logo

12 Mart 2022

BARIŞ, YA DA SAVAŞ


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Savaşın karşısında barışın tarafında olmak hemen her insanın tercihi olan bir durum. İyi de barış bu kadar kıymetli ise neden savaş taraftarı kişiler bir şekilde devletlerin başına gelebiliyor? Demek ki barış bu kadar saf düşünerek elde edilebilecek bir şey değil. Güzellik yarışmalarında bilindik temennidir “savaşlar olmasın, Dünya’da barış olsun” temennisi.

Madem bu kadar kolay, neden barış olmuyor? Geçen yüzyıllarda imparatorluklar ve uluslar ekseninde savaşlar yaşanıyordu. Modern dünyamızda ise emperyalizm diye bir gerçek var. Kapitalizmin üst aşaması olan emperyalizm dünya üzerinde hiçbir yerde barış olmasına izin vermez. ABD üslerinin bulunduğu yerlerden oluşan bir Dünya haritası var. Avrupa’da Afrika’da Asya’da çok sayıda üs mevcut. Özellikle SSCB dağıldıktan sonra ABD kontrolü ele geçirmek adına Rusya çevresinde ve Ortadoğu’da çok sayıda yeni üs inşa etti. Çarlık Rusyası’na özenen Rusya Federasyonu ve ABD’ye meydan okuyabilecek en önemli güç Çin ise karşı kutup kurmak için uzun süredir yakın temasta.

Ukrayna’da başlayan ve masumların ölümüne neden olan savaşın sebebi işte bu emperyal kavga. Her ne kadar barış yanlısı olsak da emperyalizm dünya üzerinden silinmeden barışın gerçekleşemeyeceği de tartışmasız. Bu durumda barış mı emperyalizme karşı savaş mı?

Örneğin İsrail yeryüzünden silinmeden Ortadoğu’da barış olabilir mi? Filistinliler savaştan mı yana olmalı barıştan mı? Barış yanlısı olup da İsrail’e karşı savaşmayan bir Filistinli sonunda hak ettiği huzuru bulur mu örneğin? Ukrayna’da yaşanan insanlık dramı karşısında savaşa hayır demek güzel ama çok anlamsız kalıyor. Savaş bitmeyecek. Emperyalizm durdukça yeni savaşlar yeni yerlerde her zaman çıkacak. Masumlar ve çocuklar ölmeye acı çekmeye devam edecekler. Putin gibi acımasız liderler koca devletlere başkan olmaya devam edecekler. ABD başkanını ne kadar değiştirirse değiştirsin uzak ülkelerde asker bulundurmaya ve dünyaya hükmetmeye çalışmaya yine devam edecek. Silahlanmaya ayrılan pay eğitime ve sağlığa ayrılan paydan hep daha çok olacak. Gerçek barış kapitalizmin, mülkiyetin, hırsın dünyadan silindiği bir yüzyılda gelebilir. Bunu bizim göremeyeceğimiz kesin. Ancak olup biteni Rusya’nın ve ABD’nin niyetini, ülkelerin kendini korumak için başkalarının hayatını hiçe saydığı gerçeğini görmeden salt barış çağrısı yapmak da basit romantizmden öteye gidemiyor maalesef. 

         Ukrayna’da büyük bir insanlık dramı yaşanırken, bir yandan savaştan kaçan trenlerden Afrikalılar’ın indirildiği, bir yandan Ukraynalı yetkililerin “ölenler sarışın mavi gözlü Avrupalılar” diyerek farklı renkli çocukların ölmesini normalleştirdiğini de görüyoruz. Barışı savunmaya elbette devam etmek lazım. Ama barış için esas ortadan kaldırılması gereken şeyin kapitalizm ve emperyalizm olduğunu unutmadan.

Share
625 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...