logo

02 Mart 2026

KÖTÜ GİDİŞATTAN HEPİMİZ SORUMLUYUZ


Mehmet Güler
mehmet@kestelyore.com

Sevgili okurlarım; Türkiye’nin batısında Avrupa, doğusunda Asya var. Ülkemiz birbirine zıt iki yaşam biçiminin ortasında bulunuyor.
Avrupa ülkelerinde, insanların temel haklarının güvence altında olduğu, demokratik yönetim ile yönetilen sistem mevcut iken, Asya ülkelerinde insan haklarını hiçe sayan son derece zalim diktatör bir yönetim şekli vardır. Türk toplumu batısındaki yaşam biçimi ile doğusundaki yaşam biçimini tercih etme noktasında, benim anladığım kadarıyla yönünü doğuya çevirmiş durumda.
Yaşam kalitesinin daha yüksek olduğu, daha adaletli yönetim biçimi olan Avrupa’daki sistemi değil, asya da insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan tiran düzenleri kendimize layık gören bir yöne doğru gidiyoruz.
Bazı kişilerin iddiasına göre (Gittiğimiz bu yanlış istikametin sorumlusu bizi yönetenlerdir), ben bu görüşü savunanların fikirlerine katılmıyorum. Çünkü, bu kumaştan böyle elbise çıkar yani bizim kalitemiz neyse, bizi yönetenlerde o kaliteye göre oluşuyor.
Anlayacağınız, Avrupa da insanlar için bizden daha kaliteli yaşam biçiminin olması tamamen insan kalitesiyle alakalıdır. Eğer, Avrupa’nın çok gerisinde bir düzeni tercih etmeseydik, yıllarca oligarşik devlet düzenine tahammül etmezdik. Avrupa ülkeleri gibi demokratik düzene geçiş yapardık. Türkiye de milyonlarca insanımız maddi ve manevi olarak mağdur durumda, bunun tek sorumlusu adaletsiz düzendir dolayısıyla bu düzen değişmedikçe hiç bir sorunu çözmek mümkün değil, bu bağlamda sorunların asıl sebebi olan oligarşik düzeni tasfiye edip, yerine demokratik düzen kurma fikri ileri sürenler anında birileri tarafından vatanı milleti bölen devleti yıkan hainler olarak yaftalanıyor maalesef insanlarımızın ezici çoğunluğu buna inanıyor. halbuki asıl vatan millet düşmanı herkesin hak ve özgürlüklerinin garanti altında olduğu demokratik bir düzenin kurulmasına engel olanlardır.
Kısacası biz, dostumuz kim düşmanımız kim olduğunu bilmediğimiz sürece, maddi ve manevi sorunlarımızı çözemediğimiz gibi, her geçen gün daha da artacak gelecekte daha ağır faturalar ödemek zorunda kalırız .
Sözün özü; bu kötü gidişattan ülke olarak hepimiz sorumluyuz, değiştirmekte bizim elimizde.

Share
1154 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

7+2 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DOĞANIN UYANIŞI – NEVRUZ

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Nevruz’un anlamı nedir; öncelikle onu bir tarif edelim, karların erimesi, toprağın yeşermesi ve ağaçların tomurcuklanmasıyla, hayatın yeniden canlanmasını ifade eder.      Her yıl 21 Mart’ta gece ve gündüzün eşitlendiği gün kutlanır, Orta Asya’dan Balkanlara kadar geniş bir coğrafyada Türk dünyası ve diğer halkların bolluk, bereket, kardeşlik ve Ergenekon dan çıkışı temsil eder. Türkler için bir diriliş sembolüdür, ortak bir kültürel mirastır, hepimizin bayramıdır aslında, büyük bir bölümümüzde b...
  • BİR OLMALIYIZ!

    25 Nisan 2026 Yazarlar

         Sevgili okurlarım; Kestel Yöre yerel bir gazete olduğu için, normalde bizim öncelikle yerel konuları yazmamız icap eder. Maalesef, yaşadığımız coğrafyada var olan insanlık dramından dolayı, ister istemez  bölgedeki durumla ilgili yazmak zorunda kalıyorum.         ABD’nin başını çektiği finans kapitalizm, İnsanlığın doğal fıtratına taban tabana zıt vahşilikler yapılıyor. Her gün yüzlerce savunmasız masum insanın canına kıyılıyor, insanların yaşam kaynağı olan su şebekeleri, ele...
  • Köy Enstitüleri

    24 Nisan 2026 Yazarlar

         Türkiye’nin eğitim tarihinde özel bir yere sahip olan , yalnızca bir öğretmen yetiştirme projesi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümün güçlü bir aracıydı.      1940’lı yıllarda, dönemin Millî Eğitim Bakanı  ve eğitimci  öncülüğünde hayata geçirilen bu model, köy çocuklarını eğiterek yeniden kendi köylerine kazandırmayı hedefliyordu. Köy Enstitüleri’nin en dikkat çekici yönü, teorik bilgi ile pratiği bir araya getiren özgün eğitim anlayışıydı.       Öğren...
  • Nereye gidiyoruz

    23 Nisan 2026 Yazarlar

        Değerli okuyucular,      Kıymetli dostlarım.      Bakınız ülkemizde o kadar çok anlayamadığımız şeyler oluyor ki, şaşkınız. Olanları izah etmek mümkün değil. İlgililerin bir açıklama yapması gerekirken, hiç bir şey duymuyoruz. Vatandaş olarak hepimiz kendi düşüncelerimizle izahat yapıyoruz.        Bu ise kaotik durum oluşturan bir süreçtir. Artık hiç bir kurum inanılabilir açıklama yapmıyor, yapamıyor.        Çünkü güven kaybı had safhada. Hukuk sor...