logo

02 Eylül 2022

KORKU İMPARATORLUĞU


Av. Can Lafcı
canlafci@kestelyore.com

                        Şarkıcı Gülşen’in tutuklanması Ceza Hukuku’nda yer almasa da son yıllarda hukukumuza giren twitter tutuklanmalarından. Twitter a şu tutuklansın bu tutuklansın diye yazarsanız, AKP’nin de hoşuna gitmeyen davranışları olan bir kişiyse hemen tutuklanabilir. Açıkça tanımlamak lazım; Gülşen’in tutuklanmasının hukuki hiçbir yanı yok. Bu tutuklamanın hukukla açıklanacak bir tarafı da yok. Tutuklama talep eden ya da tutuklama kararını verenlerin hakim savcı olması sizi yanıltmasın. Bu karar adliyeden çıkmış bir karar değil. Herkes bu konuda hemfikir sanırım. Ülke uzun süredir korku imparatorluğuna dönüşmüş durumda. Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması ile tutuklamalar meşhurdu bir ara. İktidarı kaybetme korkusu arttıkça bu tip hukuksuzlukların artması da beklenen bir durum. İktidardan düşme korkusu baskının da artmasına sebebiyet verir.

            Meseleye hukuki açıdan bakalım. Gülşen’in sözleri toplumun belli bir kesimini incitecek tarzda sözler. TCK’ya göre suç mu? Suç değildir diyemeyiz. Gülşen’e dava açılırsa ceza alması da hukuka aykırı olmaz. Peki alacağı ceza nedir? Her gün yargılaması yapılan ve ertelenen ya da paraya çevrilen binlerce dava dosyasından biri olurdu bu da. Yani hapis cezası alıp cezaevine girmeyecek.

Pekiyi tutuklama nedir? Kişinin işlediği suçun cezası o kadar yüksektir ki ya da işlediği suç o kadar ağır bir suçtur ki, yargılaması yapılırken henüz ceza almamış olsa dahi cezaevinde tutulması gerekir. Cinayet, cinsel saldırı, uyuşturucu ticareti gibi. Bu suçlar cezası yüksek suçlar olduğundan failin dışarıda hayatına sakin biçimde devam edemeyeceği, cezaevine alınmazsa toplumun bundan çok rahatsız olacağı bilindiğinden, çok ceza alacağı için kaçma şüphesinin yüksek olmasından, delilleri karartmaya çalışma ihtimali yüksek olduğundan kişi tutuklanır. Bu durumda Gülşen’in alacağı sonuç ceza bir gün bile cezaevine girmesini gerektirmeyecek kadar az bir ceza olduğu halde, yani söylediği sözler suç sayılsa bile karşılığı hapiste kalmak olmadığı halde neden tutuklandı?

            Yukarıda da söylediğim gibi tutuklanmasının sebebi hukuki değil, Türk Hukuk Tarihi’nde utanç sayfası çoktur. Bu da onlardan biri olur, tarihe karışır. Önemli değil. Önemli olan, iktidarın temsil ettiği, kendilerince kutsal saydıkları şeylere dil uzatan herkesin bertaraf edilmesi gerektiğine inanan bir hukukçu kadrosunun bulunuyor olması. Hukuk, iktidarlar elinde sopa haline gelirse hukuk olmaktan çıkar. Zulüm aracına dönüşür. Bugün Türkiye’de olan budur. Buna benzer tutuklamalar ve haksız, hukuka aykırı kararlar daha da artabilir. Ancak bunların hukukla bir ilgisinin olmadığı bilinmeli. O yüzden sanki hukukla ilgisi varmış gibi hukukçulardan açıklama beklenmesini de abes karşılıyorum. Şu yapılanların hukukla bir ilgisi yok. Hukuk muhalifleri cezalandırmanın aracı olarak kullanılıyor. Yargının bağımsız olması gerektiği sanırım bundan daha güzel anlatılamazdı. Hangi iktidar gelirse gelsin, önce yargıyı bağımsızlaştırmalı, hukuku zulüm aracı olmaktan çıkarmalıdır.       

Share
612 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+3 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...