logo

14 Aralık 2021

TÜİK NE İŞ YAPAR?


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

            Yaşı yetenler hatırlar. Eskiden gazetelerde canavar resimleri eşliğinde bol bol enflasyon canavarı temalı haberler yapılırdı. Hayat pahalılığı ve zamlar karşısında hangi parti olursa olsun halkın zam yapan iktidara ve hayat pahalılığına tepkisi aynıydı. Hatta rahmetli Kemal Sunal’ın filmlerinde bol bol zam eleştirisi yapılmıştır. Son yıllarda eski günleri aratmayan biçimde enflasyonun dönüşü, zamlar, hayat pahalılığı gibi meselelerin gündeme gelişi ile halkın benzer tepki vermesi de beklenen bir durum. Ancak daha önce hiç yaşanmayan tuhaf bir histeri yaşıyoruz. Zamları dış güçler yapıyor, hatta muhalefet yapıyor diye düşünen vatandaşlar da mevcut. 70 lerde yaşasalar herhalde ya dayak yerler, ya da deli damgası yerlerdi. Acaba yıllar geçtikçe aklen geriye mi gidiyoruz? Bilinmez.

            Durdurulamayan zamlar ve enflasyon artık gölgelenmesi mümkün olmayan bir gerçek halini aldı. İlkokula giden yeğenim haftada bir gün olan kantin gününde on TL harçlık alıp kantine gidiyordu. Bu haftadan itibaren onbeş TL getirin demiş öğretmeni. “Her şey çok zamlandı dayı, harçlıkla bir kraker bir içecek alabiliyorum, çikolataya para kalmıyor” diye üzgün üzgün yere bakan yeğenime bakınca ülkemizin halini gördüm. Küçük bir çocuğun derdi uzun sürmez belki ama ev geçindiren babaların ve annelerin derdi yirmidört saat bitmiyor.

            Ülkenin ekonomik durumunu ölçmekle görevli olan Türkiye İstatistik Kurumu
Kılıçdaroğlu’na randevu vermeyip, anamuhalefetin puan toplamasına yardım etti. Akabinde Sayın Cumhurbaşkanı’nın açıklaması durumun vehametini ortaya koydu. Bu kurumlar sadece “bana” hesap verir dedi Cumhurbaşkanı. Halbuki bu kurumlar ve iktidar halka hesap verir. TÜİK ve diğer tüm kurumlar ancak ve ancak halka hesap vermekle yükümlüdür. Tek bir kişiye hesap vermek bu kurumların varoluş amacı olamaz.

            Ancak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi diye şişirilen antidemokratik sistem öyle bir sistemdir ki, kimse halka hesap vermez, veremez. Herkesin hesap vereceği tek kişi vardır. Bu sistem bizi büyük sıkıntılara götürecek ucube bir sistemdir. Tez zamanda demokratik aşı ile buluşması ümidiyle.

Share
548 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...