logo

09 Kasım 2021

YİNE HİÇBİR ŞEY OLMASA BİLE BİR ŞEYLER OLACAK MI ?


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Ali İhsan Yavuz ismini unutmuş olabilirsiniz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi sırasında “Hiçbir şey olmasa bile bir şeyler oldu” diyerek seçimin tekrar edilmesi için uğraşmış, az farkla galip gelen Ekrem İmamoğlu bu defa açık farkla kazanmıştı. O dönem Ali İhsan Yavuz ve açıklamaları hayli gündem olmuştu.

            Eskisi kadar gündem olmasa da ara sıra değişik açıklamalar ile şansını denediğini düşünüyorum. Görülmemiş olabilir ancak geçenlerde

“20 yıl Recep Tayyip Erdoğan’ı iktidarda tutmak ve onun yaptıkları sebebiyle sevap hanemize bir şeylerin yazılıyor olması çok büyük bir şey. Bu liderimizi siz ve biz oylarımızla orada tutmasaydık olmazdı. Dolayısıyla böyle bir yiğit başımızda bulunuyor, bu güzelliklere vesile oluyor, sevap hanesine güzel şeyler yazıyor. Biz de oylarımızla Tayyip beye destek verdiğimiz için hanelerimize sevap yazılmaya devam ediyor.” 

Diye ilginç bir açıklama yaptı. Buna benzer geçmişte de çok söz işittik. İslam Hukuku’nda şirk büyük günahlardan olup affı da mümkün değildir. Bu kadar korkutucu bir günaha sık sık bu kadar yaklaşmak cesaret ister. Ancak iktidar o kadar tatlıdır ki, uğruna şirk korkusu da kayboluverir. Dinin siyasete alet edilmesi elbette yeni bir durum değil. Başlatan da bu iktidar değil. Yüzyıllardır bu topraklarda yoğun biçimde kullanılan bir siyaset yöntemi. Ancak bazen bu kadar açık yapılınca komik oluyor.

            Erken seçim tartışmaları yapılırken, Can Yılmaz da bahse konu açıklamayı görünce “acaba yakında seçim var diyebilir miyiz?” diye şakasını yapmış. Büyükşehir Belediye seçimlerinde ciddi direniş gösterilmiş ve seçim tekrar edilmişti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur ittifakı seçimleri kaybederse bu sonucu kabul etmeyeceği şeklinde bir korku mevcut. Şayet az farkla seçim sonucu ortaya çıkarsa, iktidarın yine seçimi tekrarlatma ihtimali var bana göre. Ancak seçimi net biçimde kaybettiği anlaşılırsa, iktidarı teslim etmemek için gayri hukuki yollara başvurarak bir direniş sergileyeceklerine ihtimal vermiyorum. Demokrasimizin çok büyük zaafları olmasına rağmen, o kadar da değil. Seçim sonuçları aleyhine olursa bunu iktidar da kabul eder, muhalefete geçer. Türkiye 100 yaşına yaklaşan Cumhuriyeti ile Ortadoğu ülkelerinden hayli farklıdır. Bu nedenle demokrasiye inanmaya devam etmeli, iktidarın değişmesi isteniliyorsa bunu sandıkla yapmalı. “Ne olursa olsun gitmezler” gibi demokrasiye inancı azaltan düşüncelere kapı açmak ancak yılgınlığa ve gereksiz yere muhalefet yapmamaya neden olur.

            Seçimin zamanı geldiğinde yapılacağını erken seçimin mümkün olmadığını düşünüyorum. Ancak seçim ortamını ve Ali İhsan Yavuz’u da özlediğimi itiraf etmeliyim. Sağlıklı günler.

Share
558 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...