkları, imkânsız olarak tabir edilen harekâtlara şahit olacaksınız
Bir de ne zaman uyur, ne zaman yemek yer görmedim diyerek anlattığı kurmay Yüzbaşı Naim’ tanıyacaksınız.
Naim Yüzbaşı Hataylı yoksul bir aile çocuğudur, Harp Akademisini 2. olarak bitirir, Pamukoğlu döneminde Hakkâri’de onun yanındadır, daha sonra Irak’ta, Kuveyt’te, Belçika’da NATO da görevler yapar Tuğgeneral olur, 13 kitap yazdı, iletişim üzerine yüksek ihtisas yaptı, tarih üzerine doktora yaptı, İngilizce, Arapça ve Osmanlıca biliyor şu anda Sözcü TV’de programlara katılıyor kim mi, birçoğunuz bu mükemmel komutanı çok iyi tanıyor, emekli Tuğgeneral sn. Naim Babüroğlu.
Oda sn. Pamukoğlu, gibi uzun yıllardır ordu evi veya askeri sosyal tesislere gitmeyen biri, saygı duyduğu eski bir komutanı İstanbul Fenerbahçe ordu evinde Atatürk ve Lozan hakkında konferans vermesi için davet eder, kıramaz gider yine nizamiyedeki askerler paşam hoş geldiniz der ve kartını okuturlar yine bariyer kalkmaz, askerler yine utana sıkıla komutanım kart sahibi askeri tesislere giremez yazıyor derler, tıpkı sn. efsane komutan Pamukoğlu gibi.

Bir teröriste, bebek katiline umut hakkından bahsedildiği, kurucu irade, kurucu önder dendiği şu günlerde bizim Genel Kurmay Bşk. lığı ile Savunma bakanlığı kimleri hasım olarak görüyor ne kadar acı bir durum değil mi?
Acı ama bir gerçek, kendi efsane kahramanları ile mücadele eden bir
Ülke durumundayız.

KİMİN C. BAŞKANI
Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmada Suriye’de devrim yaptık ve Suriye’yi ayağa kaldıracağız dedi. Sn. Erdoğan siz Suriye’nin değil Türkiye’nin Cumhurbaşkanısınız bizim ülkemizde 60 milyon insan açlık sınırının altında yaşıyor, Metropol şirketinin yaptığı ankete göre sizin partinize yani AKP’ye oy verenlerin % 66 sı bile geçinemiyoruz diyor bu rakama dikkat size oy verenlerin.
Ülkemizde 10 çocuktan 7 si okula aç gidiyor, devlet okullarında lavabolarda sabun yok, bu ülkeye 30 yıl hizmet etmiş emeklinin daha bu ay en düşük aldığı maaş 16.800 den 20 bin TL. ye çıktı, yine daha bu aya kadar 22 bin TL. Alan 12-13 milyon asg. Ücretli insan bu ay 28 bin TL. Alacak, ülkemizde açlık sınırı 32 bin TL’dir, bunun altında ücret alan açtır. Ülkeyi bir mülteci deposuna çevirdiniz AB ülkelerine gitmesine izin vermediniz, Almanya, Macaristan, Polonya ve diğerlerini koruduğunuz kadar bizi korumadınız, zamanında Bulgaristan’dan zorunlu göç ile gelecek olan 300 bin gerçek soydaşlarımızın gelmemesi için kıyameti koparmıştınız, ama ülkemiz sayenizde milyonlarca Suriyeli ve Afgan mültecinin cenneti oldu.
Sadece siz değil sn. bakanlarınız ve Bld. Başkanlarınızda bu konuda çok cömert Ulaştırma bakanı Suriye de yolları, Sağlık bakanı hastaneleri, M. Eğitim bakanı ’da okulları yapacağız diyor, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı’da Şam’da Emevi caminin halılarını değiştireceğiz demiş, beyler kimin parasını nereye harcıyorsunuz nedir bu Suriye hayranlığı anlamak mümkün değil, bize ne Suriye’den Karun gibi zengin Arap birliği var B. Milletler var, ABD var, bizim o bataklıktan acilen çıkmamız lazım.
Buralara harcanacak dev bir bütçemiz var ama emekli, asgari ücretliye gelince kaynak yok öylemi, açlığa alıştınız, biraz daha sabredin diyorsunuz kendi vatandaşınıza, benim anladığım bu.

HUKUK GARABETİ

İddianamede ki suçlarla ilgili suçlu bulunmuş olsa bile ki asla suçlu olmadığı kesin, bu kadar hapis yatması bile gerekmiyor, Adana B. Şehir Bld. Bşk. nı sn. Zeydan Karalar mahkeme salonuna 2 jandarmanın arasında gelirken rüşveti verdim diyen örgüt lideri olarak 700 yıl civarında hapsi istenen birisi izleyici kartları dahi olmayan devletin görevlendirdiği 10 koruma ile savcıların giriş yaptığı VİP salondan mahkeme salonuna giriş yapıyor, böyle bir hukuk garabeti olabilir mi dostlar.

Bir tane AKP’li vekil veya yönetici Allah’a ne kadar inanıyorsa, Hukuk düzenine ne kadar inanıyorsa çıkar şu nedenle tutuklular ve yargılanacaklar diyebiliyor mu, diyemez çünkü böyle bir suç yok iddianameler neredeyse bomboş, her kesin gözü önünde bir hukuk cinayeti işleniyor, bizlerde hepimiz bir tiyatro izler gibi yaşanan bu rezaleti izliyoruz.

