logo

30 Mayıs 2022

GÜVEN


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

     Ekonomik gidişat zaman geçtikçe korkutucu bir hal aldığından, vatandaşların çeşitli

kurumlara güveni de önemli biçimde azalıyor.

     Ülkenin enden bu hale geldiğini anlamak için güven ortalamasında uzun süredir engüvenilmez kurumlar arasında yargının yer aldığını hatırlamak gerek. Yargı çalışanlarından

önemli bir kısmı ağır dosya yükü altında fedakarca çalışıyor. Ancak ortaya çıkan sonuç çokkötü. Bu durumda sistemde çok ciddi yanlışlık olduğu anlaşılıyor. Son yıllarda uzlaşma ve

arabuluculuk müesseselerinin yaygınlaştırılması da, aslında Devlet’in adalet dağıtmakonusunda ciddi zafiyet içinde olduğunun, alternatif çözüm yollarıyla insanların kendi adaletini kendilerinin bulması gerektiğinin bir itirafı.

     Basit bir davanın yıllar sürmesi insanlarda adalaete ve yargı sistemine olan inancı zayıflatmış durumda. Hukuk uygulayıcıları da aynı şekilde insanlara dava açmayı son çare olarak düşünmelerini öğütlüyor. Hukuk sistemi iyi işlemeyince insanlarda adalete olan güven duygusu azalınca da kimse ülkemizde iş yapmak istemiyor. Bu durum da kaçınılmaz olarak ekonomik çöküşü beraberinde getiriyor. Bir ülkenin gelişmişlik seviyesinin zenginleri ne kadar çok parası olduğu ile değil, Toplumun demokrasiye ve adalete kolay ulaşabilir olması ile doğrudan ilgisi var. Demokrasi ve adalet yeteri kadar varsa, o ülkede yaşayanlar ve yabancılar o ülkede iş yapmaya daha fazla güven duyacak ve bun paralel olarak ekonomi gelişecektir.

     İçine düştüğümüz ekonomik krizin temel kaynağı demokratik olmayan bir anayasa değişikliği sonrasında sistemin anti demokratik bir hale gelmesi, bunun sonucunda yargıya ve adalete güvenin azalmasıdır. Kendisini güvende hissetmeyen hiç kimse bu ülkede kalmıyor. İş

yapmıyor, dışarıdan yatırım gelmesi bir yana, yerli yatırımcılar da yurtdışına kaçıyor.

     Ekonomiyi düzeltmek için bir an önce demokrasinin işlevsel hale getirilmesi ve hukuk güvenliğinin sağlanması şart. Bunlar sağlanmadan geçici ekonomik paketler ancak günü kurtarmaya yarar.

Share
579 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...