logo

06 Mayıs 2022

ENFLASYON


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

Enflasyon canavarı, uzun yıllardır uyuduğu uykusundan feci şekilde uyandı. Her ne kadar TÜİK kendisine verilen talimatlar doğrultusunda enflasyonu saptamaya çalışsa da, gerçek enflasyonun TÜİK verilerinden çok daha yüksek olduğu ve üç haneli rakamlarda olduğu vatandaş tarafından sert bir şekilde hissediliyor. Tabi ki yandaş medyanın şaşmaz ve utanmaz kalemleri her konuda olduğu gibi yüksek enflasyon konusunda da dış mihrakları ve hatta CHP’yi sorumlu tutmaya devam ediyorlar. Bunlar artık kötü bir şaka kadar dahi değeri olmayan yorumlar haline geldi.

Merkez Bankasının özerkliğine fiilen son verip faiz inadını sürdürmenin sonucu iktisatçıların daha önceden söylediği üzere yüksek enflasyon oldu.

Bu satırlarda her konuda ilimin esas alınmasını, bilim dışı inanç ve inatların insanlığı daima kötü noktalara getireceğini yazdık. Koronavirüs meselesinde, aşı meselesinde nasıl bilime uyulması hayati önem arz ederse ekonominin de bir bilim olduğunu unutmadan ekonomi biliminin gerçeklerine de direnmemek gerekir. İslam dini faizi haram kabul ettiğinden günümüzdeki kapitalist serbest piyasa idare ederken bir yandan bankacılık işlemleri sürdürüp diğer yandan faizi ortadan kaldırmaya çalışamazsın. Aksi takdirde asgari ücrete ne kadar zam yaparsanız yapın milleti fukaralıktan kurtaramazsınız. Temel gıda maddelerine ulaşım son derce zorlaşmış halde. Fiyatları indirmek için KDV’yi düşürmek kamu maliyesine ciddi bir külfet getiriyor. Bunun sonucu dolaylı yoldan yine vatandaşa zarar olarak dönecek. Zira cari açık büyüyecek, sosyal yardımlar kesilecek, bir süre sonra sürdürülemeyen hale gelen enflasyonist ortam nedeniyle yeni vergiler alınacaktır. Özetle, ülkenin siyasi ve hukuki bakımdan yönetilemez hale gelen yapısına son olarak ekonominin de yönetilemez hale gelmesi eşlik etmiş durumdadır. Mevcut hükümetin diğer alanları düzeltmesi mümkün olmadığı gibi ekonomiyi de düzeltemeyeceği ayan beyan ortaya çıkmıştır. Halkımızın ferasetini gösterip 2023 seçimlerinde ülkenin önünü açması dileklerimle

Share
796 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

10+5 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...