logo

28 Nisan 2021

BİAT VE MUHALEFET


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Sanat muhalif olmak zorunda mıdır? Olmalı mıdır? Sol ve muhalif cephede yer aldığı düşünülen Erkan Oğur’un iktidarın simgelerinden İbrahim Kalın’la bağlama çalıp türkü söylemesi üzerine bu konu yeniden alevlendi. Sırf sanatçı olduğu için insanlar iktidara karşı olmak zorunda mıdır? Bu sorular iktidarın durumuna göre değişiklik gösterebilir elbette. Ancak ülkemizdeki gibi hangi görüşten olursa olsun demokrasiye ve çok sesliliğe pek tahammül edemeyen iktidar kültürünün olduğu ülkelerde sanat da özgürlüğü ve dolayısıyla muhalefeti temsil etmek durumunda kalacaktır.

Cumhuriyet’in kuruluşundan bugüne kimseye yaranmadan özgürce sanatını icra etmek isteyen hiçbir sanatçı rengi ne olursa olsun iktidara yanaşmamış, güçlünün soytarısı haline gelmemiştir. Yirmi yıla yaklaşan mevcut iktidarın muhalifleri ezdiği, seslerini kıstığı, terörist/hain ilan ederek şeytanlaştırdığı tartışılacak bir konu değil. Durum böyle iken kendisini karşı tarafa atıp rahatlamak isteyen sözde solcular olabilir. Yavuz Bingöl bunların en güzel temsilcisidir. ÖDP’nin kuruluşunda yer almış, yıllarca solculuğun ekmeğini yemiş, sonrasında rüzgar dönünce ona göre şekil değiştirmiş bir adam olmayı tercih etmiş olabilir. Herkes muhalif olmak ya da farklı düşünmek zorunda değil elbette. AKP’yi seven, iktidara destek olan, bu uğurda politika yapan insanlara saygım sonsuz. Bir fikri savunmak, bunun için mücadele etmek çok şereflidir. Ancak kendisini sanki muhalifmiş gibi gösterip, solcu çocukların cebindeki paralarla aldıkları albümlerinin üstünde keyif çatıp sonra da iktidara yanlayanların yeri bellidir.

Yok Erkan Oğur büyük sanatçıymış, yok ne yapacağını kendi bilirmiş… Onun ve türevlerinin ne yapacağını değil belki ama ne olduğunu bu halk çok iyi bilir. Zoru görünce mevziyi terk eden, gücü görünce kediye dönüşenlere Anadolu’da üretilen çok laf vardır. Elbette Erkan Oğur İbrahim Kalın ile saz çalıp türkü söyleyebilir. Buna saygı duymak zorundayız. Ama sonrasında dönüp ben muhalifim, solcuyum, bilmem neyim edebiyatı yaparsa kimse yemez. Abilerine kıyamayanlar tweet atmaya devam edebilirler. Erkan Oğur Saray’ın sazcısı olduğunu ilan etmiştir. Gitsin beylerinin yanında tıngırdatsın. Bizden aldığı paralar da fitil fitil burnundan gelsin. Böyle adamların yaptıkları karşısında, kalkıp hümanizm besleyecek halimiz yok.

Ülkemizin her insanın her fikri güzel ve kıymetlidir. Ama esen rüzgardan yana dönen bukalemunları da sevmeyiz. Zaten bukalemunların coğrafyası da Anadolu değildir.

Share
572 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

4+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...