İtirafçı, rüşvetçi Müteahhit Aziz İhsan Aktaş denen şahsiyet toplamda 594 ihale almış bunların 473 tanesi AKP belediyeleri ve devlet kurumlarından ( meclis ve bakanlıklardan), sadece 121 tanesi CHP’li belediyelerden alınmış iyide bir tane AKP’li Bld. Başkanı veya bürokrat ne gözaltına alınmış nede tutuklanmış. Bir tek AKP’li Yahşihan bld. Başkanı 4 ay yatmış, birçok CHP’li Bld. Başkanı bir yıldır tutuklu olduğu halde iddianameleri tamamlanmadığı halde bu kişi için 2 ayda iddianamesi tamamlanmış ve şu anda serbest.
Bu adaletsizliğin tek nedeni var CHP’nin kurumsal itibarını yok etmek ve çok net gözüken iktarını engellemek.

BUNUN ADI GAZETECİLİK DEĞİL

Nagehan Alçı sözde gazeteci 6 Şubat depreminden bu güne konteyner de yaşayan depremzedeler için ekmek elden su gölden o nedenle orada yaşamaya devam ediyorlar anlamında laflar etmiş, o konteynelerde hala 300 bin kişi ne şartlarda yaşıyor, elektrikler kesiliyor, sel basıyor, yol yok çamur rezaleti, ısınma ciddi sıkıntı bunları üç yıldır hepimiz zaman zaman izliyoruz, kabul edelim ki dediğin doğru bile olsa bu acıyı yaşamış onlarca yakınını kaybetmiş bu insanlara bu sözleri sarf etme hakkın yok, bu kadar basitse git ayni şartlarda sen yaşasana sn. Alçı, bu yaptığın gazetecilikte değil, git siyaset yap o zaman,
Esefle kınıyoruz.

• Geliriniz 102 bin TL’nin altında ise yoksul, 32 bin TL’nin altında ise açsınız.
• Açlığa alıştınız biraz daha dayanın diyorlar.
• Anlatacak hiçbir hikâyeleri kalmadı, 24 yıldır ülkeyi neredeyse tek başına yönetiyorlar hala sabır tavsiye ediyorlar, daha doğrusu yönetemiyorlar, masal anlatıyorlar, ona da artık çocuklar bile inanmıyor.

Kalın Sağlıcakla

Osman Fahri Ünal

Share
1853 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

5+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BOZBEY TUTUKLANIRSA NE OLUR…?

    31 Mart 2026 Yazarlar

         Seçimle alınamayan yerler, bir dizi operasyonlarla alınmaya devam ediyor.      Bunun en büyük örneklerinden birisi; İSTANBUL...     İstanbul da, CHP Meclis üyelerinin çoğunlukta olması, belediyenin haliyle CHP'de kalmasına sebep oluyor.     Ama, Bursa öyle değil…      Bir çok il de olduğu gibi, seçmenin iradesine ipotek vuruluyor, seçmenin kararına saygı gösterilmiyor…      Burada şu soru akla geliyor.  ...
  • SU

    30 Mart 2026 Yazarlar

    Su yoksa hayat da yoktur. Su hayattır, su kutsaldır Suyun aktığı yerde medeniyet yeşerir, yolun geçtiği yerde insan çoğalır. Tarih boyunca yerleşimler nehirlerin kıyısında kurulmuş, savaşlar bile suya erişim için verilmiştir. Bugün de değişen bir şey yok; sadece mücadelenin biçimi daha karmaşık, daha görünmez. Peki, böylesine hayati bir kaynağa sahip olduğumuz hâlde neden susuzluk konuşuyoruz? Türkiye, coğrafi olarak “su zengini” bir ülke değildir; aksine “su stresi yaşayan” ülkeler kategorisine giderek ya...
  • BU ŞARTLARDA BAYRAM KUTLAMAK..!

    20 Mart 2026 Yazarlar

    Sevgili okurlarım; Eğer, Ordular karşılıklı çatışıyorsa onun adı savaştır. İnsanlık tarihine bakarsak sadece Orduların savaştığı savaşlar, savaş olarak kabul edilmiştir. Silahsız, savunmasız masum insanlara yapılan katliamlar, insanlık suçu olarak kabul edilmiştir ve bu suçu işleyenler, Birleşmiş Milletler kararlarına göre yargılanması gerekiyor. Bu bağlamda, Gazze’yi yerle bir edip, on binlerce savunmasız masum insanı katleden katil Netanyahu ve siyonist İsrail devletine karşı çıkan, Türkiye ve İran devletleri dışında, düny...
  • Çanakkale ve Tarih

    18 Mart 2026 Yazarlar

    Size savaşmayı, değil ölmeyi emrediyorum diyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Çünkü Vatan uğrunda ölen varsa vatan olur o kara toprak. Ve yüzyıl sonra görüyoruz günümüzde Gazi Mustafa Kemal'in Çanakkale ye verdiği önemi (Ortadoğu ve İran'daki emparyalist güçlerin yaptığını ) Çanakkale gördük. Çanakkale: Bir Milletin Dirilişi ve Ortadoğu’nun Kaderi Tarih, bazı anlarda yalnızca bir savaşın değil, bir milletin kaderinin yazıldığına tanıklık eder. 18 Mart 1915’te yaşanan Atatürk'ün yalnızca askeri bir başarı değil; bir mil...