logo

25 Nisan 2026

BİR OLMALIYIZ!


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

     Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.   

     ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, elektrik santralleri tahrip ediliyor. Evlerini barklarını ve okulları yıkıyorlar, bütün bu akıl almaz cinnet haline tahammül edip, olağan karşılamak, insani açısından kabul edilecek bir durum değil.

     Bu minvalde, Türkiye de siyaset kurumu kısır döngü yerine, sorunları yerel ve evrensel yanları ile ele alıp, kapsayıcı çözüm bulmalı zira çağımızda bölgesel ve uluslararası her hangi bir sorun, bizi doğrudan etkiliyor.  Mesela yıllardır orta doğruda devam eden savaşlar ve çatışmalar nedeniyle, Türkiye ciddi anlamda maddi ve manevi krizler yaşıyor.

     Bu noktada, bölge halkları sorunu temelden çözecek, yeni siyasi alternatifler geliştirmeli, önce akan kana ve yakıp yıkmaya son verecek bir çare bulunmalı. Diyeceksiniz ki, “bu iş nasıl olacak”  cevabı çok açık. Savaşların ve krizlerin en çok mağdur ettiği insanlar, dar gelirli emekçi kişilerdir, dolayısıyla biz emekçiler olarak bütün inançları, milletleri ve ulusları içine alan, kapsayıcı eşitlikçi  ve adaletli bir örgütlenme biçimi  geliştirirsek,  bütün soruları çözmek mümkün olabilir,  daha doğru bir şekilde ifade edersek; ırkı, dini ,mezhebi ve cinsiyeti ne olursa olsun, bakış açımızda “biz ve ötekiler” diye bir anlayış olmayacak. Hepimiz, hep beraber biz olmalıyız,  savaşların ve bölünmenin en büyük faturasını emekçiler ödediğine  savaşlara, bölünmeye ve onların sebep olduğu krizlere karşı birlik olmaktan başka çaremiz yoktur.

      Bu işe bir an önce müdahil olunmaz ise, gelecekte çok daha kötü şartlar bizi bekliyor.

Share
2496 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

9+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HAYKIRIŞ

    02 Ekim 2026 Yazarlar

    Her gün yapılan üst üste zamlar…. Hayatı her geçen gün daha yaşanmaz yapıyor.. Emekli polis memurunun geçinemiyorum diyerek, eylem esnasında kafasına sıkarak intihar etmesi… Bu olay, başka bir ülkede olsa, yer yerinden oynar basının gündeminden düşmezdi. Bizde ise, ufak puntolarla, görünmeyecek şekilde yer aldı. O kadar yozlaştı ki her şey… Ne insanlık kaldı, Ne ar, ne namus.. Birileri katrilyonları bir gecede götürürken, birileri çocuğumun beslenmesine ne koyacağım diye düşünüyor. AKP’li olana her şey hak. Olmaya...
  • Yolsuzluklar Karşısındaki Sessizlik

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         Bir ülkenin ekonomik dinamikleri, sadece rakamlar ve grafiklerden ibaret değildir; aynı zamanda o ülkedeki adalet, şeffaflık ve liyakat anlayışının da bir aynasıdır. Son yıllarda Türkiye'de en çok tartışılan, toplumun farklı kesimlerinde derin yankı uyandıran konuların başında hiç şüphesiz "kamu kaynaklarının kullanımı" geliyor. Geniş kitlelerin geçim mücadelesi verdiği, enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük yaşamı zorlaştırdığı bir dönemde, gözler doğal olarak gücü elinde bulunduran siyasi iradeye ve onun etrafınd...
  • DUMLUPINAR’DAN CUMHURİYET’E; BU MİLLETİN İRADESİ YIKILMAZ

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         Dumlupınar sadece bir meydan savaşı değildir.      Dumlupınar; bir milletin esareti kabul etmediğinin, vatanından vazgeçmediğinin ve kendi geleceğine sahip çıkacağının dünyaya ilanıdır.      26 Ağustos’ta başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da büyük bir zaferle sonuçlandı. Bu zaferin başında ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı.      O gün mesele yalnızca düşmanı topraklardan çıkarmak değildi. Mesele, Anadolu’da bağımsız ve egemen bi...
  • KRİZİN SEBEBİ NEDİR?

    28 Eylül 2026 Yazarlar

         1) Sorun nedir ?      2) Sorun niye oluşur ?      3) Sorun nasıl çözülür ?      Her gün şikayet ettiğimiz yaşantımızla ilgili, bir çok soruna çare bulabilmek için yukarıdaki üç soruya cevap bulunması gerekiyor.      Birinci sorudan başlayarak kendi açımdan cevap vereceğim.      Birincisi, yaşantımızı zorlaştıran hadislere sorun deniliyor.      İkincisi, tabiat olaylarından kaynaklana...